Türk Punk Forum

KaraÅŸimÅŸeK
Defence Group Wing Tsun Bonn
Sistem saati: 14 Ekim 2008 21:17

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 29 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Post-Punk ile ilgili
İletiTarih: 13 Temmuz 2004 12:52 
Çevrimdışı
Tough-Guy
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 12 Temmuz 2004 15:13
İleti: 177
Konum: Leeds
Bu 2-3 yıl önce The Sound News da çıkan bir yorum/derleme.
..........

Post-Punk : Yeraltı kültürünün uzun soluklu deneyi
Post-Punk : Tarih ve İmtihan

Punk rock 1970 lerin yüksek bütçeli müzik üretimine bir karşılık olarak başladı. Disco ve arena rock ortamlarına yönelik bir tepkiydi. Öyleyse post-punk nasıl doğdu? Etimolojik olarak kelimenin karşılığı punk sonrası bir akıma işaret ediyor; fakat tam anlamıyla doğru bir karşılığı ifade etmiyor çünkü punk günümüzde de köklerini devam ettiren bir janr. Bunu edebiyattan ilginç bir benzetmeyle açıklayabiliriz, şÃ¶yle ki ; Modern yazın da, post-modern edebi kavramların ortaya çıkmasından sonra kendi varlığını sürdürmüştür. Her ikiside edebiyat tarihinde iki akımdır. Punk ve post-punk ise müzik akımlarıdır. Post-punk undergroung, indie ve lo-fi türlerini de kendi bünyesinden çıkarmıştır. Kayıtsız ve tembel X kuşağı geleneklerini temsil eden bir müzik akımı olmuştur.
O zaman nasıl oldu da post-punk doğdu? Bu cevaplaması zor bir soru ama punk rock’ın nihilist tavırlarına tepki olarak dünyaya geldiği söylenebilir. Punk rock agresif vokalleri ,itinasız ve basit ,kolay anlaşılır müziğiyle ortaya çıktı. Bundan başka, punklar yıkıcı hal ve tavırlarıyla damgalanırken , post-punk toplulukları her yönüyle çöküntü ve hareketten yoksun insanlar izlenimindeydi. Diğer bir yandan punk bir devrim yapmak istiyordu fakat post-punk akım olarak sadece sanat yapmak istiyordu. Punk’ın ‘Do It Yourself’ ahlakı, post-punk’ın içinde yer alan tüm müzisyenleri derinden ve birincil dereceden etkilemiştir. Post-punk grupları sanatsal özgürlüğü boğazlayacaklarını öne sürerek ‘meycır’ plak şirketlerinden uzun bir süre sakındılar ; yekvücut olmuş rock dünyasına, ‘onlara karşı biz’ duruşuyla tavır aldılar. Hareket -tabiki de- New-York’lu avantgarde-noise grubu olan Sonic Youth ile başladı. The Velvet Underground , MC5, Joy Division ve Talking Heads gibi gruplar da post-punk dünyasının doğuşuna neden olan gruplardandır.
Sonic Youth 80’lerin başlarında New York’un punk ortamlarında bir araya geldi. Yaptıkları müzik, bariz bir şekilde punktı; (ilk albümleri Confusion Is Sex , Stooges coverı "I Wanna Be Your Dog”u içeriyor), fakat avant-garde sanat ve pop kültürü takıntıları onları punklardan uzaklaştırdı. Sanat ve kolej ortamlarına sardılar. Başka bir deyişle, post-punk, punkın külliyatıyla fikriyatıyla hissiyatıyla benzeşmeyen , kaşarlanmış insanların külltürü haline geliverdi. Ayrıca yerini yurdunu bilmeyen, dengesiz ‘weird kids’ leri kucaklayıverdi. Sonic Youth, Beat şiirleri (yada Jim Morrison lirikleri) ile bezeli ses ve gürültünün duvarlarını yarattı. Punkların nihilist tavrının entelektüel ifade biçimini ortaya koydu. Dünya görüşleri olumsuz olarak yansıtılmış olmasına rağmen bu karanlığın dışında dünyanın yine berbat bir yer olduğunu, fakat dışarıda bir yerlerde harcanan zamana değer bir şeyler bulunduğunu ve önemli olanında bu olduğunu söyleyerek, müziklerindeki güzellik ve estetik hissiyatını arayış mecralarına işaret ediyorlardı.
Müziğin gelişmek için zamana ihtiyacı vardı, henüz 90’ların başı bile değilken post-punk Nirvana ile mainstream müzik kulvarına yönelecekti. Bu zaman süresince, punk sonrası gruplar kolej radyoları, küçük kulüpler, fanzinler ve bağımsız plak şirketleri yardımıyla müziklerini batıya taşırlar. Minor Threat, The Minute Men, fiREHOSE, ve Husker Du, Violent Femmes gibi kaliteli gruplar post-punkın büyümesi için insanların kafasındaki ses örgüleriyle ilgili tüm kalıpları yıkmaya başladılar. 1986 senesi ,şÃ¶hretin kıyısından geçen, The Pixies’ i karşıladı ve 90’ları derinden etkilemesine tanıklık etti. Post-punk’ta birçok isme birden fazla grupta rastlıyoruz, çünkü birçok grup işlevsiz kaldıktan sonra ,ayrılan elemanlar kendilerini sık sık yeni projelerle ifade ettiler. Bu konudaki en iyi örnek Minor Threat’in dağılmasının ardından Fugazi’yi kuran Ian MacKaye ‘dir. Bir çok olayda müzikteki çizgi ve isim değişikliği daha iyi grupların ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Fugazi Minor Threat’in bıraktığı yerden başladı ve punk ile arasına mesafe koyarak daha deneysel bir alana doğru kayma becerisi gösterebildi. Buna benzer olarak the Pixies ,daha sonra bünyesinden Breeders, The Amps, ve Frank Black and the Catholics gibi grupları çıkardı. Dinasour Jr. ile yolunu ayıran Lou Barlow daha sonra Sebadoh ve The Folk Implosion’ı kurdu. Diğer bir isim olan Steve Albini ise içinde Nirvana’nın ‘In Utero’su ve Pixies albümlerinin de bulunduğu birçok post-punk albümünde prodüktörlük görevi üstlendi. 1989’da Nirvana’nın Bleach albümü yayınlandığından henüz kimsenin dikkatini çekememişti. Üç yıl sonra büyük bir single ve onun videosuyla ortaya çıkan ikinci albümleri Nevermind , Kurt Cobain’i yıldızlara biraz daha yaklaştıracaktı. Sonic Youth ve the Pixies etkilerini de tablo ettikleri müzikleriyle, belli başlı grupları takip eden mainstream dinleyicilerinden , underground izleyicilere dek popüler olacaklardı. Rock, Mtv ve radyoların tercih ettikleri pop ile yer değiştirdi, fakat bu o kadar uzun sürmeyecekti. Kaldı ki post-punk popüler kültür dünyasına yaptığı keskin sortinin ardından tekrar yeraltına indi. Bunun en büyük nedenlerinden biri müzik endüstrisinin ‘post-punk sound’u kopyalayıp Smashing Pumkins veya Weezer şeklinde paketleme becerisiydi!
Post-punk’ın başlıca etkisi birçok müzikal alanı birleştirebilme kabiliyetidir. The Flaming Lips ve şarkılarında saykodelik, country, jazz, blues ve rock elementlerini kaynaştıran Pavement çok iyi örneklerdir. Başka bir açıdan bakılırsa, post-punk 60’ların büyük grupları Stones, Beatles ve Pink Floyd’un da gerçek mirasçısı ve takipçisidir.
Sonic Youth ve The Flaming Lips gibi gruplar büyük plak şirketlerinin kontrat tekliflerini, sanatsal değerler ve güçlü güven duygusu üzerinden sağlamak için uzun yıllar boyu beraber uğraştılar ve zamanını beklediler. Büyük paralar müziklerine yönelik hareket ve tavırlarını değiştirmedi, ayrıca yeni soundlar ve fikirler için gerekli deney ortamını sağladılar. Son zamanlarda büyük plak şirketleri yeni post-punk gruplarına ilgilerini saklamıyorlar. Modest Mouse’un Epic ‘le, Built to Spill’in Warner Brothers ile anlaşması endüstrideki değişen trendleri de gösteriyor. ‘Major’ yada ‘Indie’ hangi yolla satılırsa satılsın post-punk’ ın deneyci ve ilerici özgürlükçülüğü yeni bin yılda da değişik yönleriyle kendi jenerasyonunu yaratıyor olacak.

Post-Punk Gruplarına birkaç örnek : Fugazi, Sebadoh, Nirvana, Husker Du;, Sonic Youth, Pavement

_________________
witness the evolution..


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 13 Temmuz 2004 12:59 
Çevrimdışı
Tough-Guy
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 12 Temmuz 2004 15:13
İleti: 177
Konum: Leeds
yukarıdaki yazıda eleştirilecek yada eklenecek ve belki ufak düzeltmeler yapılacak bazı noktalar olduğuna eminim fakat new york based ost punk anlayışından yola çıktığı da kolaylıkla anlaşılacaktır. çünkü aynı dönemde ingltere punk sonrası özellikle crass ve clash sonrası yeni deneyimleriyle daha depresif bir alanda yeni açılımlara doğru gidiyordu bana sorarsanız smiths önemli bir post punk grubudur. siyuksiler felan gider öyle... kaynaklar çoğaldıkça müzikal yorumların üzerne toplumsal kökenlerin inceleneceği birçok farklı yorum getrilebileceğine inanıyorum.

_________________
witness the evolution..


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 13 Temmuz 2004 13:04 
Çevrimdışı
Tough-Guy
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 12 Temmuz 2004 15:13
İleti: 177
Konum: Leeds
aynı dönemde derlenmiş bir yazı da post punk sonrası ortaya duygu yoğunluğu ifadesi ile kendine akım yaratan emo ile ilgili. Yazıyı konu geçiyorken ekliyorum.
....

Emo Meselesi



Bir tarz ve altkültür olarak Emo son zamanlarda açıklanması zor bir muamma haline geldi. Bu yüzden kökenlerini araştırmakta biraz güç. Bu altkültürün içinde olan birçok insan D.C. hardcore/punk sahnelerini ve daha spesifik olarak Rites Of Spring 'i Emo ' nun kaşifleri diye niteler. Bununla birlikte, tarih göstermiştir ki bir müzik türünü bir gruba atfetmek ihtiyatsız bir tavırdır. 80 ler sonu 90 lar başlangıcına bakarak, Emo ve altkültürünü etkilemeye başlamış ve etkilemeyi sürdüren kökenleri ve tesirleri daha iyi belirleyebiliriz.

Öncelikle emonun nereden geldiğini değil bugün ne olduğunu anlamalıyız. "Punk rocktan daha melodik hardcoredan daha depresif ve içedönük, fakat halen tutku ve enerjiyi ifade eden bi tür olduğunu düşÃ¼nüyorum"(DeRogatis)Bu müzik tarzı erken 90larda hızla gelişen bir ortam ve altkültürü de beraberinde büyüttü. Chuck Taylor tarzı bilekli ayakkabılar giyen, koyu çerçeveli gözlükler takan, ucuz dükkan kıyafetleriyle takılan bir inekler ordusu oluştu beraberinde. 'Emo Kid' tiplemesini akılda canlandırmak çok ta zor değil fakat bugüne kadar kimse 'Emo' müziğini tam olarak tanımlamadı.

'Emo' tarzı müzikal olarak 'yumuşak arpejli gitarların üzerine kurulu hafif vokalleri, sert distorte edilmiş gitar orkestrasyonunda serbest bırakıp daha sonra tekrar eski durgun havasına döndürme' konseptini içerir. Emo lirikleri ise oldukça şairane ve kayıp aşk ritüelinden dinsel inançlara dek hayatın diğer tüm coşkulu, duygusal yönlerini içerir. 'Emo' tarz olarak 2000 lerde geniş ve çok çeşitli gruplardan oluşuyor; kuvvetten düşmüş izlenimli yumuşak ve melodik müziğiyle American Football'dan , AT The Drive In 'in sert ve girişken melodilerine dek...Dolayısıyla böylesine geniş açılımlı bir tür bir şeyin devamı yada izi olarak gösterilebilir mi?

Bugüne kadar problem, bir kişinin emo kelimesinden anladığı ile bir diğerinin algıladıklarının birbirinden farklı olmasıydı. The Promise Ring 'den Jason Gnewikow bu konudan şÃ¶yle bahsediyor: 'Kendimizin bir emo grubu olduğunu kabul edebilirim, fakat diğer taraftan bunu onaylamayabilirim. Bu kimin sorduğu ve bu kelimeden ne anladığı ile ilgili.'

Sunny Day Real Estate in ortaya çıkmasıyla galip gelen anlayış ta kendini belli eder. 92 Seattle çıkışlı SDRE köklerini melodik vokalli hardcore ile pop hissiyatının birleşmesinden alıyordu. 94 tarihli 'Diary' albümleri ile Emo ortamları sonsuza dek değişecekti. Mineral 'in basisti Jeremy Gomez bu konuda şunları söylüyor:

"Sunny Day bilinmeyen bir yerlerden bir anda ortaya çıktı ve bir çoğumuzun hayatını değiştirdi. Bugün Emo denince birçoklarının aklına Sunny Day in açtığı yoldan ilerleyen Get Up Kids , Mineral gibi gruplar geliyor."

Birçok insan Sunny Day in sonuçta bir emo grubu olmadığından bahsetmekte, emo nun DC hardcore/punk ortamları ve Rites Of Spring le birlikte ortaya çıktığını söylemektedir.

"Rites Of Spring melodik hardcore soundu olan bi gruptu fakat onu diğerlerinden ayıran şarkılarına konu ettikleri temalardı. Devrim ve nefret üzerine atıp tutmaktansa Picciotto, kayıp, yitik aşk ve unutulmuş anılardan bahsediyordu".Fakat Rites Of Spring hardcore/punk a daha melodik bir sound getirirken bunu yapan ilk grup değildi, ayrıca liriklerinde değişik konulara odaklanan ilk grup da değillerdi.

Hardcore punk dünyası bu çizgiden tamamıyle ayrılmıştır. Rolling Stones 85 yılında büyüyen bu trend ile ilgili sayfalarında şunlara yer verir, "Punkın ilk yılları artık demode...nihayet enstrümanlarını nasıl çalacaklarını öğrendiler. Melodiyi, gitar sololarını ve sloganvari politik bağırış çığırış olmayan lirikleri kullanmayı keşfettiler." Hüsker Dü gibi topluluklar hardcore punk ta yeni alanların açılmasına öncülük ettiler.

"Hüsker Dü, son iki yılda (85-87) çabuk gelişen, trash ayarında, oldukça hızlı, herhangi bir pop şarkısı formatlı müziğiyle, duyguların serbestçe dışavurumundan ve korkakça itiraflardan bahseden şarkı sözleriyle savaşÃ§ı punkları ve mainstream rockerları bir hayli şaşırttı".

Rites Of Spring bir full album ve bir de Ep yayınladı; 2 yıldan daha az bir süre varoldular ve 14 e yakın performans sergilediler. Vokal Guy Picciotta daha sonraları Rites Of Spring de başlatıp geliştirdiği tarzını Fugazi grubunu kurarak devam ettirecekti. Bununla birlikte , " Fugazi müzikal açıdan bir duygusal boşalım sergilemese de içerik olarak Rites Of Spring ve Embrace in mirasını bir adım ileri taşıdı ve 'trend' olarak tabir edilen günümüz emo stilinin üzerine kabus gibi çöktü."

Fugazi ve Washington DC ortamının emo üzerinde esaslı bir etkisi olmasına rağmen, bugün tanımlamaya çalıştığımız emo yalnızca hardcore sahnelerinin içinden çıkıp büyümedi. Birçok kaynak emo nun tarihsel köklerini araştırken 80 lerin ortalarından sonuna dek sürüp giden 'DC Dischord sound' ile 90'ların Sunny Day Real Estate'i arasında büyük bir gedik bırakıyor. Peki Emo bugün olduğu yere nasıl geldi? Aslında grunge ın, düğün masraflarını evsahibi gelinin babası olarak rol üstlendiği tarihsel bir evlilik töreninden bahsedilebilir: Hardcore la indie rock ın evliliği.

Rites Of Spring ve Husker Du gidi topluluklar hardcore camiası içinde yeni Amerika'lar keşfederken, Sonic Youth isimli bir grup ta Indie/Underground ortamlarının şeklini değiştiriyordu."Sonic Youth gitar riflerini tuzağa yem koyar gibi kullanarak melodiyi ve basmakalıp şarkı formatını uzun-sürekli-monoton-cızırdayan ses pasajlarıyla, garip ve gerilimli gitar havalarıyla; yarattığı acıyla, dokunaklı ve şiddetli bir atmosferle, silip süpürdü "(Mc Gurgan). 87 tarihli 'Sister' in hayli etkileyici bir albüm olduğu daha sonraları belli olacaktı.

" Bu kayıtın yumuşak ve sıcak soundu, her bir şarkıyla dinleyenin duygusal sınırlarını deniyordu. Etki, çocuğunu uyutmak için ninni söyleyen annenin fısıldaması gibi, rahatlatıcı ve ön plandaydı. Sonra dışarıda bir yerlerde -'(I Got A) Catholic Block' taki gibi açılan ölçü çizgileri-, gitarların çarpışır, içi dolduran barışıklık duygusunu yıkıcı, parçalayıcı bir hüsran ve gerilime dünüştürür. Şarkı sözleri ve tempo bellirli bir noktada birleşir, şarkının dışına çıkan aura yada hissiyat üst raddeye getirilmişken, sürat kaybolur, tempo düşer; gitarlar harcanmış duygular gibi yavaş yavaş kaybolurlar... "(Neumann)

Aynı dönemde Indie dünyasını yeniden tanımlamakla meşgul diğer bir grup ta The Pixies di. Grup, 1986 yılında ,vokal Charles Thompson Boston'da 'Husker Du ve Peter,Paul &Mary tarzı bir grup için basist' ilanı verince kuruldu. Charles ihtiyacı olan tüm üyeleri topladığında, Pixies şarkı yazmaya ve Boston da koserler vermeye başladı. Müzikleri dur/kalk distorte gitarların yanında Thompson'ın 'fısıltıdan çığlığa yönü değişen' vokaliyle tarifini buldu.

" Pixies'in aceleci, kısa -özlü- anlatılmış şarkıları, son derece dinamik ,bir pop şarkısının kuruluş biçimini -yapısını- altüst eden tavrı, onların alternatif rockta 90'ların mihenk taşı olduklarını kanıtlıyor"(Erlewine)

Bununla birlikte Pixies 90'ların başındaki alternatif patlamanın temelini de atıyordu. Pop listelerini delen ilk Indie topluluk olarak 90'ların başlarında çok az bilinen underground topluluklara, başarı kazanabilmelerinin açık yolunu gösteriyordu.

80'ler 90'lara devrilirken, Amerikan Gençliği müzikte yeni arayışlara giriyordu. Çocuklar sadece dolar yapmak için çığıran sahte pop ilahilerinden artık yorulmuşlardı. " Duygusal ve coşkulu performansa geri dönüş vardı, müzisyenin samimiyetine ve doğruluğunun teminatı olarak tecrübesiz gücünü sergilemesine de doğal olarak yoğun bir talep vardı." X kuşağı sakinleri müziğin kendi duygularını yansıtmalarını istiyordu. " 90'ların rock müziğini kızgın metal/punk ve rap ile tariflendirdiler, ve bu onların korkularını, hayal kırklıklarını, arzularını ve umutlarını yansıtıyordu " (Szatmary). Coşkuya, duygulara ve kendini tamamiyle ifade için doğru müzik kavramına duyulan ihtiyaç grunge sahnelerine , neticesinde emo kültürüne de yansıdı.

Seattle'lı Sub-Pop etiketi tartışmasız grunge ve emo hareketlerinin arkasındaki en büyük güçtü. "Sub-Pop ilk başarısını Soundgarden'la kazandi. "90'larin başlarinda plak şirketi, diger benzeri hareketler ile de imzalar atti; fakat tesadüfen yerel bir gruba denk geldiklerinde başlarina geleceklerden habersizdiler...bu grup Nirvana'ydı.

'Sub-Pop sound' ve Seattle sahneleri, yırtık kotlar ve atletlerle dolaşan gençlerin ortalığı işgal etmesiyle dünyayı sarstı. " 90'ların sonuna doğru Sub-Pop, tanınmış bir şehir olarak imajının çizilmesinde Seattle'a heyecan verici müzik ortamını su yüzüne çıkararak yardım etmiş oluyordu."

" 92'nin başlarında Nirvana listelerin tepesine oturdu...bir yıl içinde debut albümleri 10 milyon kopya sattı...". Nirvana bir gecelik başarı öyküsüydü, bu birçok plak şirketine ve 'garage bands'e rüyalarını gerçekleştirebileceklerinin yada daha sonraki büyük 'şey' olabileceklerinin fırsatini veriyordu. " Eleştirmenler her yerde 'bir sonraki Nirvana' arayışından bahsettiler. Büyük plak şirketleri imza atmamış grupları bulabilmek uğruna bütün Seattle'ı karış karış dolaştılar". Müzik endüstrisinin undergrounda gözü kulağı açılmıştı ve en önemlisi de underground toplulukların artık üzerlerinde durabilecekleri bir platformu vardı.

Nirvana'nın Sub Pop'tan ayrılmasından sonra, Sub-Pop yeni ve 'yırtıcı' yetenek arayışına devam etti. Seattle'lı Sunny Day Real Estate isimli grubun keşfedilmesi ve 1994 yılında yayınlanan ilk full albümlerinin çıkışı kısa bir sürede gerçekleşti . " 'Diary' albümünün ilk iki şarkısı 'Seven' ve 'In Circles'le birlikte Seattle'dan Sunny Day Real Estate, rock müziğinin yeni yapıları için kolaylıkla bir tasarı ve taslak oluşturmuştu "." Emo nun hardcore camiası dışında sesini duyurmaya başlaması" ise yine ilk kez bu albümle gerçekleşiyordu.

"Diary albümü ile birlikte Sunny Day Real Estate, istemeyerek de olsa emo-core dünyasına elveda diyordu" Jeremy Egnik'in güçlü, yüksek oktavlı sesiyle buluşan muazzam dinamik iniş çıkışlar ve iç burkucu lirikler Sunny Day Real Estate'in devrimci soundunu ortaya koyuyordu. Emo çevreleri üzerine etkileri, sahip oldukları düşÃ¼k profillerine oranla uçsuz bucaksız ve muazzamdı ; sadece birkez röportaj verdiler ve California eyaletinde hiç sahne almadılar. 95 yılında LP2 adlı ikinci albümlerinin yayınlanmasının hemen öncesinde Sunny Day Real Estate dağıldı, böylece, görevlerini çoktan tamamlamış bulunuyorlardı.

Emo-core iptal olmuş, geçip gitmişti. Texas Is The Reason, Christie Front Drive ve Mineral gibi gruplar Sunny Day'in tohumlarını ülkenin her yerine saçmayı başardığı bu uyanan tarzın ardından gittiler. Bütün bu grupların farklılıklarından ve çeşitliliklerinden dolayı geniş emo örtüsünün altından, yeni tarzların oluşumunu görmek pek şaşırtıcı olmayacaktır.

Müzik bir gecede değişen birşey değil, oldukça yavaş ve dramatik evriliyor. Müzik ilerliyor çünkü 'artist'ler sürekli sınırlılıkları zorluyorlar, değişik görünmeye çabalıyorlar, orjinaliteyi yakalamaya çalışıyorlar. Hiçbir müzisyen etiketlendirilip bir kutunun içine hapsedilmek istemiyor; işte bu yüzden birkaç grup 'emo' stereotipini kullanmak istemiyor. Gerçek şu ki, underground/indie camiası, ister farklı türler yoluyla olsun yahut plak şirketleri yada diğer altkültürlere dayanarak olsun, neticede kendi kendine evriliyor.

Bu evrimin köklerini ortaya çıkarmaya çalışmaktansa, emo ile alaka kurmuş ortamlara ve türlere göz atmalıyız. Belli başlı gruplar aynı süreçte müzik yapan diğer çağdaşlarından daha popüler oluyor (yada yapılıyor), ve diğer büyük müzisyenler gözden kaçırılıyor; genel bir görüş birliğine varmak gerekirse: daha özgür ve etkileyici gruplar yada müzisyenlerin desteklenmesi müziğin yönünün ve evriminin farkına varılmasını kolaylaştıracaktır. Emo türünü etkileyen bir çok alakasız grup var; buna karşın günümüzde neler döndüğünü anlayabilmek için yine 'bugün' popüler olanları gözden geçirmek de yeterli olacaktır.

Ne Rites Of Spring ne de Sunny Day Real Estate emo türünün babaları değiller. Bu iki güzide topluluk emo türünün gelişiminde ilham kaynağı olan ve dahası buna yön veren gruplar. Emo doğru zamanda doğru yerde buluşan birçok topluluğun veya ortamın ulaştığı coşku noktasıydı. Birçok grup mainstream de adının geçmesi için underground sanatçılarla bağlar kurmak zorunda oldu. Diğer birçok grupta emo soundunu şekle sokmak için yeni fikirler ve soundlarla kendilerini ifade ettiler. Meselenin özüde bu değil mi?

Not: Thomas Lloyd'a teşekkürler.

........

_________________
witness the evolution..


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 13 Temmuz 2004 13:06 
Çevrimdışı
Tough-Guy
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 12 Temmuz 2004 15:13
İleti: 177
Konum: Leeds
bu yazı da yine emo ile ilgili bir üniversite öğrencisinin makalesinden alıntılanmış bir çeviri.

.........

............süreli bir tanışıklığımız da olmuştu. Geçenlerde yine web sayfalarını deşerken, Rochester Üniversitesi’nin ’98 yılı tarihli öğrenci makalelerinin arasında, Marcos Vera’nın, inanılmaz basit ve yakalayıcı bir yazısına rastladım. Marcus bu üniversite’de bir sosyoloji öğrencisi , akıl hocası aynı üniversite Modern Diller ve Kültürler Bölümü profesörlerinden Elizabeth Goodstein, Ph.D. Naklen bağlanıyoruz.



Emo ... Tarz, Alt-kültür, Müzik



Emo, ‘emotional’ ın kısalmışı, güçlü şarkı sözleriyle desteklenen, pırıl pırıl melodik ritm dalgalarının, nabza şerbet verdiği, dinleyiciyi basit distorte gitarların katmanlarında gezdiren bir müzik türü. Akademik olarak tümüyle araştırılmasa da nihayetinde günümüz müziğinin bireysel dışavurumlarından biri. Birleşik Devletler’ deki emo gençliğinin yarattığı alt-kültür, aynı dönem gençliğinin hoşnutsuzluğunun da bir örneği .

Emo-kid’ler de kendi tarzlarını yarattılar. Giyim tarzları çok basit: siyah bez Converse ayakkabılar, bol pantalonlar, yün yada polyester süveterler, Buddy-Holly stil gözlükler ve taranmış siyah saçlar. Giyimleri punk lar yada goth’ lar kadar ekstrem olmasa da onları tanımak pek zor değil. Emo-kid’ler sadece emo dinleyip bu tarz giyinenler değil, aynı zamanda kendileri ve hayattaki diğer konular hakkında da oldukça duygusal olan tipler. Kendi hayatlarında nelerin olduğunu şarkı sözlerine, hislerini ise müziklerinin kurgusuna yansıtıyorlar.

Emo, sıkıntıdan can çekişen, daha çok banliyölerde yaşayan, beyaz, orta sınıfa mensup gençlerin dili olan Indie Rock’ın bir kolu. Rites Of Spring ve Fugazi gibi gruplarla D.C. bölgesindeki hard-core sahnelerinde bir anda ortaya çıktı. Hardcore izleyicileri liseye yeni başlamış yada lise çağlarındaki gençlerdi. Dünyayı değiştirmek, devrim yapmak istiyorlardı. Bu çocuklar Uluslararası Af Örgütü’ne gönüllü oldular ve Food Not Bombs aktivasyonlarını desteklediler; ellerinin üzerine ‘straight edge’ olduklarını işaret eden büyük X ‘ ler kondurdular. Straight Edge’in öne sürdükleri: et tüketmemek, hayvansal ürün içeren giysiler giymemek, içki ve sigara konusunda kendini frenlemek gibi idealler. Lise çağlarında daha çok hardcore ortamlarında takılan Emo-kid’ler, mezun olup koleje başladıktan sonra, kendilerini kayıp hissetmeye kafaları karışmaya ve etraflarındaki hayat hakkında kaygılanmaya başladılar. Gerçek sonunda onları vurdu; hardcore dünyayı değiştiremezdi, straight-edge olmak ise onları depresyondan kurtarmıyordu. Neler hissettiklerini, bu dünyanın onları nasıl şaşkına çevirip deli ettiğini anlatmak için Emo ‘ya geçiş yaptılar.

Emo, depresyon, kaybetme duygusu, -‘90’ları önceden işgal eden- gelecek korkusu gibi gerçek günlük problemlere ve endişelere ışık tutan günümüzün en yeni gençlik alt-kültürüdür . Sadece şarkı sözlerini yazanların değil dinleyicilerin de ruhlarına uzanan derin ve ciddi bir müzikal yolculuk. Dinleyici bütün bedeniyle şarkının içine girerken geçen zaman da kıpırdayamaz hale geliyor. Emo, kendileri ve dünya hakkında hissettikleri uçurumda, yalnız olmadıklarını anlamaya ihtiyacı olanlara sıcak bir kucaklama sunuyor.

1998

..........

_________________
witness the evolution..


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 13 Temmuz 2004 13:09 
Çevrimdışı
Tough-Guy
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 12 Temmuz 2004 15:13
İleti: 177
Konum: Leeds
http://www.makeoutclub.com

dc ortamlarındaki adamların kafasından türeyen bir dating sitesi ilginizi çekebilir...

_________________
witness the evolution..


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 02 Eylül 2004 16:28 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 28 Mart 2004 19:28
İleti: 498
Konum: eskişehir ama kalbim karsıyakada
techie sende yazıonda kendine yazıyon kim okur abi ole manifesto gibi kucuk kücük yaz

_________________
herkesten kactım turk polisinden kacamadım
kilink


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 13 Eylül 2004 12:27 
Çevrimdışı
Führer
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 13 Eylül 2004 12:00
İleti: 381
Konum: danadana
bunları yazdığın için teşekkür ederim sana,okuyan okumasını bilir!

_________________
selahattin


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 13 Eylül 2004 21:20 
Çevrimdışı
Führer
 ICQ  Profile bak

Kayıt: 09 Mayıs 2004 23:16
İleti: 367
Konum: 06
yukardaki yazı oldukça faydalı olmuş tarihsel açıdan ve de post-punk açısından..
benim sorcağım bi şey var..son zamanlarda new york tan çıkan başarılı bi grup olan interpol de indie-post-punk arası bi çizgide,bi iki klip çektiler ama şimdiye kadar da mtv den uzak durmaya çalıştılar..neyse işte daha bi albümleri var ama o tarz müzik severler arasında bayaa tutuludular..ben de şahsen çok seviyorum kendilerini..

neyse işte, bileniniz varsa başka bu grubu, interpol de bir post-punk grubudur diyebilir miyiz onu soracaktım..


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 14 Eylül 2004 21:33 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 28 Mart 2004 19:28
İleti: 498
Konum: eskişehir ama kalbim karsıyakada
bende baya seviom joy division u andırıo

_________________
herkesten kactım turk polisinden kacamadım
kilink


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 14 Eylül 2004 23:31 
Çevrimdışı
Führer
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 24 Ocak 2004 20:22
İleti: 416
Konum: ist - esk
of ya interpol nası bi gruptur abi öle. bi ara özellikle hayvan gibi dinniodum
valla tüylerim diken diken oluo dinleyince.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 02 Kasım 2004 16:45 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 28 Mart 2004 19:28
İleti: 498
Konum: eskişehir ama kalbim karsıyakada
yeni albumleride baya ii daha 5-6 kere dinledim gerci yorum yapmak için erken olabilir

_________________
herkesten kactım turk polisinden kacamadım
kilink


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 03 Aralık 2004 18:31 
Çevrimdışı
Sex Pistol
Kullanıcı avatarı
 ICQ  Profile bak

Kayıt: 28 Ekim 2004 10:47
İleti: 29
Killing Joke bence bayaa başarılı bu tarzda

_________________
I still believe in Anarchy


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 04 Aralık 2004 15:57 
Çevrimdışı
Hakkı Bulut
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 29 Ekim 2003 22:49
İleti: 2797
Konum: NedreN
techie bu yazıları koyimmi siteye??? sen mi yazdın bunları??

_________________
Resim


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 11 Aralık 2004 18:06 
emo ne rezalet bi müziktir yarappim :)


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 01 Ocak 2005 22:59 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 28 Mart 2004 19:28
İleti: 498
Konum: eskişehir ama kalbim karsıyakada
techienin soundnews diye bi proje sitesi vardı actımı o siteyi bilmiyorum

bunları buyuk ihtimal derleme ceviri yapmıstır ama ibnenin hepsini yazcak kadarda bilgisi vardır

_________________
herkesten kactım turk polisinden kacamadım
kilink


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 02 Eylül 2007 13:39 
Çevrimdışı
Tough-Guy
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 12 Temmuz 2004 15:13
İleti: 177
Konum: Leeds
koyabilirsin 2 sene geçmiş gerçi yanıt geç gelmiş oluyor. emo yeni trendy oluyor iken bence okusunda öresin bırbırcı takılanlar.. yakında oi va voi da dinler bunlar hehehe hayat çok güzel.

_________________
witness the evolution..


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 02 Eylül 2007 14:44 
Çevrimdışı
Tough-Guy
 WWW  Profile bak

Kayıt: 18 Haziran 2007 19:32
İleti: 156
Konum: istanbul
emoyla post-punkın ne alkası war yaa post-punk public image li,miteddir abi ne emosu sapmış bu konu yada ben tam okumadıın için öle sandım

_________________
muza inanırsan her şey olur viva la banana revolution

http://www.myspace.com/hostoi


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 02 Eylül 2007 20:04 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 24 Aralık 2006 01:35
İleti: 469
Konum: ankara
kraldır post-punk;)

_________________
Alice in Wonderland With Me ...


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 03 Eylül 2007 17:39 
Çevrimdışı
Tough-Guy
 WWW  Profile bak

Kayıt: 18 Haziran 2007 19:32
İleti: 156
Konum: istanbul
yok kral rocknroll:)

_________________
muza inanırsan her şey olur viva la banana revolution

http://www.myspace.com/hostoi


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 03 Ekim 2007 22:21 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 ICQ  Profile bak

Kayıt: 12 Ocak 2004 13:20
İleti: 581
Konum: istanbul
post punk dan nefret ediyorum

_________________
Resim
http://www.myspace.com/dinamit34


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 04 Ekim 2007 13:48 
Çevrimdışı
Tükürür Kaçarım
Kullanıcı avatarı
 WWW  YIM  Profile bak

Kayıt: 22 Mart 2005 21:57
İleti: 793
Konum: ist
post punk ne abi..post new wave flnmı..ian curtisin amına koyim ben..

_________________
1977 TOLD THE TRUTH!!!!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 04 Ekim 2007 23:14 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 19 Kasım 2004 22:40
İleti: 2520
Konum: Hof an der Saale - Almanya
Ben de anlamiyom abi, bir akimin (edebiyat, müzik, görsel sanatlar, farketmez hangi sanat dali oldugu) önüne "post" koyunca cok süpersonik-experimental-asiri seyler yapma hakki mi oluyo insanlarin, böyle garip garip müzikler ortaya cikiyo.

_________________
"AUTHENTIC PUNK'N'ROLL: http://www.myspace.com/dieneurotics"


En son BlowJoe tarafından, 04 Ekim 2007 23:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 değişiklik yapıldı.

Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 04 Ekim 2007 23:23 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 ICQ  Profile bak

Kayıt: 12 Ocak 2004 13:20
İleti: 581
Konum: istanbul
bizim ersinin lafı mı vardı ben deli miyim de post punk dinlicem hehe

_________________
Resim
http://www.myspace.com/dinamit34


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: Post-Punk ile ilgili
İletiTarih: 20 Ocak 2008 11:37 
Çevrimdışı
Überpunk
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 19 Ocak 2008 20:36
İleti: 220
Konum: alamanya
ben bu müzik türünün postunu da punkini da cözemedim. joy divisionler felan, hic gelemiyorum buna.

_________________
le vrai paradis est le paradis perdu dans ma culotte.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: Post-Punk ile ilgili
İletiTarih: 21 Ocak 2008 10:51 
Çevrimdışı
Punkrocker
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 09 Ocak 2008 23:23
İleti: 44
Konum: Çanakkale
post-punk açık ara avartgarde bir müzik türüdür...orda post ve punk ikilisi dönem itibariyle konmuş isimlerdir...zaman bildirir yoksa Sex Pistols gitarları kullanan bir post-punk topluluğu yoktur belki bir kaçı için etkili olmuştur pistols,ramones gibileri ama sayıları çok değildir ve bunlarda birinci etkileşimleri olarak kesinlikle pistols gibi çiğ punk gruplarını göstermezler...post-punk günün rock müziğiyle eski deneysel müziklerin karıştırılması sonucu ortaya çıkmıştır;The Fall da psychedelic, kraut rock ve punk etkisi,Gang of Four da dub ve garage-rock,punk(new york punk=Television,Talking Heads etc.),The Pop Group ta ise çok kolay anlaşılacak bir funk ve no wave(Punk Attitude filmini izleyenler hatırlayacaklardır ilklerden çıkıp son döneme kadar geliyordu film bu arada dönem itibariyle post-punk a gelinmişti ki Thurton Moore çıkıp rough trade topluluklarının ne kadar önemli olduklarını ve müziklerinin heyecan verici özelliğini anmıştı,Glenn Branca gibi bir müzisyen çıkıp post-punk grupları hakkında "hep no wave dinlediklerini düşündüm" demişti -bu müziği bir terim olarak punk ile kısıtlamak çok yanlış olucaktır-) etkisi mevcuttur...J. Lydon bile Public Image Limited adlı grubunu kurduktan sonra kendine gelmiştir, ki Sex Pistols içinden ondan başka bu tip bir topluluk kurabilecek kişi yoktu. Velasıl post-punk PUNK değildir demek yanlış olmaz...bir Misfits fanı This Heat adlı muhteşem bir müzik yapmış topluluğu kolay kolay dinleyip kavrayamaz bu yüzden post-punk ı terim olarak bile birşeye benzetememek kişinini müzikal zevklerinin biraz oturmasını gerektirir yaş olgunlaşıncaya kadar pistols,buzzcocks,clash(ilk dönemleri) dinlemek gereklidir.


Sayfa başı
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 29 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group  
Design By Poker Bandits  
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO