SeniorMad yazdı:
şahsen bizzat beyenirim... öle bi şekilde yazmışki geçmişinden tiksiniyo, yaptıklarından... o yüzden...
Geçmişimden tiksinmem. Yaptığım, ettiğim şeylerden de pişman olamam. O bir gelişim çizgisinin üzerindeki noktadır, beni ben yapandır. Bu yüzden geçmişimi eleştiririm ama pişman olamam ya da inkar etmem. Bu, bu konu için de böyle, diğer şeyler için de böyle. Mesela İ.Ü. İspanyol Dili ve Edebiyatı bölümünü bırakmayıp mezun olsaydım, şu anda, ayda 10.000$'a para demeyecektim ama bıraktım. Ayda 100$'a bile para diyorum ve pişman değilim. Bırakmasam daha iyi olmaz mıydı? Olurdu tabi ki, ama o an öyle olması gerekiyordu ve oldu. Nokta.
Kısacası yazı da 'geçmişten tiksinmek' gibi bir anlam yok. Sadece çok 'soğuk' ve somut olarak ortaya koymak var ki benim mizacım böyle, yazdığım şarkı sözleri de hep köşeli olmuştur, sert eleştiririm(kendimi de), oradan bir alaka kurabilirdin.
Diğer arkadaşın, onun yaptığı yorum üzerine böyle bir yazı geldiğini falan söylemesini de hiç anlamadım. Ben forumu takip etmiyorum ki. Yok öyle birşey.
Bu gayet bağımsız bir açıklamaydı. Yapılması gereken bir açıklama. Lakin ben değişmiş isem, bunun bilinmesini isterim. Sonuçta eskiden kalan bir imaj var ve ben artık o imajdan başka bir noktadaysam bunu açıklamalıyım diye düşünürüm, normaldir. Başka nokta derken, AKP'ci falan olmadım, sadece, yazıda da belirttiğim gibi, okudum, öğrendim ve haliyle kafamdaki tezlere gereken çekidüzeni verdim.
Cumhuriyetle yönetilen bir ülkede yaşıyoruz. Bu ülkenin bir anayasası, saygıdeğer bir kurucusu var. Bu ülke için kan akıtmış milyonlarca insan var. Bu konular hakkında, haliyle, olması gerektiği gibi, hassas bir toplum var. Durum bu.
Bu durum değerlendirmesi ışığında, 'ben neyin taraftarıydım?' sorusunun cevabını hatırlayalım: Huzur, barış vb. Ben her ne kadar bu ortak insanlık emelleri için belli doktrinlerin 'tam süper' olacağını düşünsem de, bunları pat diye bağıra çağıra ve batıra batıra söylersem ortalık daha da karışır. Huzurun H'si olmaz. Çünkü insanlar ve toplumlar bir gecede değişmezler. Senin aklına güzel ve doğru bir fikir geldi diye bütün bir toplum bir anda seni dinleyip, ''aa evet ne güzel diyo'' demezler. Karşı koyarlar. Sonuçta huzursuzluk ortamı doğar.
Ayrıca esas önemlisi, herşeyin bir üslubu, yolu yordamı, yöntemi vardır. Punk denilen kültür bu toprakların kültürü değildir. Onlar kendi ülkeleri içinde evrilen ve o noktaya gelen insanlar. Onlar, kendi toplumlarının algılayacağı tepkileri üretiyorlar. Bizim toplumumuz ve kültürümüz ise çok daha farklı. Bu üslup bizim memlekete uymaz

2 x 2 = 4. Bizde saygı sevgi kültürü var... Biz muhalifliğimizi bile saygı çerçevesinde yapmış bir toplumun üyeleriyiz. Bakmayın şimdi küreselleşme adı altında Amerikan kültürünü de küreselleştirmeye çalışıyorlar, bizde bu çabaların mutant evlatlarından başka birşey değiliz, ne buyuz, ne o. Ama bizim mutantlığımız, bozulmuşluğumuz, bu toprakların kültürünün varlığını ve şeklini yok etmez. Dolayısıyla o kültürün üslubundan farklı üsluplar tepki doğurur, ayıptır... Ben bunların farkındayım, o zaman pek farkında değildim, farkındaydıysam da gayet sorumsuzca umursamadım.
Bunu yaşa bağlayabilirsiniz ya da olgunluğa. Bazı şeyler YAŞLA ilgilidir sevgili arkadaşlar. Ancak büyüdükçe fikirlerin gelişir, dallanır budaklanır... Doğal kanun böyle. Zaman, sürekli ilerliyor çünkü. Her gün birşeyler deneyimliyorsun ve ona göre evriliyorsun. O yüzden, ''Büyümekle ne ilgisi var kardeşim'' demeyin. Çok ilgisi var. Ha bazısı benim vardığım noktaya müthiş deneyimlerinden ötürü 19 yaşında varır. Mümkündür. Ama ben içinde var olduğum kitleyi biliyorum ve bu yüzden rahatlıkla söyleyebiliyorum ki 'büyümek' gerekir.
Neyse, işte sonuç olarak, anarşist manarşist olmadığımdan ve eski sözlerin, hatta eski röportajlarımın 'olduğum' konusunda bir yanılsama yarattığından dolayı, bu açıklamayı yapmaya zaten mecburdum.
Söylediklerim, sizi biraz düşünmeye sevkedebildiyse ne mutlu bana. Benim köşeliliğime bakmayın, alınmayın. Dediğim gibi ben en başta kendime çok sertim eleştiri konusunda...
Forumu da takip edemediğimden, ortaya laf atmış sonra da kaçmış gibi oldum biraz ama idare ediverin artık
Dengesizleri seviyorum, Kilink'i seviyorum, geri kalan hepinizi de yaladım yuttum, sevgilerimi sundum.