İzmir’den, dinlenmesi gereken bir grup… l.e.s.s. röportajı.
Şarkılarını dinlemek için:
http://www.myspace.com/lesstrGrup nasıl kuruldu Cenk? Grup, ayaküstü kuruldu. Eski basçımız Özgür Tunca'nın bana teklif etmesiyle kurduk. Kısa bir sürede diğer elemanları bulmamızla birlikte cover çaldığımız konserlere çıkmaya başladık. Sahne açısından en aktif olduğumuz zamanlardı 1997'deki kuruluş ile 2001 arası. 1999'da Ankara'da isimsiz 4 şarkılık ilk demomuzu kaydettik. 2000'de İngilizce olan “Brains In Boots” adlı demoyu kaydettik. Akabinde 2001'de dağılmadan hemen önce “Fabrikasyon Hatası”. 2005'te hasbelkader tekrar çalmaya başladık ve şimdi demo olarak değil de internet üzerinden yaptığımız kayıtları yayımlamakla devam ediyoruz.
Neden CD-R olarak değil de internet?Zaten yaptığımız albüm değil demo, dolayısıyla tüm kapak, CD vs. masrafları cepten çıkıyor ve verdiğin çabaya hiç değmeyecek bir kitleye ulaşıyorsun. Ama internet denilen medya dertsiz, tasasız ve ulaştığın kitle malum çok daha büyük.
Sen, Serhan, Erim, Burak. Grubun dörtlüsü. Kim ne çalıyor grupta?Ben gitar ve geri vokallerdeyim. Erim, vokalistimiz ve gitaristimiz. Burak bas çalıyor ve Serhan da davulcumuz.
Eskiden sen vokal yapıyordun? Şimdi Erim, ne değişti?Ses değişti. Eskiden sözleri ben yazardım, şimdi o işi Erim yaptığı ve besteleri ilk getiren de o olduğu için o söylemekte. İyi de oldu kanımca.
Buradan başka bir yere gelmek istiyorum. Grup ismi LESS’den l.e.s.s.’e dönüştü? Yani, yıllarca sert müzik yaptıktan sonra son bir iki yıldır daha farklı soundda müzikler dinliyoruz sizden. Bununla bir alakası var mı?Evet, var. Eski imajdan sıyrılmak istedik. Uzun süre yeni isim aradık fakat sonra baktık olmuyor, en iyisi minik bir değişiklik yapalım dedik böyle bir şey yaptık. Eski imajdan niye sıyrılmak istediniz dersen; insan büyüdükçe değişiyor haliyle, farklı yaklaşımlara sahibiz 18-19 yaşımızda sahip olduğumuzdan... Üstüne ekleyerek gelişiyor ve haliyle değişiyor insan. LESS de değişti l.e.s.s. oldu.
l.e.s.s.'in bir anlamı var mı?Myspace sayfamızda yazdığı gibi “l.e.s.s., ne düşünüyorsan odur”.
Peki, ne tür gruplardan etkilendiniz? Var mı etkilenme?Yani grup elemanları olarak her birimizin sevdiği gruplar var tabi ki birbirinden farklı ve ortak olan. Fakat şu anda hep beraber oturup: "Şunlar gibi müzik yapmalıyız!" dediğimiz bir durum tabi ki yok. Ancak küçükken oluyor o durum ve bizde de olmuştu, NOFX'ten çok etkilenmiştik grupcana mesela. Ve elbette insanın beynine yer ediyor dinlediği şeyler ve etkileşim halinde bir şeyler yaratıyorsun.
“Alkolik Kuşlar” şarkınızın klipi YouTube’de baya bir hit aldı, şarkı da klip de gerçekten çok güzel. Klibin hikayesini anlatabilir misin biraz?Klip, ünlü karikatürist Emrah Ablak tarafından çizildi ve çekildi, yani tam anlamıyla "yapıldı". Açıkçası, Erim dışındaki grup elemanları olarak bizim için şok edici bir durum oldu, hiç beklemiyorduk. Erim'in Emrah Ablak'la bir arkadaşlığı olduğunu ben şahsen bilmiyordum mesela. Neyse işte, Emrah şarkıyı dinlemiş beğenmiş, oturmuş çizmiş ve sonra da çekmiş. Nefis bir şey olmuş. Sağ olsun, var olsun.
“Alkolik Kuşlar” klibinin hemen ardından bir bomba klip daha geldi bu sefer "Beni Aldığında" şarkısına. Sanırım bu klipte Emrah Ablak'a ait.Evet, aynı gazla "Beni Aldığında" ya da klip çekti kendisi. Alkolik kuşlardan daha az ilgi görmüş olmasına rağmen sanatsal olarak daha iyi bir iş olduğu söylenebilir sanırım. Myspace'teki sayfamızdan izlenebilir.
"Alkolik Kuşlar" şarkısına Pamela Spance'in talip olduğunu duydum? Pamela'nın menejeri Erim'i arayıp şarkıyı istemiş. Ben o sırada askerdeydim çok ayrıntı bilmiyorum bu konuda, bana sorduklarında hayır dedim, tek bildiğim o.
Kafanızda olan farklı projeler var mı? Yani, hep yaptığınız şarkılar demo olarak mı kalacak? Albüm planları var mı?Bizim grubun bir araya gelmesi baya büyük problem olabildiğinden oturup büyük gelecek planları yapıyoruz desem yalan olur. Fakat şu askerlik mevzuları mayıs itibarıyla bittiğinde konserlerde yer almak gibi bir niyet grup geneline hakim diyebilirim. Albüm konusu ise bizle ilgili bir şey değil, kimse gelip bir şey teklif etmedi, ederlerse olur neden olmasın.
Röportaj: Kutan Koruyan