Türk Punk Forum

KaraÅŸimÅŸeK
Defence Group Wing Tsun Bonn
Sistem saati: 25 Temmuz 2008 16:19

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 3 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: İngiltere'de Tribün Kültürü
İletiTarih: 11 Haziran 2007 14:29 
Çevrimdışı
Überpunk
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 21 Mayıs 2006 16:37
İleti: 229
arada smileyler falan vardı aldığım yerde , onlara uğraşamadım.

İngiltere'de tribün grupları

İngiltere'deki Holiganizm hakkında uzun zamandır yazmak istiyordum. Kulaktan kulağa dolaşan hikayelerden çok, gerçek-kesin-yaşanmış ve belgelenmiş olayları baz alma isteğim beni bayağı bir araştırma yapmaya sürükledi. Hükümet arşivleri, üniversite raporları, gazeteler,videolar, web siteleri, 1980'li yılların sonunda yaşadığım bir kaç kişisel deneyim bu yazıda yer aldı. Referans olarak vereceğim web sitelerinde yazılan cizilen şeyler bazılarınızı rahatsız edebilir. Yazı bittiğinde bir sürü kişiye teşekkür edeceğim, ama öyle bir sayıda felan bitmez gibi geliyor.

İngiltere'de şiddet 60'lı yılların sonunda ve 70'li yılların başında değişik bir boyut kazandı. Aşağıda okuyacaklarınız, Türkiye'nin şu an yaşadığı ve gelecekte yaşayacağı Holigan Problemine bir çözüm getirme çabasında değildir. Sadece bu filmin daha önce görülmüş ve hala gösterimde olduğunu belirtmektedir.

Mayıs 1989'da Chelsea o zamanki 2.Ligi 17 Puan farkla şampiyon bitirip 1.Lige yükseldi.Bu Chelsea için bir dönemin bitip yeni bir dönemin başladığı bir gündü. 15 Nisan 1989 İngiliz ve Dünya futbol tarihine Bir Kara Gün olarak geçmiş, Liverpool ve Nottingham Forest takımları arasında oynanan FA Cup Semi Final maçı 53.000 kişi ile başlamış ancak 52.904 kişi ile 15 dakika sonra bitmişti. Ama o gün ezilerek ölen 96 kişi ile birlikte bir çok aile de o gün hayatlarından bir parçayı kaybettiler. FUTBOL...

1970' LER - "TAKING ENDS"

70'ler, 60'lı yılların Hippy kuşağı sonrası pek rahat geçmedi İngiliz gençliği için. Ekonomik krizler, yüksek işsizlik oranı, gelir dağılımının eşitsizliği ve punk müziğin yayılışı... Yüksek alkol tüketimi bu yukarıdaki olaylarla paralel olarak arttı. Ve tabii ki şiddet de.

Tottenham 1882 Yılında, Hotspurs Cricket Club olarak kurulmuş ve 1887 yılına kadar iki grup okul gençleri arasında oynanan futbol karşılaşmaları büyük ilgi görmüştü. 1887 yılında Tottenham Hotspurs adını aldığında rekor bir kapasite olan (bir amatör mahalle takımı için muhteşem) 4.000 kişi önünde maçlarını oynuyordu.

İngiltere'de 1894 yılından başlayıp 1.Dünya Savaşına kadar olan 20 senelik periyotta 238 ciddi (Hakemler tarafından FA'ye rapor edilen) olay vardı. Ancak hakemler tarafından rapor edilmeyen 100 lerce olayın varlığı bugün biliniyor. I. ve II. Dünya Savaşları arasındaki periyotta olayların durulduğu gözlendi ancak arada ciddi olaylar da olmadı değil. Milwall FC'nin sahası 1934-1950 yılları arasında 4 kez kapandı. Bunlardan bir tanesinin nedeni 200 Millwall Taraftarının Exeter City maçında hakeme saldırması idi. (Kısa bir not: Hakemi yakaladılar)

HOLİGAN

Önce şu Holigan lafını bir açalım, açıklayalım. Geçtiğimiz senelerde ben Türkiye'de iken NTV'de yayınlanan 90 Dakika Programında Hıncal Uluç Holigan adında, Liverpool'da yaşamış bir adamdan bahsetmiş, Liverpool Dockları ve oradaki yaşam hakkında bir sürü hikaye anlatmıştı.Hıncal Bey'i ağzım açık dinlemiştim. Hıncal Bey'e bunları kim anlatmışsa kendisini fena kandırmışlar.

1920'li yıllarda kullanılmaya başlayan bu terim aslında 19.Yüzyılda Londra'nın "East end" bölgesinde yaşayan İrlandalı Göçmen bir Suç Ailesinin o bölgeyi ve zamanla tüm Londra'yı terörize etmesinin ardından ortaya çıkmıştır. Bazen "Hooligan" bazen de "Houlihan" olarak bilinir. 1970'lerde Stadları dolduran ve deplasmanlara inanılmaz sayıda taraftar götüren iki büyük grup vardı. Bunlar Manchester United ve Chelsea idi. MU'nun bu grupta yer almasının sebebi neredeyse her şehirde taraftarlarının olmasıydı. Londra merkezli "Cockney Reds" en büyük gruplarının adıdır. Günümüze kadar ulaşan şaka ile karışık bir laf vardır: "Manchester United'in Manchester'da taraftarı yoktur! " Resmi olmayan bir araştırma sonucunda Old Trafford'ta maç seyreden taraftarlarının % 80'inin Manchester dışından geldiği ve bu grubun % 40'ının 2 saatin üzerinde yoldan geldikleri anlaşılmıştır. Chelsea'nin durumu biraz farklı idi.Chelsea'nin yurtdışındaki İngiltere maçlarını izleyen taraftar grubunun % 70 'ini oluşturması herkesin bilinç altında (bilhassa medya ve polisin) Chelsea=İngilitere imajını yaratmıştır. Böylece olay çıkan her İngiltere maçı sonrası Chelsea operasyon masasına yatırıldı. Chelsea'nin ünlü kale arkası Tribünü, The Shed, 12.000 kişilikti ve bu tribünde oturanların büyük çoğunluğu deplasmanlara beraber giderlerdi. 70'li yıllarda Futbolda şiddete aslında eğlence gözü ile bakılıyordu.Maçtan önce içilen ritüel "pre-match drink" , maçta rakip tarafın tribününe girip bir iki yumruk sallamak (ki buna Taking End deniyordu) ve maç sonrası Local Youth Club'ta maçta yapılan kavganın kahramanlık hikayelerini anlatmak, sarhoş olmak, punk müziği ile dansedip hoplayıp zıplamak ve otoparkın en kuytu köşesinde sahip olduğun Ford Cortina Mark II'nun arka koltuğunda ilk ayarladığın kızı becermek Smile

1970'li yılların stereotype İngiliz futbol taraftarı bundan çok farklı bir görünüm çizmiyordu. Ta ki British Rail (O zamanların İngiliz Hükümeti tarafından idare edilen ulusal Tren şirketi, şimdilerde özelleşti ve servis daha kötü oldu) futbol taraftarlarının büyük rakamlarda deplasmanlara gidebilmesi için "Football Specials adı verilen ucuz ve vagonunda içki satılan futbol Tren Servisini hizmete açana kadar. Böylece Chelsea-Millwall-Liverpool-Manchester Utd - Westham takımları, inanılmaz sayıda taraftarlarıyla deplasmalara gitmeye başladılar. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı

FIRMS & CASUALS

Manchester United'in 20.000 Kişi kapasiteli (o günlerde bu rakam daha fazlaydı) bugünkü adıyla West Stand'ı, eski adı ile Stretford End, 70'li yıllarda o günlerde Hardcore diye tanımlanabilecek taraftarlarını barındırıyordu.Milwall ve Chelsea defalarca bu tribüne girmiş ve müthiş tribün savaşları yaratmıştı. Ancak Manchester United taraftararı, inanmayabilirsiniz ama çok sert insanlardır ve bu, yaşadıkları bölgenin bir karakteridir. Tribünlerine saldırılmasından nefret ederlerdi. O günlerde Manchester United taraftarı bugünkü gibi "prawn sandwich" yiyen "theatre of dreams"de maç seyretmeye gelen , yuppie işadamları, zengin orta sınıf ya da fotoğraf makinaları boynunda durmadan foto çeken Club shop'tan bir günde 300-400 Poundluk klüp ürünü alan kültürlü insanlar değil aksine İngiliz işçi sınıfının basit birer üyeleri idi.Ülkenin her bölgesindeki gibi müzik, içki, seks ve şiddet başlıca gündem maddeleriydi.

Manchester United'ın dört büyük taraftar grubu vardı: Cockney Reds, Inter City Jibbers, Red Army (ki bu en büyük gruptu) ve Perry Boys. 1970'lerde holigan grupları kendilerine birer ilginç isim seçme yarışına girmişlerdi.Genelde maçlarda kullandıkları ulaşım biçimi, giydikleri kıyafetler, yaşadıkları bölgeler ve tribünde oturdukları yerler bu isim seçimindeki etkili faktörlerdi. Inter City Fans, North End Boys,Lincoln Transit Elite gibi...

Kıyafet seçimi, taraftarların kalite ve yaratıcılık gibi kavramlarla tanışmasına yol açmış, adeta yeni bir moda doğurmuştu. Bu yüzden önce 70'li yıllardaki İngilterenin Futbol taraftarının takip ettiği modaya bakmak lazım. 60'li yılların swingin 60's ve Çiçek Çocukları akımı yerini 70'li yılların Trash-Punk'ına bırakmış ve kıyafetlerde buna orantılı olarak değişmişti.Önceleri bütün holiganlar takımlarının renklerini taşımaya özen göstermişlerdi. Bu tip taraftar dünyanın heryerinde hala vardır; maç günü formalarını bayraklarını atkıları kuşanırlar ve maça öyle giderler. Bunların argodaki adı "SCARFERS" idi, gerçek holiganlara göre bunların sopa yeme olasılığı çok fazlaydı!

Asıl tehlikeli olanlar "Casuals" adı verilen, kaliteli kot pantalon, genelde o yıllarda çok popüler olan Sergio Tachini t-shirtler, ayakkabı olarak dünyaca ünlü Doc Marten Botlar, bomber ceketler ve yine ünlü markalardan oluşan spor malzemeleri giyenlerdi. Cockney's (Londoners) bu modada bir öncü olmuşlardır. Tall Eric lakaplı ünlü bir Chelsea taraftarının deplasman maçlarına Grand Toilet gittiği, en pahalı Kings Road Mağazasından 500 Poundluk (1970'lerin parası-bugün bile iyi para!) takım elbise alıp Manchester City maçına gittiği ben tribünde iken bile (1988-89-90) anlatılırdı. Diğer bir tribün efsanesi Kevin Taylor ise boynunda bir çok altın zincir (şu Run DMC'nin taktığı araba zinciri kalınlığında!)kolunda ROLEX saatle Newcastle tribünün yanındaki tellere gelip "Whats it like to have no job?" tezahüratını başlattığı anlatılırdı.Yine tribün efsanesine göre Kevin'i tellerden indiren Polis, Ona You wait till the locals spot you. Thye will eat you for dinner, you overdressed poof' (ibne) diyerek kahkahalarla güldüğü söylenir. Hikâyenin komik tarafı yerel polisler Kevin'i farkeder, daha doğrusu o gözlerinden kaçamaz, maçtan sonra yarım saat şehir içinde kovalarlar. Bu olaydan sonra Kevin uzun süre fazla parlak giyinmez deplasmanlarda.

O günlerdeki Londra'nın ekonomik düzeyi (ki bu bugün de aynı) Kuzey İngiltere ve İngiltere'nin diğer bölgelerinin çok üstünde idi. Kuzeydeki işsizlik ve sefalet kitleleri futbol maçlarına deşarj olmaya iterken, Güneyde yani Londra'da zenginlik ve harcanabilecek paranın olması Londralıların futbola ve alkole bir eğlence gözü ile bakmasına yol açmıştı. Cockneys'lerin bir işlerinin olması iyi ve pahalı kıyafetler giymeleri ve smooth konuşmaları sayesinde kadınlar üzerinde başarı sağlamaları (Pulling a bird klasik tabirdi, çoğu Londralıların Kuzeyde gittiği maçlar sonrası sıcak bir yatağı olurdu Smile kuzeylileri hep kıskandırmıştır ve güneye karşı içlerindeki nefreti körüklemiştir. Kuzeye giden Londra taraftarlarının o zamanlardaki (bugün hala söylenir) en favori tezahuratı "How zit like to be a jobless" aslında herşeyi bize kısaca açıklar.

SKINHEAD YILLARI

(LEVI'S JEANLER-DOC MARTENS BOTLAR-BEN SHERMAN/FRED PERRY KAZAKLAR - ARMANI-LACOSTE-AFTERSHAVES KULÜP İSMİNİN ARDINDAN GELİR!)

Casuals adı verilen bu futbol taraftarları atkı ya da forma giymeyerek bir nevi kendilerini kamufle etmeye çalışmışlar ve diğer takımların tribünlerine girmeyi başarmışlardır.

"Taking End" denen olay buydu. Polis bunu durdurabilmek için olmadık çarelere başvurdu. Bir hafta sonu Cumartesi günü yüzlerce Chelsea Taraftarı Manchester City ile oynayacakları iç saha maçı öncesi City tarafına geçmek istedi ve Manchester City gişelerinin önünde kuyruğa girdi.(Ahhh 1989 ahh! bilet milet yoktu, kapıda parayı basıp girerdik, 3 pound'tu giriş, daha dün gibi hatırlıyorum, bugün Chelsea'yi seyretmek istesen bilet bulabilirsen şanslısın. Önceden rezervasyon yaptırıyorsun, bileti de gidip şahsen alıyorsun, adamların senin suratını beğenmeme ve reddetme hakları var, zaten gelecek sezonun kombineleri satıldı, maç day biletleri 30-40 Poundtan başlıyor Sad

Kapıdaki polis şüphelendiği bir taraftarı durdurup soruyor :

- City'nin sol beki kim?

-Kem küm oho Smile

Polis "hadi oradan ulen" (İngilizce tabii) diye kovuyor taraftarı.. O gün Polis yüzlerce Chelsea taraftarını kovuyor kapıdan , Chelsea'liler sırıtarak pişkince kendi taraflarına doğru seğirtiyorlar. Kısacası O gün City taraftarını Allah Koruyor. Metropolitan Police HQ olayı büyük bir zafer olarak görüyor, basın yazıyor çiziyor.

İki hafta sonra Stamford Bridge'e Luton Town (Poor Luton T. İlerde anlayacaksınız) geliyor. Chelsea Taraftarı yine deplasman girişine sıralanıyor ortalık mahşer yeri gibi.. Polis yine girişte soru soruyor, O gün polis tek bir tane yanlış cevap almıyor.

Bütün Chelsea taraftarı maçtan evvel tüm West London publarında Maç programı kitapçığını çalışmış hatim etmiş.

2000 küsür Chelsea taraftarı Luton Town tarafına geçiyor; 300-500 kişilik Luton olayın farkına varıyor ama çok geç. Bir CHEELLH-SEEEEAHH! narası ile tribünde ayrı yerlere dağılmış CT Luton'u ortasına alıyor, çok kötü pataklıyor. Çok sayıda Polis tribüne girdiğinde artık çok geç :(Allahtan o zamanlar Chelsea'nin pre-match Punch up kelimesinden çıkardığı anlam sadece eğlence (pure fun!) kimseye bir şey olmuyor, bir iki kırık burun ve yırtık gömlek...

Luton Town taraftarı Chelsea'ye iki sene gelmiyor, sonra ne mi oluyor, Chelsea Luton'a gidiyor. İngiliz hükümetini alarma geçiren olaylar zinciri buradan sonra patlıyor zaten, bu konuya ileride tekrar geleceğim.Tek küçük bir ipucu, Luton şehir Belediyesi şehir planını değiştirdi ve British Rail yanan bir trenini hizmetten aldı.

FASHION KINGS

1971 Yılı Arsenal için inanılmaz bir yıl oluyor (lig ve FA Cup birden!) ve bu modayı direk yakından ilgilendiriyor. 70.000 kişi Arsenal-Liverpool finalini seyretmek için Wembley'e doluştuğunda Basın ve Spor dünyasının ağzı açık kalıyor. Arsenal taraftarlarının hepsi "Butchers Coat-Kasap önlüğü" giyerek sarı-kırmızı-mavi sprey boya ile üstünü boyuyor. Böylece stadlarda kasap önlüğü modası başlıyor. O gün Londra'da ve tüm Güneyde binlerce kasap önlüksüz çalışmak zorunda kalıyor Smile

Bir sene önce ise (1970), Chelsea FA Cup finalinde Old Trafford'ta (ilk maç Wembley'de berabere bitmişti) oynanan maçta ezeli düşmanı Leeds United'ı 2-1 yenip kupayı kazanıyor (bundan sonra Chelsea yaklaşık 27 sene hiç kupa kazanmadı 2000 deki kupayı kazandığı maçı Kopenhag'ta bizim maçtan 4 gün sonra bir Irish Pub'ta seyrettim-gurur duyuyorum Smile 12.000 Shed'li Chelsea'li Manchester Şehrini birbirine katıyor. O günde yeni bir moda doğuyor.12.000 kişi üniformalı askerler gibi "White Boiler Suit-Beyaz fermuarlı işçi tulumu giyerek mavi sprey boya ile üstlerini ve Manchester şehrini boyuyorlar Smile

ZIGGER MAN

Zigger - Oi

Zigger - Oi

Zigger zagger , zigger zagger oi-oi-oi !!!

The Shed, bir skinhead cenneti idi, 12.000 Shed üyesi yukarıdaki Reggea ritmi ile dans edip çılgınca tempo tutuyorlardı. Gün onların günü idi, diğer takımların korkma zamanı gelmişti. 12.000 kişi beraber seyahat etmeye başladı. Polisi artık uzun mesailer, deplasman şehrinde yaşayan şehir sakinlerini uykusuz geceler bekliyordu. Chelsea efsanesi/Gerçeği/Kabusu başlamıştı.

THE MOB

70'li Yıllarda başlayan Gang modası neredeyse İngiltere'nin tümünde, amatör ligden 1.Lige kadar her takım taraftarının birer grup oluşturmasına yol açtı. Kendilerini "elite" olarak gören bu gruplar, diğer taraftarlardan kendinlerini soyutlayarak organizatörler konumuna gectiler. Çok ciddi olaylara karışanların yanı sıra, isim yapmak isteyenler, diğer taraftarların gözünde "idol" olma çabasındakiler ve sırf bu olayın verdiği "thrill" i yaşamak isteyen futbolla alakası olmayan ancak içlerindeki "vandalism" duygusunu dışarı çıkaran toplumun değişik kesimlerine ait insanlar da vardı. Bazı grupların yaş ortalaması Pub'a girip içki almaya dahi yetmeyecek kadar (1Cool küçüktü ama yumruk sallamak için her zaman büyüktüler...

Holigan Kültürüne katkıları (ve + yönde) küçümsenmeyecek kadar olan belli başlı gruplar şunlardı.

» Arsenal - GOONERS
» Aston Villa - VILLA YOUTH
» Birmingham City - ZULU ARMY (gerçekten bir ordu idiler)
» Bristol City - INNER CITY ROBINS
» Bristol Rovers - THE GAS
» Chelsea - HEADHUNTERS-SHED BOOT BOYS-NORTH STAND BOYS-PRINGLE BOYS (4 gruptular)
» Everton - THE SCALLIES
» Leeds United - SERVICE CREW - YORKSHIRE REPUCLICAN ARMY (İstanbul'da ölen Kevin SPEIGHT'in eski bir Service Crew üyesi olduğu söylenir)
» Liverpool - HUYTON BADDIES - THE SCALLIES
Manchester City - GUVNORS - MOTORWAY CREW Manchester United - COCKNEY REDS-RED ARMY-I.C.JIBBERS-PERRY BOYS (4 gruptular)
» Newcastle United - NEWCASTLE MAINLINE EXPRESS
» Millwall - BUSHWHACKERS-F TROOP-COLD BLOW LANE (3 gruptular) » Sunderland - REDSKINS
» Tottenham Hotspurs - YIIDOS-N17'S-THE PAXTON BOYS Watford - CATEGORY C (sonra bu tüm İngiliz holigan liderleri için kullanılmaya başlanan bir terim oldu ve adına C GENERALS dendi. C GENERALS Bütün İngiltere'yi temsil eden bir SUPER FIRM hazırlamaya çalıştılar ancak polis engelledi.)
» Westham United- UNDER FIVES-MILE END MOB-INTER CITY FIRM ( ICF'in Chelsea'nin HeadHunters'i ve Millwall'in Bushwhackers'i ile birlikte Avrupa'nın Neonazi ırkçı holigan grubu COMBAT 18 ile ilişkileri olduğu bilinirdi)
» Wolverhamton Wanderers - SUBWAY ARMY (Bu grup içlerindeki en ırkçı grup olup Wolverhamton şehrinde Ku Klux Klan aktiviteleri düzenlediği ve local siyahi topluluğu hedef aldığı ortaya çıkmıştı.)

Bu kısımda amacım bu grupların ne kadar güçlü, kalabalık ve etkili olduklarını anlatıp onları onore etmek değil. Bu suçlu ordusunun askerlerinin işsiz serseri takımı değil, subay işadamı, profesyonel meslek sahibi olması ve hatta bazı grupların internet ve mobile iletişiminin en üst düzeyde olduğu günümüzde bile aktivitelerinin devam ettiğini göz onüne sermek istiyorum.

16 Mayıs 2000 tarihinde final öncesi Kopenhagta çıkan olaylarda bir Kuzey Londra Posthanesi'nde çalışan bir grup postacının kurduğu "The Postmen" Gang'inin varlığı sizi endişeye düşürmesin, yakalandılar ve işlerinden atıldılar, polis tarafından yakın takipteler, ancak oynanacak ilk Galatasaray maçında tekrar yollara düşerek güvenlik güçlerinin perdesinden sızarak eylem yapmaya çalışacaklar ve eylem yapacaklardır. İşte problemin kaynağı burada !!!

Biz bu insanların arasında yaşıyoruz,günlük hayatta dükkan sahibi, doktor, asker, öğretmen postacı, kasap taksi şoförü olarak karşımıza çıkabiliyorlar. İntenette planlar yapılıyor: stratejiler saptanıyor. Londra metrolarında ambush planları uygulanıyor, hersene insanlar yaralanıyor hatta ölüyor.

Ama ne ilginçtir ki dünya basını bu haberlerı atlıyor. Bu olayları kim çıkarıyor? Kim körüklüyor. Neden gazeteler yazmıyor?

Tribündergi Sayı 1

_________________
abcçdefgğhıijklmnoiöprsştuüvyz


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 30 Haziran 2007 16:12 
Çevrimdışı
Führer
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 11 Mayıs 2005 00:18
İleti: 410
Konum: eskiÅŸeer/angara/ispanya
green street holigans vardı:)
bunlara ışık tutar sanırım biraz o film

_________________
sanat eseriyim


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 30 Haziran 2007 17:51 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 24 Aralık 2006 01:35
İleti: 465
Konum: ankara
hastasıyım ada futbolunun....celtic diyince akan sular durur beah...;)

_________________
bad boy rock, bad boy roll,
gabba gabba, see them go,
c. jay now hit the gas,
hear marky kick some ass,
go johnny, go, go, go, go tommy o-way-o...


Sayfa başı
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 3 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group  
Design By Poker Bandits  
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO