Onnnnaaa yazdı:
askere gitmeden önce hep mahalle abilerinde bu konuya dair çeşitli anılar dinler, dinlerken ürperirdim. bir keresinde 16 yaşlarında hafif yaralı ele geçirilen bir pkklının karnını bıcakla nasıl deştiğini anlatmıştı biri. gayet soğuk kanlı ve gururluydu o an. soğumuştum o abiden. ne zaman el sıkışacak olsak ya da gözüm ellerine çarpasa o elleri kanlı görür olmuş, içimde bir tiksinti oluşmuştu. bir insanı öldürmek... çok garipti, pkklı da olsa kan insanı tutuyordu, mide bulandırıyordu, tarifsiz duygular yaşatıyordu. ama bu abi 16 yaşındaki bir insanın dışarı çıkarttığı bağırsaklarını, verniğe banıp boyna asılan parmaklarını anlatıyordu. zaten çocukluğumdan beri böyleydim, beraber adam dövmeye gider, üç beş kişi bi çocuğu dövmeye başlar, bir kaç saniye sonra ben dayanamaz çocuğu kurtarma telaşına düşerdim. oysa başrol bendim, benim kavgamdı.
gel zaman git zaman seneler geldi çattı. şırnakta as teymenim. yanımdaki erlerin hepsi gariban. okumuş adamı oynuyorum onların gözünde. ezikliğimin hıncını altımdaki erlerden çıkarmadığım için hepsi beni abi gibi görüyor. çatışmada arkamızı dönebiliyoruz birbirimize. deniz yüzbaşı var bir de. dünyalar tatlısı bir kızla nişanlı. her neyse. altı ay aynı binada yaşıyorsunuz, aynı kaptan yiyorsunuz. kardeşten ötesiniz. onlardan yaşcak büyük olmanın verdiği sorumluluğun yanında rütbecek de büyük olmanın verdiği sorumluluk var. ve bir gün dört arabalık bir konvoyla bir dağ başında ilerlerken arkanızda bir patlama olduğunu duyuyorsunuz. gerinizden gelen iki araba havaya uçmuş. arabadan iniyorsunuz ve nerden geldiği belirsiz mermiler kafanızın üzerinden geçmeye başlıyor. yere yatıyorsunuz, kulağından kan gelen yüzbaşıyla gözgözesiniz. son nefeslerini tüketiyor. o duyguyla başını kucağınıza alıyorsunuz, mermiler umrunuzda değil. bağıranlar, çağıranlar, mermi sesleri, patlama kokusu ve abiniz kadar yakın olmuş bir insanın kucağınıza akan kanları. gözlerinizin içine bakıyor öylece. o çaresiz, siz çaresiz. önce komutanım komutanım, daha sonra resmiyeti unutup deniz abi deniz abi diye bağırıyorsunuz. lütfen ölme diyorsunuz birde ama türk filmlerdekinin aksine o sahne komik olmuyor işte. o da size bir şey demek istiyor ama zaman yok. ölüyor. iki er daha ölüyor orda. birinin de bacağı kopuyor. bu andan sonrası tarifsiz.
aradan zaman geçiyor. içinizdeki öfke artıyor. korucunun biri bir gün gelip konvoyu patlatan grubun yerini tespit ettiğini söylüyor. çıkıyorsunuz operasyona. korucu sizi bir tepenin alt tarafına getiriyor. kendisi dönüp gidiyor. sabaha karşı gurubun burdan geçeceğini söylüyor. pusuya yatıp bekliyorsunuz. o ara komutan "teslim ol çağrısı yapmadan ateş açmak yok, insan insandır" diyor. ama bir terslik oluyor, güney yönünden gelmesini beklediğiniz grup tam arkanızda beliriyor. hemde beklediğimizden çok erken. öyle bir yerdesinizki adamların size göre atış alanı çok iyi, siz daha alçaktasınız. her türlü avantajlılar. çatışma kızışıyor. bir arkadaşınızı daha kaybediyorsunuz. en sonunda pkklılar kaçıyor. bir süre bekledikten sonra onların siperlerinin olduğu yere gidiyorsunuz. bir kaç ceset. aman allahım o da ne. bizim korucu bu! yaralanmış ama kaçamayacak halde. sürünüyor yerde. bizi pusuya düşürmüş.
şimdi dağ başındasınız. bu yaralı adamı jiplere kadar kimin sırtına alıp taşıyacağı bir yana zaten bir kayıp vermiş olmanın verdiği acıyla sıkıyorsunuz kafasına bir iki tane. kaç tane olduğu şu an belirsiz gözünüzde. ama sıkıyorsunuz işte. o an orada insanlık namına bir şey yok. iki metre arkanızda çıt çıksa tüm cephanenizi boşaltacaksınız.
insan insandır ya, sikeyim öyle insanı.
evet, bunlardan başkaları da duymuştur aramızda.
"-ama bu tip sorunlarla neden meşgul oluyoruz; yani çözüm bulunmuyor"
demek de bu sorunların tartışılması kadar bi etkiye sahip diymi;
evet öyle.
şunları diyen bir düşünürü dinleyin ne diyor (sessiz tabii)
"-bırakın bu sorunlarla ilgilenmeyi.sizi rahatsız etmiyor, bırakın ve rahat iken sevdiğiniz şeyi yapın ve bu öğrenmek ve öğretmek olsun.bir ağacın büyürken ki devinimini gözlemlemeyi, ışığın sesini, aslında şiir yazmanın yetenek olmadığını; hayatın hizmetlilerinden olduğunu öğrenin ve başkalarına 5 soru çıkarın.ama soruların yanıtını bilmeyin."
ama ona söylenecek şeyler de var.
ünlü ismiyle bir cezaevinde çok acı olaylar yaşandı(bunu yansıtacak kadar güçlü bi cümle olmadı)
bunlara çok içerleyenler oldu, bu arada başka insanlar zengin oldu ve fakir olanlar onlara kötü dedi kavga etti.
bu dönemlerde insanların anne babaları yoktu.sadece anne babalar'ın çocukları vardı.
kültürleri birbirinden uzaklaşan insanlar (oldu) aynı ülkede yaşamaya çalışırken, aynı kuyrukta beklemeyi beceremeyip sınıfta kaldılar.onların çocukları oldu birbirlerini sevmediler ve ölmeye karar verdiler.
ve açlığı değil aç kalan insanları, dayağı değil işkenceye uğrayanları, yaşamı değil yaşamayı düşünenler çekimser kaldılar.kalamayınca onlar da daha az tanınmış, daha yabancı olarak sınıfta kaldılar.
bilinenleri silah olarak kullanma yerine, başka yöntemler de denenebilir.
internet adabı diye bi kitap bileniniz var mı?