|
BUNUDA OKUYUN....
...Entropik dünya görüşünün ana fikirlerini ele almaya başlayalım. Aslında bunlar yepyeni, günümüze kadar hiç akla gelmeyen, temelden devrimci düşünceler değil. Şimdiye kadarki toplumlar bu gerçekleri yarıbilinçli veya bilinçsiz hissederek kültürlerinin parçası yapmışlardır. Demek ki insanoğlu entropi yasasını resmen veya bilimsel olarak bilmese de, sezgisel olarak onun hep farkında olmuş. Örneğin, şu lâfları şimdiye değin hiç duymayanımız var mı? “Suyu tersine akıtamazsın” , “Her şeyin bir bedeli vardır” , “Karşılıksız hiçbir şey olmaz” , “Almadan vermek ancak Allah’a mahsustur.” Bu sözler yeni görüşün, asırlardan süzülüp gelen ve günlük hayatımıza bilgece giren yansımaları. Yani entropik bakış açısının bilimsel olmayan ifadeleri. Amerikan Cree kızılderililerinin kehaneti şöyle der: “Ancak son ağaç kesildikten, ancak son ırmak zehirlendikten, ancak son balık tutulduktan sonra, parayı yemenin mümkün olmadığını anlayacaksın.” Bu özdeyiş sezgisel entropik yaklaşıma başka bir misal. Halbuki sırf Hıristiyanlıkta değil, İslâm’da da geçerli görüş, her şeyin, “yaratılmışların en şereflisi” olan insan için olduğu değil mi? Fakat bu inancın ancak yarısı doğru. Aslında yaratılan her şey, yaratılmış her diğer şey içindir. Yani doğada bir karşılıklı etkileşim, karşılıklı yararlanma ve bağımlı olma vardır. Bütün varlıkların, insanoğlunun onları sonsuz bir hırsla, bilinçsizce talan etmesi için yaratıldığı fikri bana sağlıksız ve çok dar açılı geliyor....
_________________ ________________
Anarchie ist Freiheit!
Anarchy is Freedom!
Anarchia é Libertà !!
|