Türk Punk Forum

KaraÅŸimÅŸeK
Defence Group Wing Tsun Bonn
Sistem saati: 11 Ekim 2008 19:22

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 57 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3  Sonraki
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 11 AÄŸustos 2004 20:54 
amınakoyim senin kerem
başladın gene millete laf atmaya...
adam daha yeni kaydolmuş, 3-5 msj atmış. geldiğine geleceğine bin pişman olacak sayende...
nasıl birşey bu? haz veriyor mu sana? mastürbasyon gibi birşey mi?


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 12 AÄŸustos 2004 13:37 
Çevrimdışı
Minor Threat
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 11 Ağustos 2004 14:25
İleti: 7
Konum: izmir
Sen ben atamayız taibiki ama atmış olan ve ataca çok kişiler var... Bunlardan biri adamın ismini tam hatırlamıorum ama koca citibank'ı deviriyordu nerdeyse... Bir belgeselde izlemiştim...
Zira bilmesemde vardır... Nasıl kıyma olduğu sürece köftede olacaksa, sistem olduğu sürece virüste olacaktır...

Not: Msjının sadece "kaile aldığım tarafına" cvp verdim...

_________________
http://zythum.blogspot.com
NO PASARAN! PASAREMOS!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 12 AÄŸustos 2004 13:39 
Çevrimdışı
Minor Threat
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 11 Ağustos 2004 14:25
İleti: 7
Konum: izmir
Sen ben atamayız taibiki ama atmış olan ve ataca çok kişiler var... Bunlardan biri adamın ismini tam hatırlamıorum ama koca citibank'ı deviriyordu nerdeyse... Bir belgeselde izlemiştim...
Zira bilmesemde vardır... Nasıl kıyma olduğu sürece köftede olacaksa, sistem olduğu sürece virüste olacaktır...

Not: Msjının sadece "kaile aldığım tarafına" cvp verdim...

_________________
http://zythum.blogspot.com
NO PASARAN! PASAREMOS!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 28 AÄŸustos 2004 04:28 
Çevrimdışı
Dead Kennedy
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 17 Kasım 2003 16:20
İleti: 16
konu başlıgına baktıgımda aklıma gelen tek bi cümle var. ulan uygarlıga karşıyım ama kıçımı yumuşak tuwalet kagıdıyla siliyorum(madem karşıyım = suyla yıkıyım diyemi düşÃ¼nsem acaba.) insanın dogası en başta, yaptıgı şeyden zewk alma felsefesine uzaktı .çünkü yaşam koşulları sadece hayatta kalmayı gerektiriyodu. kıvrak zeka denen şey, amına koyıyım şu ceylanı nası daha kolay öldürürüm de enerji tasarufu yaparım, geri kalan zamandada agaçlara bitkilere bi göz atarım dedi. bölelikle insan yeni şeyler keşvederken zewk almaya başladı.(o ceylanı öldürürken duydugu heyecanın, riskin verdigi korkunun güzel olabileceginin farkına varmadı.. çünkü kolaylıgın verdigi stressizlik hoşuna gitti) artık yeni agaçlarda güzel meyveler keşvedebilecek zamanı vardı(üstünü kapattıgı, kazdıgı kuyu her gittiginde dolu oluyordu) --sorun yoktu-- ama farkettiki artık agaçlar bitkiler ona ilk heyecanı vermiyodu, daha farklı şeyler yapmalıydı mesela tahtalarda kapalı bi kutu sayesinde gece rahat uyuyabilirdi. gitti ve yaptı ufak bi klubesi vardı. geceleri güvendeydi, güvenin duygusunun verdigi hazla uyumak orgazm gibi bişeydi onun için(yılanla kurtla sikle bokla ugraşmasına gerek kalmadı. sonra zaman hızla ilerledi iletişim denen ve yeni keşvedilen şey heyecan verici bişeydi.(tabi kıvrak zeka dil i geliştirdi) ama gel görki iletişim hiçte kolay bişi diildi , insan dogasındaki en dogal olan duygular sewgi- kıskançlık -nefret-hayranlık vs. sonu ölümle biten kavgalara ,gruplaşmalara,çatışmalara neden oldu. sonra hemen dewreye giren kıvrak zeka mına koyım ben hepsinden güçlüyüm bikaçını sikeyim digerlerini korkutıyım,başa geçip kavgayı çatışmaları bitiriyim , bölelikle huzura kavuşıyım dedi.Başa geçti ve kendi huzuru için kendi kurallarını koydu.(tabi kendisinin huzurlu olacagını düşÃ¼nünce, dogal olarak digerlerininde huzurlu olabilecegini düşÃ¼ndü) oysa onun başa geçmesinden hoşnut olmayanlar vardı onlarda kendi huzurlarını düşÃ¼nüp başka insanlara aynı huzuru tattıracakları hazı düşÃ¼nüolardı. tabi buna huzurunu paylaşmakta denebilir. yeni kavgalar türedi savaşlar türedi. çünkü dogal hayatta dogal hisleri kontrol etmek imkansızdı (KISKANÇLIK-NEFRET-PAYLAŞMAK-AŞK-SAHİPLENME-BENCİLLİK VS...) sonra sürekli yeni şeyler keşvetmek ve rahatlıga ulaşmanın verdigi huzur , mutluluk rutin bi duruma geldi. insan oglu doymamaya başladı.buldugu her yeni kural ,keşif ve rahatlık ona daha fazla haz alıo hissini vermeye başladı.(oysa hala ceylana kurdugu tuzagın başarılı oldugunu görünce duydugu aynı hisleri hissediyodu...)ama asla bunun farkına varıcak zamanı olmadı çünkü hala dogal duygularını kontrol edebilecek durumda degildi. sawaşlar- otorite kavgaları- aşklar- buldugu yerleri sahiplenmek onu okadar meşgul edioduki elindekiyle mutlu olmak kavramı hiç bi beyinde yer edinememişti.-- Sonra bigün farkettiki keşvedilecek yer kalmadı, dogal olan çogu şey yok ediliodu, aşklar artık bilinç altında oluşan kurallarla yaşanıyodu. sivri zekanın biri artık gücü kendi ailesinde ve sewdiklerinde toplamıştı ve kurallar çok katıydı yıkılamazdı , birey olarak hiç bişeyi yıkmaya gücü yoktu .. artık kavgayla başa geçemiyecekti oy denen şey çoktan bütün dünyaya yayılmıştı. ve rahata okadar alışmıştıki kıçını yumuşak kagıtlarla siliyodu. kendini dogallıktan çok uzaklaşmış bi dünyada buldu ve ananı sikiyim artık dogal olmayan dünyada dogal olan duygularımı kontrol edebiliyorum kıskançlık nefret sahiplenme sewgi paylaşmak - bunları sorgulayabiliyorum... hem zamanım var ,hem bunları sorgulamak bana yeni bişeyler kazandıracak. sonra sorguladıgı bütün hislerini kontrol altına almayı ögrendi ve geldigi noktada çaresizce otururken amına koyıyım herşey böle olmak zorundamıydı dogal bi dünya istiyorum dedi. (TAM BU SIRADA LAVUGUN TEKİ Ã‡IKTI VE MINA KOYIYIM ARTIK BİSİKİM DEGİŞTİREMESSİN TEKNOLOJİNİN VERDİGİ HER ŞEY BİLİNÇ ALTINDA... AYDINLIK İÇİN DÜGMEYE BASMAN YETERLİ. EGER TEKNOLOJİYİ SENDEN ALIRSAK BİLİNÇ ALTIN ÇÖKER VE YİNE MUTSUZ OLURSUN. İNSAN DOGAL Bİ ŞEKİLDE KENDİ DOGAL OLMAYAN KADERİNİ Ã‡İZDİ. SADECE KADERİNLE BİRLİKTE ,,YAPTIGIN ŞEYLE MUTLU YAŞAMASINI ÖGREN..BUNDAN SONRA YENİ BİŞEYLE MUTLU OLMAK SENİN AMACIN OLMAMALI. YUMUŞAK Bİ KAGITLA KIÇINI SİLERKEN ANIN TADINI ÇIKAR.YUMUŞAK Bİ ALTINLA EMİN OL BUNDAN DAHA FAZLA MUTLU OLAMASSIN.....OTARİTE SADECE SANA SENİN İZİN VERDİGİN KADAR HÜKMEDE BİLİR,, MUTLU VE HUZURLU OLMAK DÜŞÃœNEBİLMEK SADECE SENİN ELİNDE.. öffffff amına koyıyım bi saattir tribe girmiş yazıorum nerden başladım nerdeyim. :wink: :punk:


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: ula ula ula
İletiTarih: 29 AÄŸustos 2004 14:51 
Çevrimdışı
Doc Marten Skinhead
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 22 Mart 2004 17:45
İleti: 611
--bırakkın bu işleri fırçalayıon dişleri.....bu başlı,yan tartışma ...ayne şuna benzio...zenginden parası olandan pank olurmu yok pank cep telfonu kullanırmı..okula gider mi adidas giyewrmi ...burakhın allayns severseniz....daha güzel şeler taRTIŞIN ben bilmmem bana sormayın...
----ne bilim daha felsefik bişiler işte

_________________
her yerde ayılar var!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 04 Eylül 2004 00:09 
Çevrimdışı
Dead Kennedy
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 03 Eylül 2004 23:50
İleti: 12
elfun kardeşimherşeyi açıkça söylemiş tekno-endüstriyel sistemle savaş için onu onun silahlarıyla vurmalıyız.teknoloji insanların özgürlüklerini kısıtlar.hayatınızı kolaylaştırır gibi gözükürken sizden çok şey alır.ilk başta özgürlüğünüzü!!!!!!!!!!!!!

_________________
For the Destruction of Civilization! For the Reconnection to Life!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 04 Eylül 2004 02:32 
Çevrimdışı
Führer
Kullanıcı avatarı
 ICQ  Profile bak

Kayıt: 08 Haziran 2004 21:41
İleti: 352
Konum: istanbul
uygurlarda aynı soruyu sordu
uygarlığa karşı olan insanlar neden tekerleği kullanıyor...
bu sorunun cevabı dingilde çünkü o hiç sorgulamadı....
teknoloji karşıtlığı doğal seleksyondan nasibini almamış olanların takınacağı bi tavır...teknolojiye ceptelefonu kullanmam internete girerek oturduğum yerde sosyalleşirim ...bana leyörögöt demek düşer


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 04 Eylül 2004 02:34 
Çevrimdışı
Führer
Kullanıcı avatarı
 ICQ  Profile bak

Kayıt: 08 Haziran 2004 21:41
İleti: 352
Konum: istanbul
[quote="kediNeOlaki?"]uygurlarda aynı soruyu sordu
uygarlığa karşı olan insanlar neden tekerleği kullanıyor...
bu sorunun cevabı dingilde çünkü o hiç sorgulamadı....
teknoloji karşıtlığı doğal seleksyondan nasibini almamış olanların takınacağı bi tavır... ...bana leyörögöt demek düşer
ceptelefonu kullanmam internete girerek oturduğum yerde sosyalleşirim
hmm kendi içinde çelişkili bi cümle


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 05 Eylül 2004 01:03 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 05 Ağustos 2004 23:47
İleti: 451
Konum: zonguldak eskişeher takılıom öle
bak yukardki yazının sahibi yazdığımın bi kısmını almışın kafana göre kullanıyosun.cep telefonu konusunda nasıl tiplerden bahsetmişim ve midem bulanmışda telefon almamısım bunu anlamıyosunda iki kelime çek al televoleciler gibi sora oraya buraya yaz
tamamen teknoloji karşıtı deilim ama en az şekilde kullanmaya çalışıyorum ihtiyaçlarım dahilinde

_________________
amanini mor koyun mee melerrr geliiirrr


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 05 Eylül 2004 01:49 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 ICQ  Profile bak

Kayıt: 14 Mart 2004 18:31
İleti: 904
ulan bırakın bunları...uygarlık karşıtı oldunu sölüosan bırak herşeyi...kışın kapa evindeki kaloriferi at telefonları bilgisayarınıda yak hadi sana kıyak tekstil makinalarının diktii elbiseleri ve ayakkabılarını giyebilirsin yorganları flnda kullanabilirsin...gene teknoloji ürünü betondan evindede otur ama bak merterde oturuosan meselaki ordan taksime yürüyerek gelceksin yok öle otobüs fln...oluomu?uygarlıın teknolojinin beraberinde bi sürü sorun getirdii doru...ama yararları yok değil...bnce uygarlıın ve teknolojinin imkanlarını en ii şekilde kullanmaya bakın...

_________________
________________
Anarchie ist Freiheit!
Anarchy is Freedom!
Anarchia é Libertà!!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 05 Eylül 2004 21:10 
Çevrimdışı
Dead Kennedy
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 03 Eylül 2004 23:50
İleti: 12
sorun kendini kurtarmak değil işte burayı anlamıyorsun sorun dünyayı kurtarmak bişeyler yazmaktan sa şu hikayeyi copy paste yapayımda oku kendine göre bişeyler çıkart

AHMAKLAR GEMİSİ

Ted Kaczynski

Bir zamanlar, bir geminin kaptanı ve ahbapları kendi denizciliklerini çok beğenir ve kendilerine çılgınca hayran olurlarmış. Gemiyi kuzeye çevirdiler, aysbergler ve tehlikeli buz kütleleri ile karşılaşıncaya kadar yol aldılar, ve çok tehlikeli sularda yol amaya devam ettiler, sadece kendilerine gemiciliğin çok parlak başarılarını yerine getirmek için fırsatlar vermek adına.

Gemi daha yüksek enlemlere ulaştıkça, yolcular ve mürettebat gittikçe artarak rahatsız oldular. Kendileri arasında tartışmaya ve yaşadıkları durumlar üzerine şikayet etmeye başladılar.

"Titriyorum" dedi gemici tayfası, "Hay Allah, bu kadar kötü bir yolculukta daha önce bulunmamıştım. Güverte buzla kaplı; gözetleme yerindeyken, rüzgar ceketimi bıçak gibi kesiyor; trinketa yelkenini camadanını her bağlayışımda neredeyse parmaklarım donuyor; ve bütün aldığım ayda sefil 5 şilin.

"Bunun kötü olduğunu düşÃ¼nüyorsun!" dedi bayan yolcu. "Soğuktan geceleri uyuyamıyorum. Bu gemideki bayanlar erkekler kadar battaniye alamıyorlar. Bu adil değil!”

Meksikalı denizci sözü kesip konuşmaya katıldı: “Chingado! Ben, İngiliz gemicinin aldığı maaşın sadece yarısını alıyorum. Bu iklimde kendimizi sıcak tutmak için bol yiyeceğe ihtiyacımız var; İngiliz daha çok alıyor. Ve en kötüsü, ikinci kaptanlar sürekli emirlerini İspanyolcanın yerine İngilizce olarak veriyorlar."

"Her hangi birinden daha çok şikayet edecek nedenim var.” Dedi Amerikalı yerli gemici, "Eğer soğuk benizli beni atalarımın topraklarından mahrum etmeseydi, bu gemide asla bulunmayacaktım, burada aysberglerin ve kutup rüzgarlarının arasında. Hoş, sakin bir gölde kanoyla gezinecektim sadece. En azından, kaptan bana barbut oynatmam için izin vermeli, ki böylece biraz para kazanabilirim.

Porsun söz aldı: “Dün, ilk ikinci kaptan sadece ağzıma alıyorum diye beni “ibne” olarak çağırdı. Bir erkeğin organını, bunun için isimler takılmadan emmeye hakkım var.”

Bu gemide kötü davranılan sadece siz insanlar değilsiniz,” diyerek yolcuların arasındaki hayvan sever araya karıştı, sesi öfkeyle titriyordu. “Neden, geçen hafta ikinci ikinci kaptanı geminin köpeğini iki kere tekmelerken gördüm!”

Yolculardan biri üniversite profesörüydü. Ellerini ovuşturarak hiddetle söylendi, “Bunların hepsi korkunç! Ahlaksız! Irkçılık, seksizm, türcülük, homofobi, işÃ§i sınıfının sömürülmesi! Ayrımcılık! Toplumsal adalete sahip olmalıyız: Meksikalı denizci için eşit maaş, bütün gemiciler için yüksek maaş, yerli için ücret, bayanlar için eşit battaniye, ağza almak için garanti hak, ve köpeği daha fazla tekmelemek yok!”

"Evet, evet!" diye bağırdı yolcular. “Aye-aye!” diye bağırdı mürettebat. “Ayrımcılık! Haklarımızı talep etmeliyiz!” Kamarot boğazını temizledi.

"Hımm. Hepinizin şikayet etmek için iyi nedenleriniz var. Fakat bana göre gerçekten yapmamız gereken şey gemiyi döndürmemiz ve güneye doğru gitmemiz, çünkü eğer kuzeye gitmeye devam edersek, er geç kazaya uğrayacağız, ve sonra maaşlarınız, battaniyeleriniz, ağzınıza alma hakkınız yarar sağlamıyacak, çünkü hepimiz batacağız.”

Fakat kimse onu dikkate almadı, çünkü o sadece bir kamarottu.

Kaptan ve ikinci kaptanlar, güvertenin kıçındaki makamlarından, izliyorlar ve dinliyorlardı.

Birbirlerine gülümsediler ve göz kırptılar, ve kaptanın el hareketiyle üçüncü ikinci kaptan kıç güverteden indi, yolcular ve mürettebatın toplandığı yere ağır ağır yürüdü, ve onların arasında durdu. Suratında çok ciddi bir ifade yerleşti ve böylece konuştu:

"Biz komutanlar kabul etmeliyiz ki bu gemide mazur görülemez şeyler olmaktadır. Şikayetlerinizi duyana kadar bu kadar kötü bir durum olduğunu anlayamadık. Bizler iyi niyetlerin insanlarıyız ve sizin sayenizde doğruyu yapmak istiyoruz. Fakat –pekala- oldukça muhafazakar ve kendi bildiği yolda ilerler, ve herhangi önemli değişiklikler yapmadan önce biraz kışkırtılması gerekebilir. Benim kişisel fikrim, eğer gayretle protesto ederseniz – fakat her zaman barışÃ§ıl ve geminin kurallarını ihlal etmeden – kaptanın ataletini sarsar ve gayet haklı olarak şikayet ettiğini problemlere hitap etmeye zorlarsınız.

Bunu söyleyerek, üçüncü ikinci kaptan güvertenin kıçına doğru yol aldı. Gittiği gibi, yolcular ve mürettebat arkasından, "Mutedil! Reformcu! Liberal! Kaptanın yardakçısı!" diye bağırdılar. Fakat yine de söylediği gibi yaptılar. Güvertenin kıçından önündeki gövdede buluştular, subaylara hakaretler bağırdılar, ve haklarını talep ettiler: “Daha yüksek maaş ve daha iyi çalışma koşulları istiyorum,” diye ağladı gemici tayfa.

"Kadınları için eşit battaniye” diye ağladı bayan yolcu. “Emirleri İspanyolca olarak almak istiyorum.” diye ağladı Meksikalı gemici. “Barbut oynatma hakkı istiyorum.” diye ağladı Yerli denizci. “İbne olarak adlandırılmak istemiyorum.” diye ağladı Porsun. “Köpeğin daha fazla tekmelenmesine hayır.” diye ağladı hayvansever. “Devrim hemen şimdi.” diye ağladı profesör.

Kaptan ve ikinci kaptanlar aceleyle bir araya toplandılar ve birkaç dakika görüştüler, bütün bu süre boyunca birbirlerine göz kırptılar, gülümsediler ve birbirlerini doğrularcasına kafalarını öne eğdiler. Daha sonra kaptan güvertenin kıçının önünde durdu ve, büyük bir cömertlik göstererek, şÃ¶yle beyan etti: “Gemici tayfanın maaşı ayda 6 şiline yükseltilecek; Meksikalı denizcinin maaşı İngiliz gemicinin üçte ikisi kadar olacak, ve trinketa yelkenini camadanını bağlama emri İspanyolca verilecek; bayan yolcular bir battaniye daha alacak; Yerli denizci cumartesi akşamları barbut oynatabilecek; Porsun, ağzına almayı tam mansıyla gizli yaptığı sürece ibne olarak anılmayacak; ve köpek, gemi mutfağından yemek çalmak gibi gerçekten ahlaksız şeyler yapmadığı sürece tekmelenmeyecek.”

Yolcular ve mürettebat bu imtiyazları büyük bir zafer gibi kutladılar, fakat bir sonraki sabah, tekrardan memnuniyetsizlik hissediyorlardı.

"Ayda altı şilin az miktar bir gelir, ve hala trinketa yelkenini camadanını bağlarken parmaklarım donuyor” diye homurdandı gemici tayfa. “Hala İngiliz ile aynı maaşı almıyorum, veya bu iklim için yeterli yiyeceği” dedi Meksikalı gemici. "Biz kadınlar hala kendimizi sıcak tutacak kadar battaniyeye sahip değiliz” dedi bayan yolcu. Diğer mürettebat ve yolcular da benzer şikayetlerde bulundular, ve profesör onları kışkırttı.

Konuşmalarını bitirdiklerinde, kamarot çekinmeden açıkça söyledi – bu sefer diğerlerinin kolayca anlamamazlıktan gelemeyeceği kadar yüksek sesle: "Köpeğin mutfaktan bir parça ekmek çaldığı için tekmelenmesi, ve kadınların eşit battaniyeye sahip olmaması, ve gemici tayfanın parmaklarının donması gerçekten korkunç; ve PorsunÂ’un istediği halde neden ağzına alamadığını anlamıyorum. Fakat aysberglerin şu an nasıl kalın olduklarına bakın, ve rüzgarın nasıl daha fazla sert estiğine! Bu gemiyi geri, güneye doğru çevirmemiz gerekiyor, çünkü eğer kuzeye gitmeye devam edersek, kazaya uğrayacak ve batacağız.

"Oh evet," dedi Porsun, “Kuzeye gitmemiz gerçekten korkunç bir şey. Fakat neden tuvalette ağzıma almak zorundayım? Neden ibne olarak anılmam gerekiyor? Diğer herkes gibi değil miyim?”

"Kuzeye doğru ilerlemek korkunç” dedi bayan yolcu. “Fakat görmüyor musun? Bu tamamen kadınların kendilerini sıcak tutmak için neden daha çok battaniyeye ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Şimdi kadınlar için eşit battaniye talep ediyorum.”

“Her yönüyle doğru” dedi profesör, kuzeye doğru yol almak hepimizin üzerine büyük sıkıntılar yaratacaktır. Fakat yönümüzü güneye doğru çevirmek gerçekçi olmayacaktır. Zamanı geri çeviremezsin. Durumun icabına bakmak için daha iyi hazırlanmış yollar bulmalıyız.

“Bak” dedi kamarot, “kıçtaki güvertedeki bu dört kaçık adamın yollarına devam etmesine izin verirsel, hepimiz batacağız. Eğer gemiyi tehlikeden uzaklaştırırsak, daha sonra çalışma koşulları, kadınlar için battaniye, ve ağzına alma özgürlüğü hakkında tasalanabiliriz. Fakat önce bu tekneyi çevirmemiz gerekiyor. Eğer bir kısmımız birlik olur, plan yapar, ve biraz cesaret gösterirsek, kendimizi kurtarabiliriz. Çok fazla insana gerek yok – yedi veya sekizimiz yapabilecektir.Geminin kıç tarafına saldırabilseydik, bu delileri gemiden denize atabilseydik, ve gemiyi güneye çevirebilseydik.”

Profesör sesini yükseltti ve sert bir şekilde söyledi, “Şiddete inanmıyorum. Bu ahlaksız.”

“Her hangi bir zamanda şiddet kullanmak ahlak dışıdır” dedi Porsun.

“Şiddetten dehşete kapılıyorum” dedi bayan yolcu.

Kaptan ve ikinci kaptanlar bütün süre boyunca izliyolardı ve dinliyorlardı. Kaptanın bir sinyaliyle, üçüncü ikinci kaptan ana güverteye indi. Yolcuların ve mürettebatın arasında kadar geldi ve gemide hala bir takım problemler olduğunu söyledi.

“Çokça ilerlemeler yaptık” dedi, “Fakat çoğunun gerçekleşmesi kaldı. Gemici tayfanın çalışma koşulları hala sert, Meksikalı hala İngiliz ile aynı maaşı almıyor, kadınların hala erkekler kadar epey battaniyesi yok, YerliÂ’nin Cumartesi gecesi barbutu, kayıp toprakları için değersiz bir karşılık, PorsunÂ’un ağzına almaya tuvalette devam etmesi haksız, ve köpek hala kimi zaman tekmeleniyor.”

“Bence kaptanın yeniden dürtülmeye ihtiyacı var. Eğer hep birlikte başka bir protesto gerçekleştirirseniz işe yarayacaktır – şiddetsiz kaldığı sürece.”

Üçüncü ikinci kaptan geminin kıçına doğru ilerlerken, yolcular ve mürettebat arkasından hakaret bağırdılar, fakat bununla beraber ne dediyse yaptılar ve başka bir protesto için geminin kıç güvertesi önünde toplandılar. Ağız kalabalığı yaptılar, çılgınca bağırıp çağırdılar, yumruklarını savurdular, ve hatta kaptana çürük yumurta attılar (ustalıkla yana kaçtığı)

Şikayetlerini duyduktan sonra, kaptan ve ikinci kaptanlar birbirlerine göz kırptıkları ve geniş olarak sırıttıkları konferans için aceleyle bir araya toplandılar. Daha sonra kaptan kıç güvertenin önüne hareket etti ve şÃ¶yle bildirdi: gemici tayfa parmaklarını sıcak tutsun diye eldiven verilecek, Meksikalı denizci İngiliz denizcinin dörtte üç maaşı kadar maaş alacak, kadın bir battaniye daha alacak, Yerli gemici Cumartesi ve Pazar geceleri barbut oynatabilecek, porsun karanlıktan sonra alenen ağzına alabilecek, ve kimse kaptanın özel izni olmadan köpeği tekmeleyemeyecek.

Yolcular ve mürettebat bu büyük devrimci zafer karşısında çok mutluydular, fakat bir sonraki günle birlikte tekrardan memnuniyetsizlik hissediyorlardı ve eski sıkıntılardan söylenmeye başladılar.

Kamarot bu sefer sinirleniyordu.

“Sizi kahrolası ahmaklar!” diye bağırdı. “Kaptanın ve ikinci kaptanların neler yaptıklarını görmüyor musunuz? Battaniyeler, maaşlar ve köpeğin tekmelenmesi hakkındaki saçma şikayet sebepleri ile meşgul etmeyi sürdürüyorlar, böylece gerçekten bu gemiyle ilgili nelerin yanlış gittiğini düşÃ¼nemeyeceksiniz – ki kuzeye daha uzaklara ilerliyoruz ve hepimiz boğulmuş olacağız. Eğer sadece bir kaçınız bunu anlama kararına varırsanız, birleşir, ve kıç güverteyi basarsak, bu gemiyi çevirebilir ve kendimizi kurtarabilirdik.

Fakat hepinizin yaptığı, çalışma koşulları, barbut ve ağza alma hakkı gibi önemsiz küçük konular hakkında ağlaşmak.”

Yolcular ve mürettebat öfkelendi.

“Önemsiz!!” diye ağladı Meksikalı, “ , "İngiliz gemicinin sadece dörtte üçü kadar aldığım maaşı akla uygun olduğunu düşÃ¼nüyor musun? Bu önemsiz mi?”

“Benim şikayeti mi nasıl saçma olarak tanılayabilirsin?” diye bağırdı porsun. “İbne olarak çağırılmak nasıl hakaret edici bilmiyor musun?”

"Köpeği tekmelemek ‘önemsiz küçük konuÂ’ değil!” diye haykırdı hayvan sever.

"Zalimce, insafsızca, vahşice!”

“Pekala,” diye cevapladı kamarot. “Bu konular önemsiz ve saçma değil. Köpeği tekmeler insafsız ve vahşice ve ibne olarak çağırılmak hakaret edici. Fakat gerçek problemimizle karşılaştırdığımızda – gerçekle karşılaştırıldığında gemi hala kuzeye gidiyor – sizin şikayete sebep olan haliniz önemsiz ve saçma, çünkü eğer bu gemiyi derhal çeviremezsek, hepimiz batacağız.

“Faşist!” dedi profesör.

“Karşıdevrimci!” dedi bayan yolcu. Ve bütün yolcu ve mürettebat diğerinden sonra sözü kesip konuşmaya katıldı, kamarotu faşist ve karşıdevrimci olarak suçlayarak.

Onu itip defettiler ve maaşlar, kadınlar için battaniye, ağza alma hakkı, köpeğe nasıl davranıldığı hakkında söylenmeye geri döndüler. Gemi kuzeye doğru yol almaya devam etti, ve bir süre sonra iki aysberg arasında ezildi ve herkes boğuldu.

Anti-copyright (c) 1999 Ted Kaczynski

_________________
For the Destruction of Civilization! For the Reconnection to Life!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 05 Eylül 2004 21:59 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 ICQ  Profile bak

Kayıt: 14 Mart 2004 18:31
İleti: 904
okudum bn bu hikayeyi....ama şunu unutmayın içinde en fazla 15-20 kişinin olduu bi gemide yaşamıoruz...6 milyar insanın bulunduu bi gezengende yaşıoruz...aradaki fark bu o hikaye ile gerçek hayat arasındaki..

_________________
________________
Anarchie ist Freiheit!
Anarchy is Freedom!
Anarchia é Libertà!!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 05 Eylül 2004 22:57 
Çevrimdışı
Dead Kennedy
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 03 Eylül 2004 23:50
İleti: 12
gemi dünya,kaptanlar otorite sahipleri,uygarlık karşıtları kamarot,geri kalan 6 milyar insanda ibne hayvansever işÃ§i profesör.biz diyoruz ki bu gidişata dur demezsek dünya yok olacak gemi batacak.ama 6 milyar anlamıyor sistem ufak oyunlarla onları kandırıyor.
hikaye ile gerçek hayat arasındaki fark ne ben onu anlamadım açıklarsan sevinirim

_________________
For the Destruction of Civilization! For the Reconnection to Life!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 06 Eylül 2004 22:16 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 ICQ  Profile bak

Kayıt: 14 Mart 2004 18:31
İleti: 904
6 milyarı 15 kişi temsil edemez bunu sölemeye çalışıorum...6milyar insanvarsa en az bi o kadarda farklı düşÃ¼nce vardır...ortak noktalar vardır mutlaka...ancak 6milyar insanı 15 kişi temsil edemez...bu şÃ¶le bişi türkiye cumhuriyetinde meclisteki itlerin türkiyedeki 70 milyon insanın tamamının görüşlerini gösterebilmeleri gibi bişi yani...yok ama böle bişi...olay bu aradaki fark bu gerçek hayat ve hikaye arasında...
yaşam gemideki kadar basit değil aynı zamanda...çok daha karmaşık...bu kadar basite asla indirgenemicek kadar karmaşık...bu yüzden bu hikaye her nekadar güzel ve düşÃ¼ndürücü olsada bu hikayeye dayanarak asla bir kanıya varamayız...

_________________
________________
Anarchie ist Freiheit!
Anarchy is Freedom!
Anarchia é Libertà!!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 16 Aralık 2004 03:19 
Çevrimdışı
Dead Kennedy
 Profile bak

Kayıt: 16 Aralık 2004 01:40
İleti: 15
Konum: şırnak
ula anuğa kodumun döt normalkeremi ağzına bi yarrak alsanda sesin kesilse orangutan boku
ne güzel konuşuyo tartışıyo adamlar atlıyon araya arsız it
bi sus dedik sus la konuşma siktirtme ecdadını ipnetorun dölü
kusura kalmayın yiğitler azımı bozdum bu ibnenin yüzünden
yeni girdim okuyudom güzel güzel ortamı bozmuş göt herif siz devam edin


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 16 Aralık 2004 03:24 
Çevrimdışı
Dead Kennedy
 Profile bak

Kayıt: 16 Aralık 2004 01:40
İleti: 15
Konum: şırnak
şimdi yeni farkettim bi forum var http://www.anarsiforum.tk orda zaten bu uygarlık karşıtı fikirler tartışılıyo ben sürekli takip ediyorum orayı buraya yeni üye oldum ve farkettimki aynı kişiler burda da var. o forumdaki yazıları çok beğendiğimi söylemek istiyorum tartışmalar çok kaliteli seviyeli tabi bu normalkerem dötü oraya da gelmiş sıçmış biraz ama temizlenmiş sanırım.
açıkçası ben uygarlık karşıtlığı nedir bilmezken sürgün sağolsun muazzam benzetmeler ve yazılarla beni çok etkiledi artık düşünmüyo değilim. teknolojiyi sürekli sorgulamaya başladım
forumu bilmeyenlere tavsiye ederim çok kaliteli gerçekten


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 16 Aralık 2004 11:57 
Çevrimdışı
KuÅŸburnu
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 30 Ağustos 2004 21:11
İleti: 1774
Konum: istanbul
utku tek kelimeyle "mükemmelsin".

abi cidden haklısın,ben okuyup geci0rum bunları,sen cevap weri0sun ama öle güzel cewap weri0sun ki yazmadan duramı0rum.

anarşiii isyaaan caart cuuurt o kadar basit deil işte.yok devrimci liseli yok devrimci genç vidi vidi bunların yarısından fazlası göz boyama.neyin devrimini yapıy0sun bu devirde? tüm dünya üzerinde birbiriyle bağlantılıdişlilerle dönen bi çark var,burdan kimlerin cebine para akmıyor ki!! uyuşturucu,cart,curt,vidi,vidi her şeyin sonu kapitalizm.

uygarlığa karşı diilim ben,kapitalizm denen bokun yan etkilerine karşıyım.
öle anareşiii deeevriiim isyaaan la olucak işler diil bunnar.hadi canım..hadi canım çıkış sağ üst köşede..

_________________
bokuma kurban ol sen benim.

Resim


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 16 Aralık 2004 13:49 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 19 Kasım 2004 22:40
İleti: 2514
Konum: Hof an der Saale - Almanya
Uygarliga karsi olanlara hek veriyorum, cünkü uygarlik, götü kalkmisliktir. Insanlar da sonucta hayvandir cünkü...

_________________
"AUTHENTIC PUNK'N'ROLL: http://www.myspace.com/dieneurotics"


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 16 Aralık 2004 14:57 
Çevrimdışı
KuÅŸburnu
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 30 Ağustos 2004 21:11
İleti: 1774
Konum: istanbul
hayır abi uygarlık nası götü kalkmışlık ya?
o zaman senin internetin de,elektro gitarın da anfin de konserin de müziğin de hepsi uygarlığın parçası..uygarlık diil sorun..kapitalizmin yan etkileri.mantıklı olun biraz.

sen nası kitle imha silahıyla cep telefonunu aynı kefeye koyarsın ya..

_________________
bokuma kurban ol sen benim.

Resim


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 16 Aralık 2004 15:07 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 19 Kasım 2004 22:40
İleti: 2514
Konum: Hof an der Saale - Almanya
Yaw sen bana bakma Esin, biz öylesine konusuyoz burda :lol:
Ama, uygarligin da yan etkileri vardir yani, göz önünde bulundurmak lazim...

_________________
"AUTHENTIC PUNK'N'ROLL: http://www.myspace.com/dieneurotics"


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 16 Aralık 2004 15:08 
Çevrimdışı
KuÅŸburnu
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 30 Ağustos 2004 21:11
İleti: 1774
Konum: istanbul
uygarlığın yan etkisi kapitalizmdir abi zaten direk:) alla allaaaaa:))

_________________
bokuma kurban ol sen benim.

Resim


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 16 Aralık 2004 15:09 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 19 Kasım 2004 22:40
İleti: 2514
Konum: Hof an der Saale - Almanya
Yok, baska seyler de var... Mesala ask, ciftlesme felan... Bunlar eskiden bu kadar komplikemiydi?

_________________
"AUTHENTIC PUNK'N'ROLL: http://www.myspace.com/dieneurotics"


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 20 Aralık 2004 14:26 
Çevrimdışı
Führer
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 13 Eylül 2004 12:00
İleti: 381
Konum: danadana
uygarlýk,gücü olanýn yararýna.böyle olmamalý.

_________________
selahattin


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 20 Aralık 2004 14:52 
Çevrimdışı
Dead Kennedy
 Profile bak

Kayıt: 17 Aralık 2004 15:23
İleti: 15
uygarlik kisinin kendini bilmesidir,kendini bilmeyen adam cep telefonu da kullanir mutffak robotuda,o halde uygarlk kisnin kendini bilmemesidir.

_________________
give war a chance


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 20 Aralık 2004 15:06 
Çevrimdışı
Doc Marten Skinhead
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 11 Mayıs 2004 20:52
İleti: 601
baba ben bi filmde izlemiştim.adam uygarlık karşıtı mıydı neydi..ormanda yaşıyodu.ne elektrik ne şey.kitap okuyo,mumu felan vardı.yalnızdı tabiki.ama insan şu soruyor kendine 'la manyak bölee ormanlara gelmişsin bi garı kapsaydın yaa'..
hay allah senin canını almasın emi..


Sayfa başı
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 57 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: manic depresif ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group  
Design By Poker Bandits  
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO