nikiniziyiyim yazdı:
kadının birisi
kocasıyla hiç seks yapamıyomuş
sinirlenmiÅŸ ...
la bunu ben 4 yaşımda dinlemiştim onda sike sike fenerli yaparık demişti
hatta o aralar bu sike sike fenerli yapma tutkusu türediydi herkeşte
bi bejekeliden istediydim vermediydi orsp
neyse konuyu dağıtmayem
bu fenerbahçe cumhuriyeti diyen herif beşiktaşlı
göt herif bizim üzerimizden para kazanıyo alın bu da onun yazısı
FENERBAHÇE NEDEN CUMHURİYET?
'Fenerbahçe Cumhuriyeti' adlı kitabının yazarı gazeteci-yazar Yalçın Doğan'a göre Galatasaraylılar kibirli, Fenerbahçeliler tutkulu, Beşiktaşlılar ise çekingen... Bu nasıl bir tutkudur anlamak mümkün değil.
25 Mayıs 2007 Cuma 12:12
Fenerbahçe ile ilgili bir yazı yazdığımda, Cengiz Çandar bile mesaj atıyor, "Bugüne kadar yazdığın en güzel ve gerçekçi yazıydı" diyor.
Düzeltiyor, "Fenerliler aşırı deÄŸildir, tutkuludur." Bir küçük olayda bile Yalçın DoÄŸan’ın Fenerbahçe Cumhuriyeti olarak tarif ettiÄŸi ÅŸeyi, bizzat yaÅŸamak mümkün. Yalçın DoÄŸan, benim saygı duyduÄŸum bir meslek büyüğüm. Ankara temsilciliÄŸi, genel yayın yönetmenliÄŸi, köşe yazarlığı, yani bu meslekte yaÅŸanabilecek en üst noktaları yaÅŸayıp da, bu kadar mütevazı kalmayı baÅŸarabilen sayılı insanlardan biri. Haber ve gazetecilik konuÅŸmak gözlerini parlatıyor. Damarlarından, resmen haber akıyor. Bilgili, esprili, sürekli kendini yenileyen, hayatı takip eden ve hayatı takip etmekten asla vazgeçmeyecek biri. "Fenerbahçe Cumhuriyeti" lafının kaÅŸifi. Gerçekten de cuk oturan bir kitap ismi. Ben de bu Cumhuriyet’in üyelerinden biriyle yaşıyorum. VatandaÅŸlık hakkı için müracaat etmiÅŸ bulunuyorum. Bu kitabı da, 100. yılında ÅŸampiyonluk gururu yaÅŸayan tüm Fenerbahçe Cumhuriyeti vatandaÅŸlarına tavsiye ediyorum...
Ne kadar fanatik bir Beşiktaşlısınız?
- Epeyce... Kongre üyesi olacak kadar...
Nasıl oldu da bunca zaman, Beşiktaş üzerine bir kitap yazmadınız?
- BeÅŸiktaÅŸ’ın böyle hikayesi yok çünkü. Hiçbir takımın yok.
Fenerbahçe Cumhuriyeti üzerine kitap yazarken, hiç mi yüreğiniz sızlamadı?
- Hayır, hiç.
Beşiktaşlılar bozulmadı mı peki?
- Tam tersine Fenerliler bozuldu. En başta Hasan Pulur, "Ulan sen Beşiktaşlısın ama bizim sırtımızdan para kazandın!" dedi. Ben de cevap olarak, "Bu kadar fanatik Fenerli yazar var. Ama sizin tarihinizi yazmak da, bir Beşiktaşlıya kısmetmiş" dedim. Ekledim tabii: "Bu da size gol olsun!"
Sizce üç büyüklerin taraftarı arasında karakter tahlili yapmak söz konusu mu?
- Daha üstten bakanlar, daha kibirliler GS’lı. Fenerbahçeliler daha tutkulu. BeÅŸiktaÅŸlılar daha ürkek ve daha çekingen gibi geliyor bana.
Futbol, seks, siyaset ayrılmaz üçlü mü?
- Hem de ne biçim. Üçü de tutku. Bu kitapta ben futbolla siyasetin ilişkisini anlattım. Akademik bir şey söylemek istersek, bu sosyolojik bir kitap, futbolun ekonomipolitiğini anlatıyor. Örnek olay da, Fenerbahçe.
Neden Fenerbahçe’nin eÅŸi benzeri yok. Nesi farklı?
- Bir tarihte, Fenerbahçe Müzesi’ni geziyoruz. Duvarda kulüp baÅŸkanları var, onların fotoÄŸraflarına bakıyorum. Osmanlı dönemi, İttihat ve Terakki, KurtuluÅŸ Savaşı, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti derken bugüne geliyoruz ve birden ÅŸunu fark ediyorum: Türkiye’nin siyasi tarihine paralel olarak, kim iktidardaysa onun önde gelen bir temsilcisi Fenerbahçe kulübüne baÅŸkan olmuÅŸ. En çarpıcısı da bence stat örneÄŸi. Şükrü SaraçoÄŸlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Maliye Bakanı, sonra BaÅŸbakan oluyor. Çok sıkı bir Fenerli. Maliye Bakanı’yken tek bir maddelik bir kanun çıkarıyor. Diyor ki, "Bir semtte iki takım ama bir tek saha varsa, kimin taraftarı daha fazlaysa saha da onun olur." Tabii bu kanunla birlikte, bir lira karşılığında, stat, Fenerbahçe’nin oluyor. Ya da Fahri Korutürk, CumhurbaÅŸkanıyken, özel bir af çıkarıyor, o afla Fenerli bir futbolcu bir sonraki maçta oynayabiliyor. Korutürk gibi bir adamı bile rayından çıkarıyor Fenerbahçe. Bu anlamıyla gerçekten eÅŸi benzeri yok.
Hangi özelliğiyle bu kadar insanı tutkuyla baştan çıkarıyor Fenerbahçe?
- Bence tarihi insanları tatmin ediyor. Kaynağı KurtuluÅŸ Savaşı. Esir ÅŸehir, iÅŸgal altında bir ülke. Yoksulluk içinde, zorluk içinde. Ve insanlar haliyle hınçlarını bir yerden almak istiyorlar. Ve o sırada, bir spor kulübü, Fenerbahçe İstanbul’da iÅŸgal kuvvetlerini yeniyor. E bu müthiÅŸ bir ÅŸey. İnanılmaz bir moral. İsmet PaÅŸa, "Gözlerinizden hasretle öperim" diye bir telgraf çekiyor. Yani Fenerbahçe’nin sihri, tarihinde yatıyor.
Ama dünya çapında başarısı az...
- Hatta hiç yok.
Buna rağmen daha tutkulu ve daha sadık bir taraftarı var...
- Ve daha hırçın. Ben bunu da kulübün tarihine bağlıyorum. Devletle bu kadar iç içe olunca, iktidar hırsın oluyor. Hırçınlık oradan kaynaklanıyor. Marş yazıyorlar, senfoni yapıyorlar, tıpkı bir devlet gibi. Bir cumhuriyetin nesi varsa, onların da var. Vatandaşları var, bakanları var, orduları var, başkanları var. Bir tek merkez bankaları yok gibi geliyor bana.
Yazdıkça, Fenerbahçe’ye hayran kaldınız mı?
- Kalmaz mıyım? Hatta bir Beşiktaşlı olarak bana bile hırs geldi, niye böyle bir takım Türkiye içine hapsoluyor diye. Ama işte Türkiye nasıl yönetiliyorsa, Fener de öyle yönetiliyor.
Siz futbolcu olsaydınız hangi takımda oynamak isterdiniz?
- Kesinlikle Fenerbahçe. Ama bu aynı zamanda dünyanın en riskli iÅŸlerinden biri. Ne kadar anlı ÅŸanlı futbolcu geldi geçti Fener’den ve yüzde 90’ı eriyip gitti. Åžimdi çok parlak bir futbolcu alınca Fener, "Eyvaaaaah!" diyorum.
Fenerbahçe’ye baÅŸkan olmak ne manaya geliyor? Bunun kıymeti harbiyesi nedir? Neden her Fenerli erkek, itiraf etmez ama baÅŸkan olmak için canını verir...
- Çünkü bu baÅŸbakan olmak gibi bir ÅŸey. İstediÄŸin kapı, istediÄŸin zaman açılıyor. Bu sayede her türlü iliÅŸkiyi kolaylıkla kurabiliyorsun. Ve sadece Fenerbahçelilik nedeniyle. Toplumsal konumda, sınıf atlamada çok ciddi bir ÅŸey bu. Siyasi partilerle Fenerbahçe arasındaki baÄŸlantı, 24 Ocak kararlarından sonra bir dönüşüm yaÅŸadı. Kulüp baÅŸkanlarının profili deÄŸiÅŸti. Hemen hepsi, kulübe mali destek saÄŸlayacak iÅŸadamlarından oluÅŸmaya baÅŸladı. Sıradan, hiç bilinmeyen bir müteahhit, Fenerbahçe’ye baÅŸkan olunca tanınan biri oldu. Siyasiler ve devlet adamları tarafından ağırlandı. Sadece müteahhit olarak kalsalardı, Fener’e son 10 yılda baÅŸkan olanları kim tanırdı?
Gelmiş geçmiş başkanlar
Gelmiş geçmiş başkanları bir iki cümleyle tanımlayabilir misiniz?
- Ali Åžen en hızlı, en aÄŸzı laf yapan, en becerikli, en enerjik. Ve dediÄŸim dedik. Faruk Ilgaz, tam bir devlet adamı. Özü sözü doÄŸru bir adam. Tahsin Kaya müteahhit, Fener’e baÅŸkan olmuÅŸ, sonra tekrar müteahhitliÄŸe dönmüş. Metih Aşık da öyle. Kendi dünyalarında sıkışıp kalmışlar. Emin Cankurtaran da biraz öyle. Güven Sazak, baÅŸkanların arasında siyasi kimliÄŸi en ön planda olanı.
Peki en çok tartışılan başkan hangisi?
- Aziz Yıldırım. Benim gözlemim deÄŸil, bir üniversitenin yaptığı araÅŸtırmaya göre, iki tane Aziz Yıldırım var. Bir tanesi ÅŸeker hastası olduÄŸu için çok hırçın, geçimsiz, çevresini çok yıkıp döken biri. Çalıştığı arkadaÅŸları dahil kimseden olumlu hiçbir ÅŸey duymadım onunla ilgili. Buna karşılık, ikinci bir Aziz Yıldırım var. Fenerbahçe’nin bütçesini 100 milyon doları aÅŸan bir hale getiriyor, çok önemli bir stadyum yapıyor, Fenerium gibi bir kuruluÅŸu ortaya çıkarıyor, FB TV’yi kuruyor. Yatırım ve tesis kazandırma anlamında fiilen yaptığı iÅŸler müthiÅŸ. Ama buna raÄŸmen sevilmiyor.
doğrudan kopi pest yapmadım konuyla ilgili işte oku len!