|
Minibar, serseri eglencesinin tehlikeli biçimde yaygınlaşması...
3 yaz önceydi, minibar'ın gerçekten kalabalıklaştığı sene. geceyarısına dogru paranız bittiyse, şişe diplerinde kalanlardan ya da depozitolardan sabahı bile çıkarabilirdiniz. polis de arada bir ugrardı; "gedin burdan" dediğinde, 50 kişilik bir sürü üst sokaga dogru yürür, sonra dönüp az ileriye kamp kurardı tekrar. kesinlikle bir pank mekanı sayılamazdı, herkesin ağzında olsa da, içinde isyankarlıkla ilgili birşey yoktu. ucuz bira, geniş ortam... tam olarak bir alternatif eglence kültürüydü. güzeldi!
şimdi, bu yogunlaşmayla birlikte, sonunda birileri oralara barlar açmanın iyi fikir olacağını düşÃ¼ndü. iyi fikirdi de. hazır kurulmuş bi kitle vardı zaten. önceden sadece rumeli işkembecisini barındıran bestekar sokak baştan aşağı barlarla kafelerle dolduruldu. minibar devam etti, yakın zamana kadar...
son günlerde polisler yogun bir baskıya başladılar. baskı ne demek, bütün karakolun arabaları dört dönüyorlar... birkaç sivil polis dolaşıp bağıra çağıra kovuyor. sebepleri, açıkta alkol yasağı.. mesken mahal.. bilmemne.. 4 senedir mesken değildi de bu sene barlar sokağına dönüştükten sonra mesken oldu. polisin buyrugu: "gidin meclis parkında için" oldu... biz zaten oralardan kovulup sürülüp de buralara gelmiştik...
mesken sahipleri pek memnun degiller tabii, ama bar sahipleri yazın gelişiyle dükkanlarının boşalmasından daha da büyük bir hoşnutsuzluk duyuyorlar. ve birileri, birçokları, içişleri taraflarında telefonlar çaldırıyor. polis zaten artık 155'e yapılan çağrılara kulak asmıyor. ama emir büyük yerden geliyor ve minibar artık sonunda bu yaz temizleniyor. ne yapacağız? mücadele edecek miyiz? içki içme hakkımız için mi? saçmalama...
aslında minibar şimdiki açık hava diskosu olmadan önceki hali şudur; bir köşe başında içen 5-10 arkadaş. sonra orası kalabalıklaşır, insanlar birbirlerini orada bulmaya başlarlar. daha sonra oradan kovulunur. kapıcı ya da polis marifetiyle. sonra iki sokak üste geçilir, uygun bir yer bulunur, oranın sakinlerinin sinirine fazla dokunulmaya başlayınca ordan da hareket edilir. minibarın özelliği budur. buydu en azından. minibar, tunus ve bestekarın köşesi değildir, minibar heryerdir. minibar hareket eden insanların eğlence yeridir. tunusta içilmemesi de minibarın olmaması değildir. ilk kez kovulduğumuz yer değil burası.
birabir bir mücadele mümkün değil. aman ha polise taş filan atmayın, onların tabancaları var. ama ben o barların karşısına kendi eğlence biçimimi koyuyorum sadece. bu tarzı sürdürerek, böyle bir şeyin varolduğunu kanıtlıyorum. paketlenmiş olanın dışında bir eglence yaratıyorum.
ya da çok fena yalan atıyorum, tunalıya sadece karılara bakmaya gidiyorum.
_________________ müzik: http://www.soundclick.com/zibidiler http://www.myspace.com/komikgunler (username:ispanyolcuceleri@yahoo.com pass:kekos üye olun lan)
|