Uzun bir yazı olduğunu biliyorum.İsteyen okur istemeyen okumaz. NEYSE ESKİŞEHİR'den almak isteyen olursa benimle özelden filan iletişime geçebilir.Ankara'da Şahmat Kitapevinden alabilirsiniz.İmge'ye Bilim Sanata da verilmiş.Bursa'ya da gönderilmiş sanırım.Bursa'dan alacak kişi varsa öğrenirim iletişim şeylerini.
Ahali, Çıktı
aylık anarşist haberfikir yorum gazetesi Ahali çıktı..
iletişim için:
ahaligazetesi@gmail.comYaygın medyanın yapay düşünsel üretimi ve sunumu karşısında durduÄŸumuz noktada anlatmak istediklerimizin somut bir yansıÂması olarak çıkıyor bugün Ahali. Sıklıkla sorgulanan gerçekleri anarÅŸist bir bakış açısıyla anlatmayı ÅŸiar edindiÄŸimiz yazılar anarÂÅŸist tarihten güncele her türlü üretim ve tüketim iliÅŸkisinden çokça deÄŸindiÄŸimiz ekoloji olgusuna kadar birçok konuya vurgu yapaÂrak, sürekli kendini yenileyen bir nitelik kazanma çabasında. Bu çaba özellikle sistemin, oluÅŸturduÄŸu ayrıcalıklıların yararına, bireyler üzerine yıktığı zorunlulukların ve çıkar odaklı soÂrumlulukların farkında olan ve bunların karşısında anarÅŸizan bir anlayışla durabilen kiÅŸilerle de ortak paydada buluÅŸabilÂmek adına gösterilen bir bilincin ürünüdür. Bir bütünü koruÂma çabası da denebilir buna, dünya kadar büyük bir bütünü, ´yığın´la insanı,oysa ilk elde seslenebileceÄŸimiz bir siz, yani okuyucularımız varsınız o bütünde,ama yine de, çaÄŸrımız herkes için olabilsin; çünkü bizim hala umudumuz var ya da var olan kokuÅŸmuÅŸluÄŸa karşı bir sözümüz. Evet, yeryüzü bir bütündür bölünemez.
Var olan sınırsız bilgi ortamında toplumu saÄŸanak bilgi bombardımanına tutan medyanın aksine konuÅŸmak; bugün yanlışa düşmek ya da yanlış bilgilendirmekle aynı anlama gelirken belli bir ideoloji ekseninden toplumla buluÅŸmak adına yapılan çoÄŸu giriÅŸim kısa sürede baltalanıyor. Öyle ki içinde bulunduÄŸumuz yoÄŸun faÅŸist ve ÅŸoven propaganÂda sürecinde Ahali´de kullandığımız ya da kullanacağımız çoÄŸu ibare birilerinin canını sıkabilecek türden. Tam da bu aslında sistemin anarÅŸist söz üretenlerden bir nebze de olsa çekindiÄŸinin bir kanıtıyken aynı zamanda bu yönüyle biraz da cesaretlenmemizi saÄŸlayan bir etken oluyor. 82 anayasaÂsıyla dimaÄŸlara çokça gark edilen apolitik tavır günümüzde okumayı okulla karşılayan hastalıklı bir görüşe zemin haÂzırlamışken statü kaygısı bireyleri içinde bulundukları topÂlumsal krizin dışındaymışçasına yaÅŸamalarına neden oluyor. Ve aynı neden bu gidiÅŸata son vermek isteyenlerin önünde statüko bağımlılarından ayrı olarak bir tutuma itiyor insanlaÂrı. ÇoÄŸu kez, iktidarı eleÅŸtirmek bile bu tutuma göre bir nevi DonkiÅŸotluktur ya da boÅŸa harcanan efordur. Bu kara cehaÂletin, uyurgezerliÄŸin açık adı aymazlıktır. Duruma buradan baktığımızda farkındalık ve tavır geliÅŸtirmenin yani teoriyi pratiÄŸe dökmenin ancak iyi bir tarih okuması yoluyla, resmi tarihin yanlılığının algılanmasıyla ve medya günlüklerinin sıkı bir gözden geçirmesiyle gerçekleÅŸebileceÄŸini söylüyoÂruz. Gazetenin bu anlamda teoriyle birlikte pratik çözümleri de esinleyebileceÄŸi düşüncesindeyiz.
Ahali´nin anarÅŸizmle iliÅŸkilendiÄŸi nokta en baÅŸta devrim istencidir. Nihil mefhumlara baÄŸlı salt kaos düşleri, sadece psiko-politik bir tavır gerçekleÅŸtirebileceÄŸi inancıyla kendini kapaÂtır. Sığ bir emek mücadelesine kendini mahkum eden hareketlerin daha sol ya da daha saÄŸ alternatiflerini yaratmak, solu düzeltmek bizim amacımız deÄŸil. Ahali´ye yazılan her haber özünde yaÅŸamı ve devrimi ´bir´ kılmak içindir. Sistemin kendisine uyumlanmaÂnın önünde durabilmek adına yazınsal anlamda bu sürecin post-travmatik etkilerinin yanında çözüm önerileri sunabilme çabası içindeyiz. Anti-militarizme olan vurgu bugün açık faÅŸist tehdide karşı daha da yaÅŸamsaldır. Memleketin siyasal gündeminden fırsat bulup dünyaya bakılacak olursa görülür ki kimi vicdanların savaÅŸa ve insanyiyen küresel düzene olan itirazı hiç de hafife alınanaÂmayacak boyutlardadır. Önemli olan ´insan yığınları´nın yanında ne yapabileceÄŸimizi, nasıl bir yaÅŸam örgütleyeceÄŸimizi bulmakÂtır. Bu coÄŸrafyada salt bir var oluÅŸ çabasından daha çok, ÅŸeylerin anarÅŸi adına yapılabileceÄŸini gösterebileceÄŸimize dair bizim hala umudumuz var.
Sermaye birikimi kar marjlarını, artan cirolar satış primlerini, yükselen borsa ahmakların ceplerini dolduradursun fakirlikten aÄŸzı kokan toplum buna sessiz kalsın. Memur maaÅŸlarına gösterÂmelik bir zam gelsin asgari ücret % 6 arttı diye insanlar bayram etsin,7 yaşındaki bir çocuÄŸun aldığı ÅŸekerden devlet katma deÄŸer vergisi kessin, bir annenin ölen oÄŸlunun ardından dökülen gözÂyaÅŸlarını hikmet-i devlet banknotla sildirsin, Kürtlere küfredilsin Ermeniler katledilsin, ÅŸaÅŸkınlıktan gözü dönen toplum buna sesÂsiz kalsın. Olur mu? Oluyor... Tabi sessiz kaldığımız yerde sadece bunlar olmuyor, yaÅŸam alanları sınırlanmaya baÅŸlıyor yoÄŸun baskı ortamından kaçmaya çalışan masum insanlar üstüne mülteci yafÂtası yapıştırılıp cehennem bildikleri topraklara geri iade ediliyor. İnsan haklarını savunanlar bugün hainlik damgasını yiyor, barış uÄŸruna savaÅŸ verenler sokakta öldürülüyor ve daha yüzlercesine bugün düzen ortamı diyen düzenÂbazlar yarından bahsederken geçmiÅŸi kınayabiliyor, kan kusuyor toplum ve buna kızılcık ÅŸerbeti içtim diÂyor, demezse de zaten ona dedirtiliyor. Bütün bunlara düzen diyenler riyakâr mı sadece? Görmezden gelenler sadece kara cahil ve bizler de sadece DonkiÅŸot muyuz bu durumda? Hayır, bizce çok daha fazlası!!!
Hayata dair bir çabayı toplumun her kesimine ulaÅŸtırabilmek temelde hepimizin arzusu. Bu yönüyle anarÅŸizm, ideolojilerden farklı olarak siyasal olduÄŸu kadar nüvesini hayatta da bulan ve kendini doÄŸadan kopmadan yaÅŸama atfedebilen bir sinerjiye sahiptir. Dizginlenen çoÄŸu deÄŸere karşı çıkmak çok cepheli bir mücadeleyi de beraberinde getirecektir çünkü bu deÄŸerler kliÅŸeleÅŸmiÅŸ ahlak kurallarından teorize edilÂmiÅŸ rejimlere kadar uzanan geniÅŸ bir alanı besler. Bu yüzden sendikalizmden feminizme kadar olan tüm müÂcadele biçimlerinin anarko yorumları egemen düzene antitez üretirken,anarÅŸistler her cephede kendilerine örgütlenme ve hareket zemini bulabilirler.Bu, sistemin ayrı noktalarına daha yoÄŸun bir güçle odaklanmayı saÄŸlayan bir hareketliliktir. Her ÅŸey bu kadar gözler önündeyken durup düşünmek ve zamanı yavaÅŸlatmak gerekir. Zamanın ruhuna yenik düşmek her zaman inÂsanı kaybettirir insana. İnsanın insanlığını,muhakeme yeteneÄŸini ve vicdanını körelte körelte yok eder. Hele bir de edilgenlik çoÄŸunluÄŸun özelliÄŸi olmuÅŸsa tek tek bireylerin hiçbir anlamı kalmaz, bir kere ´biat edin´ deÂnildi mi aynı kalabalık elinden gelse onlarca defa ´biat eder´ ama zinhar sorgulamaz. Kalabalık her zaman yaÂnıltıcı olmuÅŸtur zira kalabalık her zaman koÅŸullandırılÂmış bilgiye mahkûm edilmiÅŸtir, kendi mahkûmiyetini onaylarcasına da kendi içerisinden çıkan özgürlük seslerine ya kulağını tıkamış ya da özgürlüğün kenÂdisini yasaların sahte güvencesiyle tevkif etmiÅŸtir. Dolayısıyla demokrat kesimler yanılgıya mahkumdur, tribünlere oynayan mantalite de demokrat geçinir duÂrur, milliyetçilik kadar yakın bir sığınaktır bu da. Ekmek aslanın aÄŸzındayken kimse hak hukuk tanımaz, kimse kimsenin gözünün yaşına bakmaz. Kadim dünyanın "Ey Ahali!" diye seslendiÄŸi insan yığınlarına inatla hitaben: Bizim hala vicdanımız var ve de sizlere bir ÅŸeyler anlatmak adına direttiÄŸimiz peygamber sabrımız."