Türk Punk Forum

KaraÅŸimÅŸeK
Defence Group Wing Tsun Bonn
Sistem saati: 05 Aralık 2008 13:41

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 45 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: CRASS
İletiTarih: 24 AÄŸustos 2005 20:14 
Çevrimdışı
Führer
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 30 Mayıs 2004 19:23
İleti: 379
Konum: Istanbul
Crass Crass Crass

sevenler sevmeyenler çok slogan bulanlar az melodik bulanlar davulunu ve basını sevıp gıtarını sevmeyenler

konusun bakalım...Benım bır numaralı anarko grubumdur ötesını tanımam tanıyanı da sevmem

saygılar...

We are Crass,NOT CLASH! derler atasözü olarak

Ikıncı atasozlerı de,Punk is Dead dir...bu yüzden seviyom bu grubu galiba

_________________
This is a message to you rudy!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 24 AÄŸustos 2005 22:10 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 23 Nisan 2005 11:31
İleti: 837
Konum: kadıköy - kartal - sakarya - yalova
bütün şarkılarını severek dinlerim...davulu bassı diye kayırmam sevdiim bi grubdur


En son escapist tarafından, 17 Aralık 2005 20:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.

Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 24 AÄŸustos 2005 22:33 
Çevrimdışı
Führer
Kullanıcı avatarı
 ICQ  Profile bak

Kayıt: 18 Nisan 2004 17:17
İleti: 448
Konum: ist/ank
tektir onlar yaw, The Feeding Of The 5000 klasiktir, galiba ilk defa anarsi isaretini bu adamlar cikarmislar, grafiti kültürünün baslangicinida bu adamlara dayarlar ama cok mantikli diil tabii, ve sözler diziler halinde diil, paragraf halinde yazilmistir, öncü gruplardandir direk. punk diye bisi varsa bu adamlar yapmistir, delikanlidir, vokali hayatini anarsiye adamis, hll ossun ne diim, son singlelarida müthis ötesi 2001 yilinda cikmis galiba. Big A Little A sarkinin ismi, indirebilirseniz indirin 10 numara sarki.

_________________
Rude Boys Cannot Fail


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 25 AÄŸustos 2005 08:15 
operation ivy yazdı:
galiba ilk defa anarsi isaretini bu adamlar cikarmislar,

hadi yaa? sanmıyorum... anarşinin tarihi çok daha geçmişe uzandığına göre öyle olmaması gerek gibime geliyor ama merak ettim bi araştırayım sorup soruşturayım şunu...


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 25 AÄŸustos 2005 11:31 
Çevrimdışı
nikiniziyiyim
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 02 Aralık 2004 13:01
İleti: 1640
benim bildim anarsıyle ilgilenen ilk müzik grubu.ayrıca punk topluluna ilk olarak barsseverlık fıkrını asılayan grupların basında gelıyor.

_________________
herkes neden düşman

herkesın a.k bıze bısey olmasın


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 25 AÄŸustos 2005 12:56 
bu yazıyı punkerland'in eski sitesinden buldum, cheki nereden aldı bilmiyorum. söylesin biz de bilelim nereden bu alıntı ve çeviri ?
--------------------------------------------------------------------------------
Punka Karşı Punk Crass

1976’da Punk ilk defa kendini ‘do it yourself’ mesajını kustuÄŸunda biz farklı yollardan bu iÅŸi yapıyorduk zaten. Rotten, Strummer vs. en sonunda yalnız deÄŸildik.

Bir grup kurmayı hiçbir zaman ciddi olarak düşünmedik. Basitçe oluverdi. Steve ve Penny (zaten) beraber yazıp, söylüyorlardı. 77’nin yazının başında dilenerek, çalarak ve ödünç olarak bir grup olmak için gerekli araç, gereci toplayabildik. Ve artık bir gruptuk :CRASS

BeÅŸ ÅŸarkı çalmayı becerdiÄŸimizde konserler baÅŸladık ve yola çıktık. YetersizliÄŸin ve bağımsızlığın kaotik gösterileriydi bunlar. Orada, burada çaldık. Åžimdilerin efsanevi club’ü olan Roxy Club’den kovulmuÅŸtuk o zamanlar. Onlar akıllı uslu çocuklar istediklerini söylemiÅŸlerdi. Gitar ve mikrofonları sikilesi oyuncaklar mı zannediyorlardı?

Åžu anda anladık ki önder punklar olan Pistols, Clash söyledikleri gibi deÄŸillerdi. Kimseye yardım etmediler; kendilerin baÅŸka. Yeni, kolay bir moda baÅŸlattılar. Londra'nın trendy caddesi olan King’s Road’a geçici bir hayat stili getirdiler. Bunu devrim olarak sundular. Biz ise gene kendi yolumuzdaydık.

Alkolik pusuya rağmen bizler, görevimizin gerçekten alternatif bir müzik yaratma olduğuna karar verdik. Biz daha çok veren bir şeyler yapmak istedik. Tüm bunların ötesinde hayatta kalacak şeyler yapmak istedik. Sahnede verilen sözlerin çoğu caddede unutuluyordu.

Canlandırdığımız en iyi şeyleri taklit eden şarlatanların artmasıyla beraber biraz dışa kapandık ve içip-sıçmaya ara verip kendimizi daha ciddiye almaya karar verdik. Kendini beğenmiş, tavus kuşlarına benzeyen boyalı punklara tepki olarak siyah giyinmeye başladık. Fikirlerimizi anlatmak için el yapımı kağıtlar hazırladık ve bir gazete çıkarmaya başladık...Uluslar arası ilahi. (International anthem)

77/78’in uzun süren yalnız kışında Whıte Lıon ve Putney’de onlar çalarken dinleyicilerin çoÄŸunu Uk Subs; onlar çalarken de seyircilerin çoÄŸunu biz oluÅŸturuyorduk. Bu zaman zaman umut kırıcı olsa da genellikle eÄŸlenceliydi. Her ÅŸey sıkıcı ve kötü gitmeye baÅŸladığında Charley Harper'in punk'ın insanların müziÄŸi devrimci bir müzik olduÄŸuna tam inancı ve hevesi bize ilham veriyordu. Mc'laren ve yandaÅŸları bunu asla hayal edememiÅŸlerdi.

Konserlerimiz vahşi ve düzensizdi. Şarkının yarısına geldiğimizde her birimizin farklı şarkılar çaldığını yeni fark ediyorduk. Bütün bu kaosa rağmen ortada kocaman bir eğlence vardı. Kimse çayında süt olmadığı için inlemiyordu ve kimse Bakunin'den monologlar nasıl okuduğumuzda sıkılmışa benzemiyordu, kimse anarşi ve barışın nasıl bağdaştırıldığını merak etmiyordu.

Fikirler açıktı ve kendi yaşantımızı kendimiz yaratıyorduk. Bunlar güzel yıllardı ta ki yarattığımız özgür alternatifler dar kafalı kurallar yığını haline dönüşene dek. Gerçek punk dediğimiz şeyin anektotlara sıkışıp kalmasına kadar. Bir kere Rock Againts Racism konserinde çaldık. Bu konserde çaldığımız için bize para ödenen tek showdu. Biz adama ;Bu parayı olay için kullan dedik. Adam bize Olay bu dedi. Bir daha para da almadık.

78 yazının sonuna doÄŸru Pete Sennet –Small Wonder Records- bizim bir demo kaydımızı dinleyip beÄŸendiÄŸini söyledi. Bir single çıkartmak istiyorduk. Hangi ÅŸarkı olacağına karar veremedik. Böylece yaptığımız bütün bir 45liÄŸe doldurduk. Adını Feeding of Five Thousand koyduk. Çünkü 5000 basabildiÄŸimiz en büyük rakamdı.

Müzik basını ise albümden ve bizden nefret etti. British Rock tarihinin en etkileyici gruplarından biri olduğumuzu iddia etmek çok abartılı olmaz. Evet müziği çok fazla etkileyemedik ama sosyal olaylar üzerindeki etkimiz gerçekten büyüktü. En başından beri müzik basını bizi görmezlikten geldi. Ancak koşullardan dolayı bazen istemiyerek de olsa bize kredi veriyordu. Aslında bu çok basit ticari mantık: eğer sen onların oyununu oynamazsan; onlar da seninkini oynamaz. İnsanlar sadece grupların kasetlerini almıyorlar. Aynı zamanda medyaya da para ödüyorlar. Şarlatanlar hayal edemeyeceğimiz kadar derine yayılmışlardı

Bununla birlikte tehlike olduğumuzu farkedince ilk teklifler düşmandan geldi: Mr. Big bizi ucuz şarap ve 50 000 pounda satın almak istedi. Bize Purkeys Packac'e katılmamızı önerdi. Ve eğer kendisiyle anlaşmazsak asla başarıya ulaşamayacağımızı söyledi. Bu reddettiğimiz bir sürü tekliften biriydi. Jimmy Pursey hakkında çok fazla bir şey duymadık sonradan.

79 ilkbaharında Feedin’ geldiÄŸinde; ilk ÅŸarkı (The Sound of Free Speech) biraz yavaÅŸtı. Asylum ve Shaved Woman ile bir 45’lik haline getirdik; hatta kapağını bile evde kendimiz yapmıştık. Halktan gelen ÅŸikayetler üzerine, polis dükkanlara baskın yaptı. Biz de Scothland Yard’ı ziyaret etmek zorunda kaldık. Orada çay içerek öğleden sonramızı geçirdik. Serbest bırakıldığımızda bize bir not yazmışlardı: Åžimdi serbestsiniz, artık uslu durun. Gibilerinden bir ÅŸeydi. DoÄŸamızda olan özgürlük, uslu durmamıza engel oldu. Åžimdiye kadar da polisle sürekli muhatap olduk.

Bu zamana kadar katıldığımız tek radyo programı John Peelin proğramıydı. Ondan sonra da bir dizi showa katıldık. Bütün bunlar bizim BBCnin kara listesine girmemiz için yeterli olmuştu. Tabi ki FolkLand hakkındaki muhalif gözlemlerimizde BBCyi sıkıştıran muhafazakarlar için kabul edilmezdi. Basın bizim için haydutlar diyordu. Bizi yok etmeye çalıştılar. Biz ise logomuzun yanında birde anarşist simge kullanmaya başladık. Bu simge yuvarlak içinde bir A idi,o zamanlar belli yerlerin dışında kullanılmazdı. Bizim simgemizde önce ceketlerin arkasına, badges olarak; sonra duvarlarda vs. kullanıldı. Yavaş yavaş tüm ülkeye yayıldı. Oradan da birkaç yıl içerisinde tüm dünyaya. Rotten kendini anarşişt olarak gösteriyordu. Ama Anarşizmi milyonlarca insan için popüler bir harekete dönüştüren bizlerdik.

Yaptığımız iÅŸin gerçek etkisi Rockn Rollla sınırlı kalmadı. “Gates of Greenhem’den Berlin duvarına,”Stop the City hareketinden Polonyadaki underground konserlere kadar; binlerce insanı kapsıyordu. Bizim anarko-pasifizm anlayışımız punkla eÅŸanlamlı olmuÅŸtu. Ve bu tamamıyla kendiliÄŸinden olmuÅŸtu.

77’nin baÅŸlarında Londra’nın merkezinde bir “grafiti duvarı” yaptık. Fight war ve Stuff your sexist shit gibi radikal mesajlarımızı yazdık. İngiltere’de bu türdeki ilk çalışmaydı. Ve bu ilham ile koca bir harekete dönüşmüştü. Ancak ÅŸu anda bunun trip-hop’çuların elinde amerikan kültürünü yansıtmasından dolayı üzgünüm.

Sprey boya ile elde etytiÄŸimiz bu baÅŸarımızdan dolayı bir sonraki albümün ismini “Stations Of The Crass” koyduk. Kapakta da grafitisini bizim yaptığımız bir istasyondan çekilmiÅŸ fotograf vardı.

Small Wonder records’tan Pete (dükkana çizdiklerimizden dolayı) poli,sin sık sık gelmesinden bıkmıştı. Biz de borç para alarak Stations... '‘ kendimiz çıkardık. Ve oldukça iyi sattı. Elde ettiÄŸiÄŸmiz paray6la kendi plak ÅŸirketimizi kurduk. Crass Records.. Zounds’tan bir 45’lik ile iÅŸe baÅŸladık. Bu daha sonra insanlara tanıtacağımız bir sürü iyi gruptan biriydi.

80 ilkbaharında hapisanedeki anarÅŸiÅŸtler için bir dizi konser verdik. Onlara paradoksal bir ÅŸrkilde “persons unkown” deniyordu. Bize bir anarÅŸist merkez açacaklarını ve katkıda bulunup bulunamayacağımızı sordular. Bizde Poison Girls’le Bloody revolutions’ı kaydedip bu projeye katkıda bulunduk. Yaklaşık bir yıl kadar Persons Unknown’daki eski tüfek anarÅŸiÅŸtlerle anarko-punklar arasında mutsuz muhabbetler oldu. İdeolojik baskılar sonucu merkez kapatıldı sonunda.

Tam bu sıralarda bir feminist hareket baÅŸlattık. Bazen can sıkıcı bir grup olduÄŸumuızdan haberdardık. Çalışmalarımızdaki feminist hareket tamamıyla gözardı ediliyordu. Biz de Penis Envy’i piyasaya çıkarttık.

Piyasaya çıktıktan bir hafta kadar sonra 15 numaradan listeye giren Penis Envy doÄŸal olarak öteki hafta ilk 100 içinde yoktu. Major plak ÅŸirketleri kendi plaklarını ilk 100’e sokmak için para öderse bazılarının dışarıda kalması gerekir. EMI tarafından sevilmediÄŸimizi biliyorduk. EMI’sdan birisinin Crass elemanı ile görüşmesi yasaktı. Dükkanlarında hiçbir materyalimiz satılmıyordu. Bloody revolutions’taki posterden dolayı uyarı uyarı aldıktan sonra.

Kolay değildi; yaratmak istediğimiz herşeyi onklar yok ediyorlardı. Stonehenge Festivalinde çalmak istedik, ama bisikletlilerden dayak yedik. National Front ve Ship tarafından engellenen konserlerimiz oldu. Bunun gibi bir sürü belamız vardı ama yine de eğlencemizi sürdüyorduk.

1981’de Christ- The Album’ü kaydediyorduk. 82’de piyasaya sürdüğümüzde bela eÄŸlencenin üstüne çıkmıştı. Çünkü İngiltere savaÅŸa girmiÅŸti.

Güney georgia isminde, daha önce ismini duymadığımız, bir adeadaki olaylar; Falkland denilen daha önce ismini hiç duymadığımız bir başka adaya sıçramıştı. Yüzlerce genç insan ölmeye başlayınca şarkıılarımız protestolarımız, marşlarımız, sözlerimiz ve fikirlerimiz ciddiye alınmaya başlamıştı. Thatcher savaşı seçim için imaj olarak kullanıyordu. O açıkça savaş istiyordu.

Hainj olatrak görünme riskine rağmen Anti-Falkland savaşı kampanyalarımıza devam ettik. Basın trafından da hain olarak adlandırldık. Devlettende adımlarıımıza dikkat etmemiz emize yönelik mesajlar uyarılar aldık. Barış hareketi çok iyi gidiyordu. İnsanlar savaş istemiyoruz diye haykırıyordu. Ve artık bir savaş vardı.

SavaÅŸ bittiÄŸi zaman “ How does it feel to be mother of a thousand death?” albümümüz çıktı. Fanlarımız tarafından çok beÄŸenildi. Thatcher albümü dinledikten sonra İçiÅŸleri Bakanlığında cezalandırılmamızın kaçınılmaz olduÄŸunu söylemiÅŸti. Radyo programının bitiminde Tim Eggar’ın tam bir deli olduÄŸunu söylememiz iÅŸin tuzu biberi olmuÅŸtu. Parti ile başımız belaydı. Tambu sıralarda Opposition üyelerinden destekleyici mektuplar almaya baÅŸladık.

Kendimizi garip ve korkutucu bir arenada bulduk. Bizler fikirlerimizi açık görüşlü insanlarla paylaşmak istiyorduk. Ama görüntümüzün içinde kara gölgeler vardı şimdi.

Christ- The Albüm’ün hazırlanışı ve çıkışı bayağı uzun sürmüştü. Bu tembelliÄŸimiz ve bunun üzerine Falkland Asavaşı vs. ile tam bir moral çöküntüğsü yaşıyorduk. Tam bu noktada82’nin sonunda ateÅŸleyici bir ÅŸeye ihtiyaç hissettik ve ilk squat konserimizi organize ettik. Åžimdiklerin Zig-Zag klübü olan o zamanki iÅŸgal evinde bağımsızlığımızı bir kere daha ilan ettik. Bu sefer yaklaşık yirmi grupta bizimle beraber idi. Gerçek anlamda punk olan yirmi grup. Yirmidört saatlik bu enerji patlamasını saÄŸlamamız dünya üzerindeki bir çok organizasyona ilham kaynağı olmuÅŸtu. Dersimizi almıştık. Ve Do it yourself hiç bu kadar gerçekci olmamıştı.

Yes Sir I will isimli albümüz ilk taktik karşılığımızdı. Bu çalışmamızdaki mesajımız çok gürültülü ve açıktı. Kendimizden başka otorite tanımayın.

Politik pozisyonumuz gittikçe uçlara yaklaÅŸtıkça, nedenlerimizi açıklamak için daha temiz birÅŸeyler yapmamız gerekiyordu. “Kendi” kavramı üzerinde durduk. Zaman zaman slogancılık yapıyoruz diye ÅŸuçlandık. Åžimdi gerçekleri açığa çıkatrmanın zamanı. Sinirimizin sebebi aÅŸktan geliyordu., nefretten deÄŸil. Söylediklerimiz ve yaptıklarımız bizi rahatsız etmeye baÅŸladı. Gerçekten kansız bir devrim yapmak mümkün müydü? Gerçekten gerçekmiydik? Yoksa kendi paradokslarımız bizi yok mu ediyordu.

Bu sıralarda Thatchergate kasetlerini dünya basınına yolladık. Bu kasette Reagen ve Thatcher'ın Belgranonun batmasınkın sorumluluÄŸu üzerine konuÅŸmaları vardı. Bunun sonucunda Thatcher’i avrupadaki nükleer silahlar için tehdit ediyordu. Bu olay bir sürü diplomatik muhabbete neden oldu. Gazeteler çok fazla bahsettiler. Başımıza iÅŸ açılacağından korkmuÅŸtuk. Derken The Observer’dan bir gazeteci bizimle konuÅŸmak istedi. İlk baÅŸta yalanladık ama sonradan tüm sorumluluÄŸu üzerimize aldık. Kasetin kaynağı konusunda hiç sır vermedik.

Daha önce grafiti ve benzeri eylemler yapmıştık. Ama bir kaset olayı başkaydı. Telefon hiç susmuyordu. Bizden bir grup punk diye bahsediyorlardı. Bir çok röportaja katıldık. TV showları vs vs. hep anarşist bir çerçevede konuşuyorduk. Artık medyastarı olmuştuk.

Yollardaki yedi yıldan sonra; fikirlerimizi açıklayacak bir platform bulmuştuk ama anlayışımızı kaybetmiştik. Eskiden cömert ve canayakınken şimdi, insanların iyi olduğuna inanmayan, alaycı ve içe kapanık olmuştuk. Neşeli iken mutsuz olmuştuk. Optimist olmamız sebebimizken şimdi pesimist idik artık.

1984'e gelindiÄŸinde herÅŸey Orwell’in romanındaki kadar kötüydü. İşszlik, evsizlik ve açlık. Polis gücü gerçek olarak karşımıza çıkıyordu. Süren mahkemelerimiz umudumuzu kırıyordu. Kısacası sizi konuÅŸturmamak için bir çok yolumuz var demeye getiriyorlardı.

O yaz son sahne showumuzu yaptık. Güney Galler maden işçilerine destek olarak düzenlenen bir konserdi. Sahnede özgürlük savaşının bitmediğini söyledik ancak eve döndüğümüzde hepimiz bir şeylerin bittiğinin farkındaydık. Fikirlerimizi açıklayacak yeni yollara gereksinimimiz vardı. Bir iki hafta sonra Hari Nona kendi yolunu aramak içişn gruptan ayrıldı. Kendimizden başka otorite tanımayız diyorduk ama biz kendimiz olmayı unutmuştuk. Çünkü biz Crass olmuştuk. Class War'dan Christians For Peace'e kadar tüm hareketler kaybettiği değerleri tekrar yakalamak zorundaydı. Düşmanı tanımlayamadığımız için hepimiz suçluyuz..

Onlar ve siz diye bir şey yok; sadece sen ben ve biz varız. Kendimizi bulmak zorundayız. Olmak için karatenin amacı, kırmayı istediği o tuğla değil ; gerisindeki boşluktur. İşte bu örnekten öğrenecek çok şeyimiz olduğuna inanıyorum.

Bize şiddet ve terör olarak olarak dönen şeytanın gölgesini yok etmek için çok fazla zaman enerji ve ruhumuzu harcadık.,. O gölge geldi kalplerimize oturdu. Ve şimdi kalplerimizi ışığa çıkarmanın zamanıdır.

Dünyadaki hastalığı yeteri kadar biliyoruz. Bu hastralığa daha fazla eklememek için dikkatli olmalıyız. Hepimiz kaybettik ve hepimiz başardık. Eğer bir şeyler yapmak istiyorsak; yapacak kadar güçlü olmalıyız. Crass; aşk, barış, özgürlük demekti. Şimdi bunu daha iyi biliyoruz.

(1)Rock Against Racism: Clash'în Felon'da katıldığı bir dizi anti-faşist gösteri

(2) Feeding Of Five Thousand : 5000 kiÅŸiyi beslemek

(3) Stations Of The Crass: Crass'in istasyonları. Yer altı istasyonlarına grfiti çizmelerini göderme yapıyorlar.

(4) Persons Unknown: Bilinmeyen insanlar

(5)How İt Feel To Be A Mother Of A Thousand Death: Bin ölünün annesi olmak nasıl bir duygu. Burada Falkland Savaşında ölen insanlar için Thatcher'a gönderme yapıyorlar.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 25 AÄŸustos 2005 12:59 
Çevrimdışı
Hakkı Bulut
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 29 Ekim 2003 22:49
İleti: 2811
Konum: NedreN
söylemem ben yazmışımdır.

harbi la yeni siteye koymamışız anaa

_________________
Resim


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 25 AÄŸustos 2005 14:15 
yukarıdaki yazıdan anladığım kadarıyla şu meşhur A logosunu icat eden değil, yaygınlaşmasını sağlayan crass.

sonra, yine kendi anladığım kadarıyla, şu barış muhabbeti de, gelin pank kardeşler öpüşelim barışalım kardeş olalım muhabbeti değil, anarko-pasifizm. anarko-pasifizm de genelde pasif keliemsinden dolayı yanlış anlaşılır. buradaki pasifizm her türlü şiddetin reddi anlamına gelen pasifliktir. yoksa eylem yapmamak, hiçbişey yapmamak anlamında değil. Tolstoyist anarşist pasifizm...

mesela bir eylemde polis saldırdı, bu saldırıya karşı saldırı üretmezsin, yere yatar kapanırsın ve seni alıp götürebilmek için en az 2 polis gerekir. bu bir pasif direniştir mesela... şiddet içermez.

crass'i panka karşı punk ve barışçı yapan özelliklerden biri de bu pasifizm olsagerek. şahsen ben saldırgan, öfkeli, agresif bir müzik olan punk ile pasifizmi yanyana düşünemiyorum. pankı 68 hippi kuşağından ayıran en önemli özelliklerden biri de bu değilmi zaten?

ama crass'e saygımız büyüktür tabi, hele ki punk's not dead sloganının bu derece cıvıklaştığı şu dönemde (biz geriden takip ediyoruz tabi ingiltereyi) punk is dead sloganı tam kıvamında oluyor yani... hem şarkı da çok güzel zaten...

PUNK
ıs
DEAD !!!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 25 AÄŸustos 2005 22:48 
Çevrimdışı
Düüüt Düüüt
Kullanıcı avatarı
 YIM  Profile bak

Kayıt: 22 Kasım 2003 17:15
İleti: 3283
Konum: biraz çanakkale birazda yalova
severim bu grubu bende eyidirler dinlerim devamlı... o yazı sanırım yanlış hatırlamıyosam bi fanzinde vardı galbaa...

_________________
...............................
...............................
...............................
?????????????????????


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 26 AÄŸustos 2005 11:00 
Çevrimdışı
Hardliner
 Profile bak

Kayıt: 03 Mart 2004 21:30
İleti: 972
bu yazı bir kitapdada vardı lan sanırsam ama emin değilim birde crass başlığı vardı lan ben yazmıştım hatta bişeler neyse ama


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 26 AÄŸustos 2005 13:31 
Çevrimdışı
Doc Marten Skinhead
 WWW  Profile bak

Kayıt: 24 Mart 2004 21:53
İleti: 706
Konum: istanbul
bende çok severim bu grubu en sevdiim punk grupları arasındadır

_________________
http://www.myspace.com/cemiyettepisiyorum


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 26 AÄŸustos 2005 15:42 
Çevrimdışı
nikiniziyiyim
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 02 Aralık 2004 13:01
İleti: 1640
Biz insanlara durumalrının gerçekten ne olduğunu ve de barış istemenin ne zayıflık ne de hippilik olduğunu gösterdik (steve ıgnorant)

Anarşiyle barışseverlik arasında herhangi bir çelişki yoktur.barışseverlik dirençsizlik değildir;benim için,hayatın çalınmasına karşı derinden bir tikseinme hissini temsil ediyor…….barışseverliğin dirençsizlikle eşit olduğu inancı,anaşinin kaosla eşit olduğu fikri kadar naiftir (crass,Flipside)

Kendilerini anarşist olarak nitelendiren bazı punklar,klasik anarşişst düşünceyi oluşturan öğelere ilgisiz kalmış yada hareketin görünüşüne göre ^^entelektüel^^olan yönüne yabancılaştırılmışlardır.crass tarafından desteklenen ingilteredeki anarşi merkezinden bahsederken steve ignorant şöyle dedi:^^birkaç toplantıya gittim ve orada kullanılan dilin az çok.yüzyıl önce yazan anarşistlerin sarf ettiği sözlerden alıntılardan ibaret olduğunu gördüm.dinleyen herhangi bir punkın bundan tek bir söz bile anlamayacağını düşündüm.orada bir tür hiyerarşinin var olduğu hissine kapıldım.yani,proudhon ya da şu ya da bu yazari en çok okumuş olan insanın şeref mevkiine layık olduğu hissi.benim için bunun,herhangi bir siyasi parti toplantısındanhiçbir farkı yoktu.ölü insanların yazdıkları hakkında mırıldanan bir sürü insanın bir masa başında toplanması^^

_________________
herkes neden düşman

herkesın a.k bıze bısey olmasın


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 26 AÄŸustos 2005 15:54 
Çevrimdışı
nikiniziyiyim
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 02 Aralık 2004 13:01
İleti: 1640
fakat sonradan carss uyesı steve ıgorantın okudumdan anladım kadarıyla bu fıkırleri degısmiş.

bi kitapta sole dıyordu.

barıscı punklar oldugu kadar,kendılerını anarşist olarak nitelendıren fakat barısseverlıge inanmyan punklarda vardr.bunların bazıları punklar arasındaki ilk barıssever taraflarıdır.İngiliz müzik grupları Conflict ve Chumbawamba'nın üyeleriyle birlikte CRASS üyesi Steve İgnorant,defalarca Dazlak ve polis saldırısına uğradıktan sonra barışseverliği reddettiler.barıışseverlik,daha önce destekleyenler tarafından bile artık naif bir fikir olarak görülmektedir.

_________________
herkes neden düşman

herkesın a.k bıze bısey olmasın


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 27 AÄŸustos 2005 03:47 
Çevrimdışı
Punkrocker
 Profile bak

Kayıt: 22 Temmuz 2005 00:44
İleti: 42
sansurcu zıhnıyetın taaa mına koyıım
ne sılınıo msjlar


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 01 Eylül 2005 19:51 
Çevrimdışı
Punkrocker²
 Profile bak

Kayıt: 09 Mayıs 2005 22:25
İleti: 51
Konum: İstanbul
...


En son Poster-iTi tarafından, 20 Eylül 2007 13:35 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.

Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 02 Eylül 2005 10:49 
Çevrimdışı
Doc Marten Skinhead
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 14 Nisan 2005 19:48
İleti: 675
Alıntı:
CRASS üyesi Steve İgnorant,defalarca Dazlak ve polis saldırısına uğradıktan sonra barışseverliği reddettiler.barıışseverlik,daha önce destekleyenler tarafından bile artık naif bir fikir olarak görülmektedir.


doğru yolu bulmuş yani barış fln yalan gelir bana ben gibiler hayat hiç bir zaman çiçek böcek olmıyacak kadar gerçektir

_________________
Resim


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 17 Aralık 2005 19:41 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 06 Mayıs 2005 16:32
İleti: 451
Konum: istanbul
"anarchy and peace" bence çok saçma bi görüs zate


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 18 Aralık 2005 21:38 
Çevrimdışı
HC-Shouter
 Profile bak

Kayıt: 16 Ağustos 2005 23:38
İleti: 554
Konum: İzmir
..


En son Parasetamol tarafından, 02 Mart 2007 19:08 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.

Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 18 Aralık 2005 21:50 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 06 Mayıs 2005 16:32
İleti: 451
Konum: istanbul
abi senin dediinin anarsizmle bi alakasini goremedim ben


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 11 Ocak 2006 23:31 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 06 Mayıs 2005 16:32
İleti: 451
Konum: istanbul
su thatcher reagan kaydı elinde olan veya link verebilcek olan yahut da metini elinde olan bir yardımsever bildirirse iyi olur


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 12 Ocak 2006 11:40 
Çevrimdışı
EN KRAL PANK BENİM
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 18 Nisan 2004 21:25
İleti: 1649
Konum: hemşerin sayılırım
white punx on hope kardeÅŸim

_________________
susmak daha iyidir bazen


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 12 Ocak 2006 12:44 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 23 Nisan 2005 11:31
İleti: 837
Konum: kadıköy - kartal - sakarya - yalova
cekete bu grubun çok kolpa bi peycini yapıştırdım bok gibi oldu ama giyiyom seviom bu grubuda çokda dinliorum 5 öyün dinlerim

_________________
Stadyum kapısında sabahlamaksa, polisten sırtına copu yemekse, saatlerce gırtlağın yırtılana kadar bağırmaksa, ölümüne rakip holiganlara dalmaksa: Biz varız !

"Rape laf söyleyenin geçmişini..."


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 12 Ocak 2006 12:49 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 06 Mayıs 2005 16:32
İleti: 451
Konum: istanbul
cbs promote the clash aint for revolution its just for cash

ne güzel demişler len

ahanda size ne güzel resimler steve ignorant ın çadırı madırı var
http://www.gb0063551.pwp.blueyonder.co.uk/anarchopunk/


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 12 Ocak 2006 13:25 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 23 Nisan 2005 11:31
İleti: 837
Konum: kadıköy - kartal - sakarya - yalova
eve libertine ablamızda orda

_________________
Stadyum kapısında sabahlamaksa, polisten sırtına copu yemekse, saatlerce gırtlağın yırtılana kadar bağırmaksa, ölümüne rakip holiganlara dalmaksa: Biz varız !

"Rape laf söyleyenin geçmişini..."


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 20 Ocak 2006 19:13 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 06 Mayıs 2005 16:32
İleti: 451
Konum: istanbul
anarko punklar birleÅŸin


Sayfa başı
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 45 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group  
Design By Poker Bandits  
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO