Türk Punk Forum

KaraÅŸimÅŸeK
Defence Group Wing Tsun Bonn
Sistem saati: 05 Eylül 2008 07:39

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 10 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: 4 Yılda AKP Tipi EÄŸitim Politikaları
İletiTarih: 02 Åžubat 2007 01:30 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 02 Şubat 2007 00:11
İleti: 1822
Konum: Eskisehir
4 Yılda AKP Tipi
EĞİTİM POLİTİKALARI

Yılda 2 trilyon dolarlık ticaret hacmiyle dev bir “piyasa”. Uluslararası tekeller için muazzam bir kar alanı. Bir meta, rekabetçi piyasada alınıp satılabilen özel bir mal olarak “eÄŸitim”. 50 milyon öğretmen, 1 milyar öğrenci, yüz binlerce eÄŸitim kurumu… ve 2 trilyon dolarlık bir alan!
Neo-liberal eÄŸitim politikalarıyla, kamusal bir hizmet olan “eÄŸitim” piyasaya açılıyor ve bir bedele tabi tutuluyor. Neo-liberalizmin ticaret anayasası GATS ile eÄŸitim hizmetinin küresel serbest ticaretin konusu haline getirilmesi saÄŸlama alınmakta, AB politikalarıyla teÅŸvik edilmekte, OECD raporlarıyla bu politikaların reçetesi sunulmakta ve DB bu politikaların uygulamaya geçirilmesi için krediler (DB; 1962-2003 arasında eÄŸitim alanına iliÅŸkin olarak azgeliÅŸmiÅŸ ülkelere 1179 adet proje kredisi açmıştır) vermektedir.
Neo-liberal politikalar doÄŸrultusunda ülkenin tüm kaynaklarını satarak, kamusal hizmet alanlarını emperyalistlerin talanına açan AKP, eÄŸitim politikasını da piyasalaÅŸtırma mantığı üzerine kurmaktadır. “BeÅŸeri sermayeyi etkin kullanmayan toplumlar, rekabet ÅŸanslarını kaybetmeye mahkumlardır” diyen AKP; “daha çaÄŸdaÅŸ ve daha demokratik bir eÄŸitim sistemi” oluÅŸturmak için eÄŸitimde ciddi reformlar yapacağını daha iktidara gelirken dillendirdi. Ülkedeki sorunların birçoÄŸunun kaynağı ve çözümü olarak “eÄŸitim”i göstererek çözümler sıralanıyordu: Okul öncesi eÄŸitim kamu ve özel sektör eliyle yaygınlaÅŸtırılacak, eÄŸitimde fırsat ve imkan eÅŸitliÄŸi saÄŸlanacak, özel sektörün eÄŸitime yatırım yapması için özendirici düzenlemelere gidilecek, üniversite-sanayi iÅŸbirliÄŸi tam anlamıyla saÄŸlanacak, vakıf üniversiteleri desteklenecek vs.
DB’nin verilerine göre; Türkiye ile DB arasında 1971-2003 arasında eÄŸitime dair 8 kredi antlaÅŸması imzalandı. Bu antlaÅŸmalar sonucunda gerçekleÅŸen dönüşümlerle (üniversiteden ilköğretime kadar) uluslararası sermayeye epey bir para aktı. Kırpıntısı da yerel ÅŸirketlere kaldı. AKP de hızla el attığı bu karlı alandan kendi dost ÅŸirketlerini nasiplendirdi. ÖrneÄŸin Dünya Bankasından alınan eÄŸitime destek kredisiyle birçok ülkede okuyan yoksul öğrencilere bedava kitap dağıtılıp, ülkelerin büyük ÅŸirketlerine para aktarılıyor. AKP, son 4 yılda 411 milyon ücretsiz ders kitabı dağıttı. Bu da 804 milyon YTL’lik bir rant kapısı demek oluyor. Eskiden öğrenciler üzerinden trilyonlar kazanan yayınevlerine bu parayı artık devlet kendiliÄŸinden ayırıyor.
“Yükseköğretim, eÄŸitimin pahalı bir kademesi ve yarı kamusal bir hizmettir. Yükseköğretim maliyetinin tamamına yakın bölümünün devletçe karşılanması anlayışı büyük boyutlarda maddi kaynak gerektirmektedir” gerekçesiyle hazırlanan kanun tasarısıyla 4 yeni vakıf üniversitesi daha kuruluyor. Ardından sessiz sedasız bir ÅŸekilde Bilgi Üniversitesinin %50’sinin ünlü Amerikan ÅŸirketi Laurep’e satıldığını duyduk. Bu ÅŸirketin ‘ortaklık’ kurduÄŸu üniversitelerde toplam 250 bin öğrenci eÄŸitim görüyor. İşte uluslar arası piyasada “eÄŸitim”!
“EÄŸitim özel sektörün iÅŸidir”
AKP her fırsatta, iktidarları döneminde eÄŸitime ayrılan bütçenin arttığından dem vurur. Ancak gerçekler öyle deÄŸil. 2002-2003 EÄŸitim-öğretim yılında veliler 17 katrilyon liralık harcama yaptı ve bu harcama milli gelirden eÄŸitime ayrılan kaynağın yaklaşık 2.5 katına tekabül ediyor. Vergi gelirlerinden ise aynı dönemde eÄŸitime ayrılan pay 7 katrilyon lira. 2006–2007’de ise dershane ve özel kurs giderleri dışında veliler, yıl içinde çeÅŸitli kalemler için 2000 YTL’nin üzerinde eÄŸitim harcaması yapacak.
2006 yılında, MEB’in bütçesi 16,5 milyar YTL idi; yani öğrenci başına yılda yaklaşık 1000 YTL eÄŸitime kaynak ayrılıyordu. 2007 bütçesinde MEB’in payı Hüseyin Çelik’in ifadesiyle %28,9 artarak 21 milyar 355 milyon YTL olarak gerçekleÅŸmiÅŸtir. Ancak bu bütçenin %63’ü personel giderleri için ayrılmıştır. (Mustafa Gazalcı, MEB Bütçe görüşmeleri, Meclis Tutanakları) 2006 yılında % 9 olan mal ve hizmet alımı giderleri, 2007 yılı için % 6’ya düşürülmüştür. Mal ve hizmet alımları için ayrılan miktar geçen yıla göre azaltılarak 1 milyar 198 milyon YTL’ye düşürülmüştür. (EÄŸitim-Sen) ve Hüseyin Çelik katıldığı bir toplantıda utanmadan ÅŸu örneÄŸi vermektedir: "Müdür bey, bu ne rezillik?’ diye soruyorum. 'Bakan bey ödenek gelmedi' diyor. ArkadaÅŸlar, ödenek gönderdiÄŸim zaman annem de yapar o iÅŸi!" Ödenek göndermeyen bir bakan, ne demek istiyor olabilir: bütçeyi arttırdık ama size ödenek yok; maharetinizi gösterin ve kayıtta para toplayın, velilerden yıl içinde para isteyin vs.
Her eÄŸitim-öğretim yılı başında gündeme gelen ve bakanların “kimse zorla kayıt parası toplamayacak” diyerek sorumluluÄŸu üzerinden attığı kayıt paraları, AKP döneminde de toplandı (Kayıt parası okulun bulunduÄŸu semte ve baÅŸka bazı ölçütlere göre 30 YTL ile 3000 YTL arasında deÄŸiÅŸiyor) ve bugün devlet okullarında öğrencilerden çeÅŸitli amaçlarla yaklaşık 30 baÅŸlık altında para toplanmaktadır. AKP kayıt paralarının yasal kılıfını da buldu ve Milli EÄŸitim Temel Kanununda yaptığı deÄŸiÅŸiklikle, okul-aile birliklerini okullarda bağış toplamaya yetkili kıldı; okul-aile birliklerinin kantin, açık alan, salon vb. yerleri iÅŸletebilmesinin önünü açtı. İlköğretim Kurumları YönetmeliÄŸi’nden “ilköğretim zorunlu olup devlet okullarında parasızdır” ibaresini kaldırdı!
EÄŸitim piyasalaşır, küresel piyasada serbest ticaret konusu haline gelirken; bir “hayırseverlik” kampanyası almış başını gidiyor. “EÄŸitime %100 Destek, Haydi Kızlar Okula, Bilgisayarlı EÄŸitime Destek vb. kampanyalarla okullar açılıyor, kardelenler okula kavuÅŸuyor, çocuklarımız teknolojiyle buluÅŸuyor. BM’nin, DB’nin, AB’nin teÅŸvik, destek ve projeleriyle giriÅŸimciler “hayır” iÅŸlemeye, halkımız da bu kampanyalara destek olmaya çağırılıyor. Vicdanlar tatmin ediliyor, ekranlarda boy gösteriliyor ve eÄŸitim sorunumuz çözülüyor, öyle mi? EÄŸitimin piyasalaÅŸtırılması kuÅŸkusuz eÄŸitim emekçilerini de etkiliyor. Düzenli ve sürekli bir kamu hizmeti olan eÄŸitim hizmetinin “süreli, geçici, güvencesiz” olarak çalıştırılan “sözleÅŸmeli öğretmenler”le verilmesine karar veren AKP, iÅŸletmeci mantığını emekçileri sömürerek gösteriyor. Tüccar zihniyetiyle, “bir öğretmene 1500 YTL masraf yapacağıma 600 YTL verir, tasarruf yaparım” diyen AKP; sanki, yoksulluk sınırının altında maaÅŸ alan kadrolu öğretmenlerin geçim sıkıntısı yokmuÅŸ gibi; yeni iÅŸe baÅŸlayacak öğretmen adaylarını kadrosuz ve sözleÅŸmeli olarak istihdam etmektedir. “2006 yılında öğretmenlere yapılan toplam zam aÅŸağı yukarı yüzde 20 oranında olmuÅŸtur ” diyen Hüseyin Çelik, kendi iktidarları dönemlerinde öğretmenlerin hiçbir ÅŸekilde enflasyonun altında ezdirilmediÄŸini iddia ediyor. Gerçek ne peki? Bugün ortalama öğretmen maaşı 800 YTL. Dört kiÅŸilik bir ailenin zorunlu gideri ise 1800 YTL’nin üzerindedir.
AKP’nin güvencesiz çalıştıracağı öğretmenlere bir diÄŸer sürprizi de “derecelendirme!” Artık öğretmenler yapılacak bir sınavla aday, öğretmen, uzman, başöğretmen gibi rütbelerle sınıflandırılacak ve ücretleri ona göre belirlenecek. İş yerlerindeki performans, liyakat ve iÅŸyeri amirinin görüşüyle mülakata tabi tutulacak öğretmenlerin maaÅŸları da buna göre belirlenecek. Performansa dayalı ve sözleÅŸmeli çalışmayı dayatan bu uygulamalarla öğretmenlik mesleÄŸi, piyasa zihniyetinin tam tahakkümü altına girmektedir. AKP, eÄŸitim emekçilerinin düşmanı gibi davranmakta; güvencesizleÅŸtirme, ücret kısmaları, örgütlenme özgürlüğüne engeller vs. ile eÄŸitim emekçilerine saldırmaktadır. Bu esnek çalışma koÅŸullarıyla öğretmenlik görevini üstlenecekler, nitelikli bir eÄŸitim hizmetini nasıl vereceklerdir?
Piyasalaştırmanın İdeolojik Boyutu: Eğitimde Niteliksizleştirme
EÄŸitimin paralılaÅŸtırılması için atılan adımlarla birlikte, kapitalizmin yaÅŸam biçimine uygun bireylerin yetiÅŸtirilmesine yönelik ideolojik bir zemin de hazırlanıyor. Piyasanın istekleri doÄŸrultusunda müfredat deÄŸiÅŸikliklerine gidiliyor. İlköğretimden üniversiteye kadar eÄŸitimin her kademesinde giriÅŸimciliÄŸin, kariyerin, risk almanın, bireysel faydanın, iyi tüketici olmanın, liderliÄŸin ve takım ruhunun vurgusu yapılıyor. AKP’nin ilköğretim müfredatında açık bir ÅŸekilde ifadesini bulan bu yaklaşımı Talim ve Terbiye Kurulu BaÅŸkanlığı şöyle ifade etmektedir: "...hızla deÄŸiÅŸen dünyada ortaya çıkabilecek ekonomik fırsatları [çocuÄŸun] deÄŸerlendirmesi için rehberlik eder. Bu sayede öğrenci, gittikçe küreselleÅŸen dünyada baÅŸarılı bir birey olarak, ilerideki çalışma hayatına giriÅŸimci bir ruhla ayak uydurmada zorlanmaz."
AKP iktidarında görevden alınan ve yeniden atanan yönetici sayısı on binleri bulmaktadır. “Son dört yılda 2982 okul müdürü, 3366 müdür yardımcısı, 347 il, ilçe milli eÄŸitim müdürü, 395 il ve ilçe ÅŸube eÄŸitim müdürü ve 159 il milli eÄŸitim müdür yardımcısı yönetici olarak atanmıştır.”(2007 MEB Bütçe Görüşmeleri) KuÅŸkusuz AKP, bir yandan neo-liberal politikaların uygulamasına soyunurken, diÄŸer yandan kadrolaÅŸmayla birlikte gerici-ırkçı bir yapılanmaya da yönelmektedir. İlköğretim müfredatında yapılan deÄŸiÅŸikliklerin, ücretsiz olarak dağıtılan ders kitaplarının ve 100 temel eser üzerinde kötü niyetli olarak denetim yapılmamasının ardında; İslami sermayeye rant kapısı açmak ve zaten gerici, ırkçı, cinsiyetçi olan eÄŸitim sistemini, kendi siyasal gericiliÄŸi doÄŸrultusunda kullanma politikası yatıyor.
Her ÖSS ve OKS sonrasında dillerden düşmeyen “yine ÅŸu kadar öğrenci sıfır çekti, bilmem ne kadar okul birincisi açıkta kaldı” yakınmaları kaçınılmaz olarak eÄŸitimdeki niteliksizliÄŸin ve çürümenin göstergesidir. EÄŸitimin piyasalaÅŸtırıldığı, rekabetçiliÄŸin ve kariyer yapmanın özendirildiÄŸi, ezberci-dayatmacı-resmi ideoloji tahakkümlü müfredatlarla dolu bir eÄŸitim sisteminin ortasında yetiÅŸen bireylerden ne bekliyordunuz sahiden?
Öğrenci-Veli-Öğretmen Düşmanı Tüccar AKP
İktidara geldiği 2002 kasımı ayından bugüne; herkesin eşit, parasız, nitelikli bir şekilde sahip olması gereken eğitim hakkını, bedelini ödeyenin satın alabileceği bir hizmet haline getirmekte, kendisinden önceki hükümetlerin mirasını devralan ve DB, IMF raporlarıyla sırtı sıvazlanıp kendisine yapması gerekenler gösterilen AKP, 4 yılda epey yol kat etti. Şimdi de cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler sürecine girdiğimiz şu günlerde, eğitime daha fazla yatırım yapmaları için tüccarlara boncuk dağıtıyor, onlardan destek alıyor.
AKP’nin uygulayıcısı olduÄŸu neo-liberal eÄŸitim politikaları, insanları eÄŸitim hakkından yoksun bırakmakla kalmıyor, eÄŸitim hakkına ulaÅŸmaya çalışanları zehirliyor, susuz-tuvaletsiz-elektriksiz-okulsuz bırakıyor; dahası öldürüyor.

++++++++++++++++++

KUTUCUK 1

AKP diyor ki: “ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE DESTEĞİMİZ DEVAM EDİYOR”
• 2002 yılında 45 YTL olan burs ve kredi miktarı, % 333 artarak 150 YTL’ye yükseltildi.
• Bundan böyle yurtlarda barınan öğrencilere, sabah kahvaltısı ve akÅŸam yemeÄŸi için günlük 3 YTL’lik bir katkı saÄŸlanacak.
• 2005-2006 öğrenim yılında 587.283 öğrenciye öğrenim kredisi, 514.251 öğrenciye ise katkı kredisi saÄŸlandı.
• “Kredi Yurtlar Kurumu, kurulduÄŸu 1962’den 2003 yılına kadar aÅŸağı yukarı 23 trilyona yakın bir para toplamış. 2003-2006 arasında 464 trilyon tahsilat yapılmış. Nedir bu tahsilat? Birisi kredi almış, sırtını dönüp gitmiÅŸ, bunu kesinlikle takip etmemiÅŸ.” (2007 Bütçesi MEB Bütçe Görüşmeleri, Hüseyin Çelik)
Gerçekler Diyor ki: “AKP, ÜNİVERSİTELERE SAVAÅž AÇTI; PARASI OLANIN ÜNİVERSİTEYE GİTMESİNİ İSTİYOR”
• Bugün üniversiteye yeni kayıt yaptıran bir öğrencinin ve ailesinin cebinden çıkan ilk miktar 2000 YTL’yi aşıyor.
• Kredilerin bir türlü geri ödenmediÄŸini, ama bu paraları mutlaka tahsil edeceklerini açıklayan AKP, “tüketici kredisi” verir gibi verdiÄŸi kredileri geri almak üzere 700 milyon YTL’lik alacak için 200 bin üniversite mezununu Yurt-Kur aracılığıyla icraya verdi.
• Öğrencilerin yükseköğretimin finansmanına daha fazla katılacağı hükümet programlarında orta vadeli planlarda açıklandı.
• Vakıf üniversitelerinin yükseköğretimdeki payı arttırılacak (Vakıf üniversitelerine, her yıl 10 milyon YTL civarında devlet yardımı yapılıyor), özel üniversite kurulmasına yönelik düzenlemeler yapılacak (4 yeni vakıf üniversitesi daha açılıyor)
• Üniversitelere ayrılan kaynaklar: 99 yılında GSMH’nin % 1,03’ü ve 2002 yılında % 1,04’ü iken; 2003 yılında % 1’in altına düşmüş, % 0,96. 2005 yılında % 0,84’e düşmüş; 2006 bütçesinde % 0,88 ve 2007’de 2006 düzeyinin muhafaza edilmesi hedeflenmiÅŸ. (2007 Bütçesi MEB Bütçe Görüşmeleri, Mehmet Akif Hamzaçebi)
• Türkiye’de, yeni açılan 15 üniversiteyle birlikte, 25'i vakıf, toplam 93 üniversite bulunuyor. Yeni kurulan 15 üniversiteye ise 500 bin YTL kaynak ayrıldı. Ayrıca yeni açılan üniversitelerin birinde ne profesör ne doçent var; 7’sinde ise birer veya ikiÅŸer profesör var.

+++++++++++++++

KUTUCUK 2

Piyasaya ucuz işgücü projesi:
AKP iktidarında 195.012 kontenjanlık 529 yeni meslek lisesi ve 2688 yeni mesleki ve teknik eÄŸitim bölümü açıldı. AB ile birlikte yürütülen Mesleki EÄŸitimi GeliÅŸtirme Projesi, 21 milyon Euro’luk bir proje. Meslek liselerini piyasaya ara eleman/ucuz iÅŸgücü yetiÅŸtiren okullar olarak gören MEB ile Koç TopluluÄŸunun birlikte gerçekleÅŸtireceÄŸi ve 7 yıllık bir proje olan“Meslek Lisesi-Memleket Meselesi” projesi ile Koç Grubu 8000 öğrenciye burs verecek, kendi ÅŸirketlerinde staj yaptıracak, mezuniyet sonrasında da ihtiyaca göre mezunlarını istihdam edecek. Mustafa Koç’a göre iÅŸ arayan her üç kiÅŸiden biri mesleki yeterlilikten yoksun ve sanayi, ihtiyacı olan vasıflı iÅŸgücünü bulamıyor. Hüseyin çelik’e göre de bu projeyle piyasa koÅŸulları -en büyük sermaye olan genç nüfusa/öğrencilere- tanıtılacak, giriÅŸimci nesiller yetiÅŸtirilecek.
Dev sektör dershaneler:
1970’li yılların sonlarında 200 olan dershane sayısı günümüzde 4000’e yaklaÅŸmıştır ve 8-10 milyar dolarlık dev bir sektör haline gelmiÅŸtir. 2005 yılında ÖSS’ye hazırlık için harcanan para 3,2 milyar dolar, kiÅŸi başına düşen pay 1860 dolar. ÖSS, OKS, TUS ve KPSS’ye yaklaşık 3 milyon kiÅŸi giriyor ve dershanelere devam eden öğrenci sayısı ise yaklaşık 1 milyon.
AKP’nin kıyağı özel okullara:
Özel sektörün eÄŸitimdeki payını, en azından ÅŸimdilik %10’lara çekmeyi hedefleyen AKP, özel okullara gidenlere öğrenci başına 1000 YTL destek verilmesinden ve bunun için alınacak kredi faizinin yarısını ödemekten vazgeçse de, “özel okullardan hizmet satın alarak” kamu kaynaklarını özel kesime aktarmayı hedefliyor. Özel öğretim kurumlarının açılması kolaylaÅŸtırılıyor; özel okulların “ticari iÅŸletme” gibi deÄŸil, devlet okullarıyla aynı oranda elektrik, su, doÄŸalgaz parası ödemeleri kararlaÅŸtırılıyor(“İSKİ su fiyatlarında ev ve iÅŸyerleri için yüzde 2.5, devlet okulları için yüzde 3.5 zam yaparken, özel okullar için ise yüzde 46 indirime gitti.” Radikal, 25.11.2006); devlet okullarındaki öğretmenlerin özel okullarda da ders verebilmelerinin önü açılıyor. Hüseyin Çelik’e göre, özel okullara uygulanan KDV sıfırlanırsa, 256 bin öğrenci özel okullara kayacak ve devlet 429 milyon YTL tasarruf saÄŸlayacak.
Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun genel gerekçesinde devletin eÄŸitimde planlama, denetleme ve koordinasyon iÅŸlevini üstleneceÄŸi; eÄŸitimin ciddi bir finansman gerektirdiÄŸi, devletin “darboÄŸazlar” nedeniyle bunun altından kalkamadığı ve bu sebepten ötürü özel sektörün önemli bir finansman kaynağı olduÄŸu vurgulanmaktadır.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 02 Åžubat 2007 01:41 
Çevrimdışı
Führer
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 05 Nisan 2006 14:18
İleti: 370
Konum: Istanbul
okunurmu lan bu

_________________
Resim


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 02 Åžubat 2007 12:39 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 21 Mart 2005 18:14
İleti: 468
Konum: ist-esk
ı ıh :D

_________________
AÄŸlarsa anam aÄŸlar gerisi ninja kaplumbaÄŸalar..


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 02 Åžubat 2007 19:42 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 02 Şubat 2007 00:11
İleti: 1822
Konum: Eskisehir
5 dakkanızı almaz okumak.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 02 Åžubat 2007 21:34 
Çevrimdışı
Führer
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 05 Nisan 2006 14:18
İleti: 370
Konum: Istanbul
copy paste 1 sn. almamıştır ama dimi

_________________
Resim


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 02 Åžubat 2007 21:53 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 02 Şubat 2007 00:11
İleti: 1822
Konum: Eskisehir
Evet almadı.Bu kadar önemli mi benim copy-paste yapmam.Eğer okuyacaksanız elimle yazarım sorun değil.Burada ana fikir copy-paste değil.KONUDUR.

_________________
tüm mesajlarn %1,00'i http://www.umutkahya.deviantart.com


Oy vermek sistem değiştirseydi, yasa dışı ilan edilirdi.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 04 Åžubat 2007 11:42 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 21 Nisan 2004 19:07
İleti: 981
iyi hocalar özel üniversitelere geçiyor olsa da; bu okullarda genel öğrenci salaklığı yüzünden eğitim kalitesi aşırı düşük. ve buradan mezun olan birinin nelere kadir olduğunu herkes biliyor. iyi hocalar eğitimin düzeyini artırmıyor. tabi devlet üniversitelerinde de bi bok yok bi yandan. orda da elinden geldiğince uzmanlık alanına gömülmüş suya sabuna dokunmayan hocalar var. garip bir durum oluşmuş; özel üniversitelerde aktif, aklı çalışan hocalar, kafası çalışmayan, daha doğrusu kafasını çalıştırmaya zahmet etmeyen mal bebelere ders anlatmaya çalışıyorlar. devlet üniversitelerinde memur zihniyetine devam eden, yaratıcılığı olmayan, hareket etmeyi sevmeyen adamlar kalıyor. tabii oradaki öğrencilerin aptallığı da başka bir durum. "bu sınavda çıkacak mı?" diye sorup, ezberleyip geçiyorlar. ama zaten hocaların beklediği de bu.

her durumda kötü aslında. ideal olarak, eğitimin kurumsallıktan çıkması gerektiğini düşünüyorum ve ünüversteyi sikim diyorum. ama bulunduğumuz duruma göre; devlet üniversitelerinin koşullarının iyileştirilmesinin de bir artı sağlayacağını düşünmüyorum. lise öğretimi bu kadar sakatken üniversitelerin düzelmesi mümkün değil. çünkü liseden salak mezun edip yolluyosun. ünüversitede hoca kral olsa ne yapsın o çocuklara? yapılacak şey yok değil tabi. ben ders içeriklerinin denetlendiğini de görmedim. isteyen istediği gibi işliyor dersi. ama bu şekilde olunca; karşında 50 kişi, hepsi havalara bakıyor olunca; ne yapsan boş. yani ilk önce üniversitelerden öğrenci azaltılması lazım.

insanlar üniversiteye ilim irfan öğrenmeye gitmiyor. ekmek yemeye gidiyorlar. çünkü lise diploması anlamsız birşey. biryerden başlanacaksa önce liselerin adam edilmesi lazım. meslek liselerinin geliştirilmesinin detaylarını bilmiyorum. ama ne olursa olsun iyi sonuçları da olacağına inanıyorum. meslek liseleri gayet düzgün adamlar yetiştiriyorlar.. ucuz işgücü olmak zorunda değil. işini öğrenmiş olan meslek lisesi mezunları, üniversite mezunlarıyla aynı maaşlı, hatta donanımlarına göre daha iyi işler bulabiliyorlar. yani üniversiteler cehennemin dibine.. liseler düzelmeden oradan bir yol olacağı yok. ne yapılacağını ümüt bey bize söylerlerse hemen harekete geçelim. ama o herhalde devgenç, öğrenci sendikası fln diyecek.

bu arada ben aklımdaki yapılabilecek şeyi söyleyeyim; total red! nerede okuyorsanız, ansızın okulu bırakmak. ne yapmak istediğini bulmak ve kendini geliştirmek. çünkü şu anki okulları hemen hepsi koskoca bir vakit kaybı. buyrun hepinizin önünde internet var. öğrenmek istiyorsanız; okulda öğreneceğinizden çok daha fazlası önünüzde. bırakın liseyi, dışardan bitirme sınavına girin, açıköğretime kaydolun... sonra işinize gücünüze bakın... üniversiteleri de salak nüfuslarıyla çürümeye bırakın.

_________________
müzik: http://www.soundclick.com/zibidiler http://www.myspace.com/komikgunler (username:ispanyolcuceleri@yahoo.com pass:kekos üye olun lan)


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 04 Åžubat 2007 19:59 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 02 Şubat 2007 00:11
İleti: 1822
Konum: Eskisehir
NORMALkerem yazdı:
iyi hocalar özel üniversitelere geçiyor olsa da; bu okullarda genel öğrenci salaklığı yüzünden eğitim kalitesi aşırı düşük. ve buradan mezun olan birinin nelere kadir olduğunu herkes biliyor. iyi hocalar eğitimin düzeyini artırmıyor. tabi devlet üniversitelerinde de bi bok yok bi yandan. orda da elinden geldiğince uzmanlık alanına gömülmüş suya sabuna dokunmayan hocalar var. garip bir durum oluşmuş; özel üniversitelerde aktif, aklı çalışan hocalar, kafası çalışmayan, daha doğrusu kafasını çalıştırmaya zahmet etmeyen mal bebelere ders anlatmaya çalışıyorlar. devlet üniversitelerinde memur zihniyetine devam eden, yaratıcılığı olmayan, hareket etmeyi sevmeyen adamlar kalıyor. tabii oradaki öğrencilerin aptallığı da başka bir durum. "bu sınavda çıkacak mı?" diye sorup, ezberleyip geçiyorlar. ama zaten hocaların beklediği de bu.

her durumda kötü aslında. ideal olarak, eğitimin kurumsallıktan çıkması gerektiğini düşünüyorum ve ünüversteyi sikim diyorum. ama bulunduğumuz duruma göre; devlet üniversitelerinin koşullarının iyileştirilmesinin de bir artı sağlayacağını düşünmüyorum. lise öğretimi bu kadar sakatken üniversitelerin düzelmesi mümkün değil. çünkü liseden salak mezun edip yolluyosun. ünüversitede hoca kral olsa ne yapsın o çocuklara? yapılacak şey yok değil tabi. ben ders içeriklerinin denetlendiğini de görmedim. isteyen istediği gibi işliyor dersi. ama bu şekilde olunca; karşında 50 kişi, hepsi havalara bakıyor olunca; ne yapsan boş. yani ilk önce üniversitelerden öğrenci azaltılması lazım.

insanlar üniversiteye ilim irfan öğrenmeye gitmiyor. ekmek yemeye gidiyorlar. çünkü lise diploması anlamsız birşey. biryerden başlanacaksa önce liselerin adam edilmesi lazım. meslek liselerinin geliştirilmesinin detaylarını bilmiyorum. ama ne olursa olsun iyi sonuçları da olacağına inanıyorum. meslek liseleri gayet düzgün adamlar yetiştiriyorlar.. ucuz işgücü olmak zorunda değil. işini öğrenmiş olan meslek lisesi mezunları, üniversite mezunlarıyla aynı maaşlı, hatta donanımlarına göre daha iyi işler bulabiliyorlar. yani üniversiteler cehennemin dibine.. liseler düzelmeden oradan bir yol olacağı yok. ne yapılacağını ümüt bey bize söylerlerse hemen harekete geçelim. ama o herhalde devgenç, öğrenci sendikası fln diyecek.

bu arada ben aklımdaki yapılabilecek şeyi söyleyeyim; total red! nerede okuyorsanız, ansızın okulu bırakmak. ne yapmak istediğini bulmak ve kendini geliştirmek. çünkü şu anki okulları hemen hepsi koskoca bir vakit kaybı. buyrun hepinizin önünde internet var. öğrenmek istiyorsanız; okulda öğreneceğinizden çok daha fazlası önünüzde. bırakın liseyi, dışardan bitirme sınavına girin, açıköğretime kaydolun... sonra işinize gücünüze bakın... üniversiteleri de salak nüfuslarıyla çürümeye bırakın.



İlginç ama satırına satırına katılıyorum.Eklemek istediğim birşey var bu isterse devgenç yolsun isterse öğrenci sendikası farketmez önemli olan çok sayıda insanın bilgilenmesi...

Yazı için teşekkürler.Ben bunu istiyordum zaten.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 04 Åžubat 2007 23:56 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 21 Nisan 2004 19:07
İleti: 981
ilginç ama bana daha çok katılacaksın. diyeceğim o ki; çok sayıda insanın bilgilenmesiyle kitlelerin hareketiyle birşeylerin değişeceğine inanmam. sen "bunun yolu ancak böyle olabilir" dersin. bu yine marksizm konusunda olduğu gibi desteksiz bir atıştan öteye geçmez. kitle hareketinden önce bireysel hareket olmalı. o da sikmişim ünüversteyi, benim aklım bana yeter demekle olur.

birşeyler öğrenmek isteyen, her duyduğuna inanmayan ve aklına güvenen adamın, istediği donanıma ulaşması için kaynaklarıyla arasında hiçbirşey duramaz. böyle çalışan bir insan 4 senede, üniversitede harcadığı kadar zaman harcayarak çok daha fazla birikim yapar. genelde insanların önünde duran kendi tembellikleri ve hazıra alışmışlıkları. bu da sırf eğitim kurumlarıyla değil, çok daha köklü kurumlarla oluşan bişey.

_________________
müzik: http://www.soundclick.com/zibidiler http://www.myspace.com/komikgunler (username:ispanyolcuceleri@yahoo.com pass:kekos üye olun lan)


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 05 Åžubat 2007 18:58 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 02 Şubat 2007 00:11
İleti: 1822
Konum: Eskisehir
zaten örgütsel harekete geçmek için zaten mesela benim gibi bireysel olarak da birşeyleri harekete geçirmek lazımdır.Bu tür şeylerle ilgilenler bence bu aşamaya geçmiştir zaten diye düşünüyorum.Ayrıca dediğin gibi bana aklım yeter demek için de bir bilgi birikimi olmalıdır buda doğduğunda beri yaşatılış tarzında ve eğitimden geçer.

_________________
tüm mesajlarn %1,00'i http://www.umutkahya.deviantart.com


Oy vermek sistem değiştirseydi, yasa dışı ilan edilirdi.


Sayfa başı
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 10 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Yahoo [Bot] ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group  
Design By Poker Bandits  
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO