Alıntı:
Irak işgalinin beşinci yılına ulaşmış olmasına isyan sesi, Küresel Barış ve Adalet Komisyonu'nun düzenlediği mitingle yarın Kadıköy'den yükselecek. Sabah 11.00'de yürümeye başlayan kafile, 13.00'te Kadıköy Vapur İskelesi'ne vardığında uluslararası Humanist Movement'ın katkılarıyla eylem dağarcığımıza yenisi eklenecek: Katılımcılar beynelmilel barış işareti şeklinde dizilerek, dile getirdikleri mesajlarını gözle görünür hale getirecek.
1969'da, Silo ismiyle anılan Mario Rodriguez Cobos'un kurduğu hareketin 125 ülkede 1.5 milyon gönüllü katılımcısı var. Gaye, isimden aşikâr: Her tür şiddete ve ayrımcılığa karşı durmak, barış talebinde bulunmak. Bu dileklere katılmayan zaten az. Lakin sekiz yıldır hareketin merkezi kadrosundaki Yunan Kostas Klokas'tan öğreniyoruz ki, bu uluslararası iyi niyet hamlesini benzerlerinden ayıran, tepkilerini yükseltme modelleri.
Klokas'a göre, ideolojik kavgalara girmek yahut meydanlarda bağıra çağıra slogan atmak da kendi içinde bir tür şiddet barındırıyor. Onların derdi fikirlerden önce görüntüler. Doğru görüntünün, insanların fikrini değiştirmeye muktedir olduğunu söylüyorlar.
Bu maksattan türeyen barış işareti toplaşmaları 2002'de Budapeşte'de yine Irak işgali protestosu sırasında başlamış. Fikrin benimsenmesiyle, katılımcı sayısı gititkçe artarak başka ülke ve şehirlere sıçramış. Sadece 2007'de 100'den fazla şehirde, farklı boyutlarda barış işaretleri oluşturulmuş.
Adrenalinsiz eylemler
Budist'ten Müslüman'a, Hıristiyan'dan ateiste farklı inanıştaki insanları buluşturan grubun üyeleri mesela Gandi'den çok feyz alsalar da, kendilerini pasifist olarak tanımlamaktan imtina ediyor, sadece adrenalin merkezli eylemden kaçtıklarının altını çiziyor. Onlara göre en faşistinden en muhalifine, en fundamentalistinden en liberaline derin mutsuzluk içindeki insanlığın ihtiyacı umut vaat eden sloganlar ya da gerçek bir çıkış önermeyen manifestolar değil, insan hayatının en değerli şey olduğunu kavrayıp bireysel huzuru sosyal düzeye çıkarabilmek.
Humanist Movement, konum olarak çok önemli bulduğu Türkiye'de de örgütlenmek istiyor. Barış işareti eylemlerinin dışında, özellikle nükleer silahlanmaya karşı yürüttükleri özgün protestolarında, Türkiye'nin de bu ağa katılmasını farz görüyorlar.
Yarın Kadıköy'de sloganlar atılacaktır yine, ama bu da barış istemenin başka bir yolu işte...
budapeşte'de yapılanından bir görüntü

ama benim o gün, o saatte sınavım var ne yazık ki
sınavdan çıkınca koşarım artık yanlarına