Türk Punk Forum

KaraÅŸimÅŸeK
Defence Group Wing Tsun Bonn
Sistem saati: 12 Ekim 2008 02:27

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 57 ileti ]  Sayfaya git 1, 2, 3  Sonraki
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Uygarlığa Karşı Olan İnsanlar Neden
İletiTarih: 26 Temmuz 2004 23:23 
Çevrimdışı
Uzaylı Punk
 YIM  Profile bak

Kayıt: 20 Nisan 2004 14:31
İleti: 111
Sadece merak ediyorum.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 27 Temmuz 2004 09:58 
aslında burada onları savunmaya yetkili değilim, onları temsil etmiyorum ama bildiğim kadarıyla bişiler yazayım dedim.
bi kere şu var. uygarlık karşıtı grup içerisindeki hemen hemen herkes endüstriyel teknolojik toplumun, metropol şehir yaşantısının tam da göbeğinde yaşıyorlar. hayatlarında sadece internet değil, birçoğu teknolojik alet var ve bunlarla içiçe yaşıyorlar. ve buların hepsini birden biranda reddetmek hiç de kolay birşey değil. bu ultrauygar insan yaşantısından kurtulmak için parça parça deneyimler yaşamaya çalışıyorlar, bu amaçla çeşitli doğa kampları falan organize ediliyor. orada edinilen tecrübeler, karşılaşılan zorluklar falan diğer elemanlara aktarılıyor.
şÃ¶yle birşey var. 20 yaşına kadar istanbulun göbeğinde yaşamış birini bir anda alıp ormanın ortasına koysan, bu şahıs uygarlık karşıtı biri bile olsa sıçar kalır. anlatabildim mi?
daha ayrıntılı tartışmak isterseniz yesilanarsi@yahoogroups.com mail adresine üye olabilirsiniz.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 27 Temmuz 2004 18:53 
Çevrimdışı
Uzaylı Punk
 Profile bak

Kayıt: 19 Nisan 2004 19:03
İleti: 111
ama arabalar bile reddedilebiliyorsa, bi interneti reddetmek o kadar da zor olmamalı...

_________________
herşey çok güzel olacak.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 27 Temmuz 2004 19:02 
Çevrimdışı
Uzaylı Punk
 YIM  Profile bak

Kayıt: 20 Nisan 2004 14:31
İleti: 111
Acaba bu uygarlık karşıtı insanlar memleketlerine ya da evlerine yürüyerek mi gidiyorlar ? Nese bunu geçtim zaten, konu internet!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 27 Temmuz 2004 19:05 
Çevrimdışı
Doc Marten Skinhead
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 06 Aralık 2003 16:19
İleti: 653
Konum: istanbuull..
Rotten_Imbecile yazdı:
Acaba bu uygarlık karşıtı insanlar memleketlerine ya da evlerine yürüyerek mi gidiyorlar ? Nese bunu geçtim zaten, konu internet!


yaw ne adamsınız yaa

neese internetten kopamamalarının en buyuk nedenı bence internetten kıtlelere daa kolay ulasabılmelerıdır

_________________
PaN-K-eK (okunduu gibi yasılırr..!!)

http://www.myspace.com/kist34


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 27 Temmuz 2004 19:19 
Çevrimdışı
Uzaylı Punk
 Profile bak

Kayıt: 19 Nisan 2004 19:03
İleti: 111
o zaman uygarlık iyi bişeydir :D

_________________
herşey çok güzel olacak.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 27 Temmuz 2004 20:13 
Çevrimdışı
Doc Marten Skinhead
Kullanıcı avatarı
 WWW  Profile bak

Kayıt: 06 Aralık 2003 16:19
İleti: 653
Konum: istanbuull..
uygarlık ııdır ama yanında kımyasal bomba we benzerı seelerde wardır

_________________
PaN-K-eK (okunduu gibi yasılırr..!!)

http://www.myspace.com/kist34


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 27 Temmuz 2004 21:29 
arkadaşlar neden olduğunu anlatmışlar zaten.. ultra uygar insan olduğumuzdan, kitleye ulaşma isteğinden, ayrıca tekno-endüstriyel sisteme saldıracaksan, Ted Kaczynski'nin de dediği gibi teknolojiyi kullanmak zorundasın.

* Strateji *
Devrimcilere düşen iki önemli görev var: Endüstriyel toplumdaki
toplumsal gerilimi ve istikrarsızlığı arttırmak ve teknoloji ile endüstriyel
sisteme karşı bir ideoloji yaymak. Sistem yeterince istikrarsız ve gerilimli
olduğunda, teknolojiye karşı bir devrim mümkün olabilir. Buradaki yöntem, Fransız ve Rus toplumlarında da devrimden önceki birkaç on yılda gittikçe artan zayıflama ve bunalım belirtileri olarak görülüyordu.

Fransız ve Rus devrimlerinin başarısız olduğu yolunda bir itiraz
yükselebilir. Ancak çoğu devrimini iki amacı vardır. Birinci amaç, toplumun
eski yapısını yıkmak; ikincisi ise, devrimciler tarafından öngörülen yeni bir
toplum kurmaktır. Fransız ve Rus devrimleri yeni bir toplum kurmayı (iyi ki!) başaramadılar, ancak eski toplumu yıkma konusunda oldukça başarılıydılar. Bizim tek amacımız varolan toplum yapısını yıkmak.

Ancak bir ideoloji, coşkun bir destek alabilmesi için, olumsuz bir
idealin yanı sıra, olumlu bir ideale de sahip olmalıdır: Bir şeye karşı olduğu
kadar, bir şeyden yana olmalıdır. Bizim önerdiğimiz olumlu ideal Doğa'dır.
Yeni, Vahşi Doğa: Yeryüzünün, insan yönetiminden, denetiminden ve
müdahalesinden bağımsız olarak canlılarıyla birlikte varlığını sürdürmesi
ideali. Vahşi doğaya insan doğasını da dahil ediyoruz, yani bireyin organize
toplumun düzenlemelerine tabi olmayan ama şahsın, özgür iradenin ya da tanrının (dini ya da felsefi görüşlerinize bağlı) bir yaratısı olan işlevlerini.

Doğa birçok nedenden ötürü tam anlamıyla mükemmel bir teknoloji
karşıtı idealdir. Doğa teknolojinin tam karşıtıdır. Doğa kendi başının
çaresine bakar: O, tüm insan toplumlarından çok daha önce ortaya çıkan
kendiliğinden bir yaratıydı. Ancak, Endüstri Devrimi'nden sonra insan
toplumunun doğa üzerindeki etkisi yıkıcı olmaya başladı. Doğa üzerindeki
baskıyı kaldırmak içinözel bir sosyal sistem yaratmak gerekmiyor. Yalnızca
endüstriyel toplumdan kurtulmak yeterli.

Devrim, uluslararası ve dünya çapında olmalıdır. Ülkeden ülkeye
yayılma temelinde yürütülemez. Örneğin, ne zaman ABD'de teknolojik ilerlemenin ya da ekonomik büyümenin biraz kısıtlanması öne sürülse, insanlar histeri krizlerine tutulup, teknolojide geri kalırsak Japonlar'ın bizi geçeceğini söylüyorlar. Kutsal robotlar! Japonlar bizden daha çok araba satarsa, dünya yörüngesinden fırlar! (Milliyetçilik teknolojinin en önemli
destekçilerindendir.) Çin, Vietnam ve Kuzey Kore gibi diktatörlükle yönetilen uluslar ilerlerse, sonunda diktatörlerin dünyaya hakim olacağı iddia edilebilir. Bu da endüstriyel sisteme mümkün olduğunca her yerde aynı zamanda saldırılmasının bir nedeni. Doğru, endüstriyel sistemin her yerde aynı zamanda yıkılacağının bir garantisi yok ve sistemi yıkma girişiminin diktatörlerin egemenliğine yol açması bile mümkün. Ama bu, göze alınması gereken bir risk.

Devrimciler, dünya ekonomisini birbirine bağlayan anlaşmaları
desteklemeyi düşÃ¼nmelidirler. NAFTA veya GATT gibi serbest ticaret anlaşmaları kısa vadede doğaya zarar verebilir, ancak ülkelerarası ekonomik bağımlılığı güçlendirdiğinden uzun vadede yararlı olabilir. Güçlü bir ulusun yıkılmasının tüm endüstriyel ulusların yıkılmasına yol açacağı denli birleşik bir dünya ekonomisi oluşursa, sistemi dünya çapında yıkmak daha kolay olur.

Devrimcilerin sisteme, belli oranda, modern teknolojiyi kullanmadan
saldırmaya çalışmasının bir yararı olmaz. En azından mesajlarını yaymak için iletişim medyasını kullanmalıdırlar. Ama modern teknolojiyi sadece bir tek amaç için kullanmalıdırlar: Teknolojik sisteme saldırmak.

Yanında bir fıçı şarapla oturan bir alkolik düşÃ¼nün. Onun kendi
kendine şunları söylediğini farzedin: "Aşırıya kaçılmadan içilirse şarabın
zararı yoktur. Hatta dediklerine göre az miktarda şarap faydalıdır bile! Eğer sadece ufak bir kadeh içersem bana bir zararı dokunmaz.." Daha sonra ne olacağını hepiniz biliyorsunuz. Teknolojik toplumun aynen bir fıçı şarabın yanıbaşındaki bu alkoliğe benzediğini asla unutmayın!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: hoolllaaaa
İletiTarih: 07 AÄŸustos 2004 12:20 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 21 Nisan 2004 19:07
İleti: 983
kardeş alıp buraya manifestoyu koyuyosunuz da... teknolojiyi nereye kadar atacaksınız? makineleri mi? öküze koşulan saban da bir alettir, biraz geliştirilirse makine sayılır. atın egeri önemlidir, ama üzengisi daha da öte, teknolojik bir gelişme sayılır. neleri atacaksın?
ben onun yerine şÃ¶yle birşey önersem: DENGE

_________________
müzik: http://www.soundclick.com/zibidiler http://www.myspace.com/komikgunler (username:ispanyolcuceleri@yahoo.com pass:kekos üye olun lan)


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: hem de
İletiTarih: 07 AÄŸustos 2004 12:26 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 21 Nisan 2004 19:07
İleti: 983
üstelik de böyle boktan bir metaforla bitiyor;
teknolojinin yanındaki insan fıçı yanındaki ayyaşa benzer... tööbe tööbe...
bir yönü benziyor olabilir, bu her yönü benziyor demek değildir... ayyaş, fıçı.. bunlar etkileyici edebiyat parçaları.. "evet aynen böyle olur, ayyaş fıçının içine düşer.. insan da teknoloji içinde boğulur.." yok böyle birşey..
al sana benden de bir benzetme: teknoloji kola şişesine benzer.. eeeuü açarsan içesin.. kapamazsan gazı kaçar..

nasıl müzik yapıcaz? davulları ağaçlara deri gerip egri bügrü akortsuz çalıcaz. gitarı da odundan oyduk diyelim... telleri bagırsaktan.. trompeti unutabiliriz.. kaval çalarız onun yerine.. emin olamıyorum.. ben cubase'i çok seviyorum

_________________
müzik: http://www.soundclick.com/zibidiler http://www.myspace.com/komikgunler (username:ispanyolcuceleri@yahoo.com pass:kekos üye olun lan)


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 07 AÄŸustos 2004 13:12 
Çevrimdışı
Uzaylı Punk
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 27 Mart 2004 14:31
İleti: 106
Konum: ankara
internetin ve bi sürü teknolojik aracın insanları pasifize ettigi tabikide dogruda gerekli tıbbi müdahale yapılmadıgı icin can cekiserek ölen insanların oldugu ilkel komünlerde yasamak yerine pasiflestirilmis bi dolu salakla bu sikko dünyada yasamayı kesinlikle tercih ederim.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: aliste
İletiTarih: 07 AÄŸustos 2004 13:45 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 21 Nisan 2004 19:07
İleti: 983
uzun yasamak? iyi yasamak?
ilkelci degilim. ilkellik içinde yaşamak istemem. ama dogayla denge içinde olmanın daha farklı bir yolu bulunabilecegini düşÃ¼nüyorum.
bu sikko dunyada 200 yıl yaşamaktansa, düzgün bir ortamda 50 yılı tercih ederim. modern tıp da çok da fazla uzatmıyo her zaman ömürleri bildiğiniz kadarıyla. en büyük ölüm oranlarımızı oluşturan; kalp krizi, inme ve kanser de zaten neredeyse tamamıyla bu modern yaşamımızın ürünü.

bro_hymn; sen bu sikko dünyayı hakediyorsun zaten

_________________
müzik: http://www.soundclick.com/zibidiler http://www.myspace.com/komikgunler (username:ispanyolcuceleri@yahoo.com pass:kekos üye olun lan)


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 07 AÄŸustos 2004 19:49 
Çevrimdışı
Uzaylı Punk
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 27 Mart 2004 14:31
İleti: 106
Konum: ankara
insan daha mutlu olmanın ne demek olduunu bilmedigi sürece ellindeki mutluluk ona yeter o yüzden biras allahcı olcak ama sükretmeyi bilmek lazım.yasasın salaklar ve onların salak dünyası benim keyfim gıcır.mükemmel insanların kusursuz dünyasında yasamak cok sıkıcı olurdu hayat dediin ne ki böle uzun uzun üzerinde düsünüp kendimi yoruyum bi ossuruk böcegi gibi yasa gitsin


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: hmmm
İletiTarih: 08 AÄŸustos 2004 13:20 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 21 Nisan 2004 19:07
İleti: 983
kesinlikle katılıyorum.. ossuruk böcegi yaşantısına devam. zaten pek düşÃ¼nmeden kelimeleri arka arkaya yazdığın açıkça görülüyor.

ama bak benden de başka bir allahçı tavsiye; allah akıl fikir vermiş, otur da bir düşÃ¼n. yoksa ossuruk böceğine döner mutlu filan olursun.

_________________
müzik: http://www.soundclick.com/zibidiler http://www.myspace.com/komikgunler (username:ispanyolcuceleri@yahoo.com pass:kekos üye olun lan)


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: fdg
İletiTarih: 08 AÄŸustos 2004 17:42 
Çevrimdışı
EN KRAL PANK BENİM
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 18 Nisan 2004 21:25
İleti: 1649
Konum: hemşerin sayılırım
teknolojiyi ve modern dünyanın saçmalıklarını vesaire asla ve asla reddedemeyiz sadece içersinde ona olan bağımlılıklarımızı en aza indirgiyerek yaşayabiliriz yani en azından şu anlık yapabileeceeimiz tek şey bu

_________________
susmak daha iyidir bazen


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: fdg
İletiTarih: 08 AÄŸustos 2004 17:42 
Çevrimdışı
EN KRAL PANK BENİM
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 18 Nisan 2004 21:25
İleti: 1649
Konum: hemşerin sayılırım
teknolojiyi ve modern dünyanın saçmalıklarını vesaire asla ve asla reddedemeyiz sadece içersinde ona olan bağımlılıklarımızı en aza indirgiyerek yaşayabiliriz yani en azından şu anlık yapabileeceeimiz tek şey bu -- ki ayrıca görüşÃ¼nüzü yaymak için daha geniş kitlelere ulaşmak için ne yapacaksınız ? kulaktan kulağamı oyniicaksınız

_________________
susmak daha iyidir bazen


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 08 AÄŸustos 2004 18:24 
Çevrimdışı
Führer
 ICQ  Profile bak

Kayıt: 09 Mayıs 2004 23:16
İleti: 367
Konum: 06
teknolojisiz yaşam şu noktadan sonra pek mümkün değil, iş işten geçti bence..ama bu fikri bi 50 yıl önce benimseyen insanlar olsaydı belki bazı şeyleri başlamadan durdururlardı..neyse ama bence teknolojiyi bi kenara atıp yaşamamız imkansız..çünkü artık insan-teknoloji bütünleşmesi gerçekleşmiş durumda..

yapılıcak en güzel şey ise kerem in de dediği gibi dengeyi tutturmak..durmadan gelişen teknolojinin insana ve doğaya zarar vermesini engellemeye çalışmak..


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 08 AÄŸustos 2004 20:52 
Çevrimdışı
HC-Shouter
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 23 Haziran 2004 07:32
İleti: 509
Konum: İstanbul-Fındıkzade
internet bi ihtiyaçtır biz ınu kullanarak haberleşmemizi sağlıyorum sadece intenet değil cep telefonu,televizyon,radyo gibi aletler bizim hayatımızı kolaylaştıran en önemli etkenler

_________________
When I Got The Music
I Got The Place To Go...


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 08 AÄŸustos 2004 21:20 
Çevrimdışı
Punkrocker²
 Profile bak

Kayıt: 02 Mayıs 2004 16:47
İleti: 50
Konum: ewden
we bizi dünyanın en boş,en tembel we en işe yaramaz warlıkla yokluk arasında gidip gelen bi şeelere dönüştüren...bunnarı diorum ama bende giriorum çönküm gerçekten şu zamandan sora teknoloji we onun bize sunduu şartlar olmaxızın yaşamak hayal ürünü gibi gelio...


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: brrrrrrppp
İletiTarih: 08 AÄŸustos 2004 21:24 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 21 Nisan 2004 19:07
İleti: 983
ARABALAR!!! azaltılabilir mesela...
son zamanlarda hiç otostop yaptınız mı? ben hep yaparım... şehirlerarası yollarda insanlar korkuyorlar diyelim hadi... ulan okuldan dönerken de kimse neden almaz?

tek başına gidiyor arabasında. radyoyu açmış birşeyler dinliyor, tahminen "i'm in love with my car" arabasını herşeyden çok seven insan reklamlarının ne kadar arttığını gördünüz mü? insanlar yalnızlığı istemezler, aramazlar çok fazla. ender durumlar olabilir, kafasını toplamaya çalışıyor fln olabilir. ama artık arabasını o kadar çok seviyor ki yanına birini almayı bile düşÃ¼nmüyor. "umarım yalnız ölürsün de cesedin 1 hafta sonra kokmuş bulunur!!!!" diyorum içimden.. ama o bana olacak öncelikle, onu da biliyorum.

_________________
müzik: http://www.soundclick.com/zibidiler http://www.myspace.com/komikgunler (username:ispanyolcuceleri@yahoo.com pass:kekos üye olun lan)


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 08 AÄŸustos 2004 21:52 
teknolojinin hayatımızı kolaylaştırdığını düşÃ¼nüyorsunuz ama bazı ihtiyaçları da oluşturan zaten bizzat teknolojidir. olaya bu açıdan hiç bakmıyorsunuz.
öyle birşey ki.... teknoloji önce sorun üretiyor, sonra bu sorunlara çözüm üretiyor. örneklerle bunu açıklamaya çalışayım.
mesela otomobil. şehir yaşantısında otomobil vazgeçilmez bir ihtiyaçtır ancak yaşamlarımızı bu halde şehir yaşantısına dönüştüren de bizzat teknolojidir. köy yerinde yaşayan birisi metropolde yaşayan kadar ihtiyaç duymaz otomobile. ormanın ortasında doğayla içiçe yaşayan biri hiç duymaz. yani otomobil hayatımızı değiştirdi, sonra vazgeçilmez hale geldi...
veya günümüzde yaşadığımız birçoğu hastalık bizzat teknolojinin ürünüdür. aynı teknoloji bu hastalıkların çözümünü bulur ve bize satar... biz de oh oh teknoloji ve tıp bilimi iyi ki var diye aldanırız....
uç nokta örnek vereyim. önce virüs üretir, sonra sana antivirüs programı satar.
önce psikolojik hastalıklar üretir, sonra sana bidünya kimyasal ilaç satar.
önce bilgisayar oyunu üretir.... sonra sana o oyunu çalıştırabilecek kapasitede bilgisayar satar ki eski bilgisayarın o oyunu çalıştıramıyordur.
teknoloji, bilim-kurgu her zaman insanoğluna heyecan vermiştir. bu yüzden de hep çekici gelmiştir. ancak teknoloji zamanla hayatlarımızı tamamen değiştirmiş ve yeni yaşamlarımızda kendini vazgeçilmez kılmıştır.
insanoğlu, o kadar salaktır ki.... önce dünya denilen yeryüzünün içine sıçar ve yüzyıllar sonra mars'ta bitki yetiştirmeye çalışır ve bunun için milyonlarca dolar para harcar. oysa içine sıçtığı yeryüzünde, betonun arasındaki çatlaktan bile bitki çıkmaktadır. dünyayı temizlemek yerine marsa taşınmayı tercih eder.
bir de şu var... hepiniz Öss'ye bidünya ders çalışmaya, iş hayatına bilmemneye karşısınız.... eee!!!! tüketmeyi seçiyorsanız üretmek zorundasız. 21. yüzyıl işgücü tamamen beyin gücüne dayalıdır. kol emeği gitgide değer kaybetmektedir ve bu yeni yüzyılda tutunabilmek için eşşşek gibi fizik ve matematik çalışmak zorundasınız. bilgisayar öğrenmek zorundasınız. en az iki yabancı dil öğrenmek zorundasınız. vs. vs. vs...... bunları da çok sevdiğiniz teknolojiye borçlu olduğunuzun farkındamısız?
teknoloji her geçen gün işsizliği artırmaktadır ve bu ortamda en iyi olmak için, hayata tutunabilmek için deli gibi çalışmak zorundasınız.
şu da var. vücut yorgunluğunu her zaman beyin yorgunluğuna tercih ederim. çünkü vücut yorgunluğu sadece dinlenmeyle veya uykuyla geçer. ama beyin yorgunluğu geçmez. tüm hayatınızı etkiler. stresss adı altında tüm yaşamınıza yayılır. uyku problemi yaşarsınız, alkole veya başka uyuşturucu maddelere ihtiyaç duyarsınız. psikolojik sorunlar yaratır. ama teknoloji, hemen yardımınıza koşar.... size hap satar... uyuşturucu satar. ilaç satar. vs. vs.vs....
köy yerinde doğayla içiçe yaşayan sıradan bir çiftçinin sinir ve stress yönünden bizden daha huzurlu olduğunu kim inkar edebilir?
şehirleşme ilerledikçe, metropolleşme arttıkça suçlar da artıyor..... insanoğlu her geçen gün daha da psikopatlaşıyor.... bunu görmüyormusuz?
teknolojiye tamamen karşı değilim ama faydalı olduğunu iddia edenlere de madalyonun diğer yüzünü göstermeye çalışıyorum.
daha doğaya verilen zarardan bahsetmedim bile....


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 08 AÄŸustos 2004 22:41 
teknolojiye muhtacız... tamam... ama bu yaşam içerisinde, bu yaşam tarzı içerisinde muhtacız. yaşamlarımızı bu hale getiren de bizzat teknoloji! teknoloji önce üretiliyor, sonra, zamanla kendini vazgeçilmez hale getiriyor. sonra tüm yaşamımızı değiştiriyor, etkiliyor, ele geçiriyor. size biraz paranoyakça geliyor belki ama bence bu böyle....
mesela ben, internete öyle bi alıştım ki... bir gün girmesem rahat edemiyorum. neredeyse bağımlılık haline geldi. kurtulmaya çalışıyorum ama bu şehir yaşantısı da beni buna itiyor. yani şu sıcakta evde oturuyorsan ne yapacaksın? kitap oku, gitar çal biyere kadar idare ediyor.... sonra???? cansıkıntısı ve internet...hayatımı bu kafes yaşantısına dönüştüren ne? bu endüstriyel metropol hayatı... bana alternatif bırakmıyor ve bu bağımlılığın üzerimde psikolojik etkileri olduğunu hissedebiliyorum.
bu şeklide teknolojiyle ve teknolojiye bağımlı halde yaşamaktansa teknolojisiz özgür yaşamayı tercih ederim. aksini tercih edenler de olacaktır. onlara da şunu sorarım. gerçekten iyi bir analiz yaptıktan sonra mı vardınız bu karara? yani teknolojinin yararlarını ve zararlarını tamamen görüp, her ikisini de değerlendirip mi vardınız bu karara?
bir de, bana seçme şansı bırakılmıyor.... o da ayrı bir konu... hiç girmeyim.


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: uygarlık
İletiTarih: 08 AÄŸustos 2004 23:33 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 21 Nisan 2004 19:07
İleti: 983
şimdi burada uygarlık konusuna da atlamak gerekir ki.. bence şÃ¶yle birşey yapmalıyız; konuşmak isteyenler şu şu kitapları okusunlar, sonra dönelim bu konuya.. ahahaha

her neyse şimdilik ben sadece otomobil dünyasından bahsetmek istiyorum tekrar.. ulan hepiniz tek tek binecekseniz neden 4 tane koltuğu var o arabanın? ulan ayrıyetten türkiyede nasıl bu kadar çok son model araba var, biz fakir ülke deilmiydik? çanakkaleden antalyaya kadar gittim bikaç hafta önce, anadolu insanının misafirperverligi denilen şey kıyı şeridinde yok kesinlikle... off dur ben başka şeyden bahsedecektim.... hmm evet denge nasıl kurulur? önce bir uykuya yatayım ben bunun üzerine en iyisi.

_________________
müzik: http://www.soundclick.com/zibidiler http://www.myspace.com/komikgunler (username:ispanyolcuceleri@yahoo.com pass:kekos üye olun lan)


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: 11 AÄŸustos 2004 15:13 
Çevrimdışı
Minor Threat
Kullanıcı avatarı
 WWW  ICQ  Profile bak

Kayıt: 11 Ağustos 2004 14:25
İleti: 7
Konum: izmir
Bence; bu hem kapitalizmi kendi silahıylşa vurmak içindir... Hemde daha önce 1 ark.ın önceden söylediği gibi "çat" diye geçmek zor uygarlığın dışına. kaldıki bu acaba uygarlıkla mücadele etmek midir, yoska uygarlıktan kaçmak mıdır onuda bilemem...
Araba muhabbetine gelince, arabadan kurtulmanın alternatifi var ama internet hem uygarlığa zarar verilebilir bir silah (gerek büyük şirketlere virüs gerek iletişim) hemde alternatifi olmayan bir şeydir...

_________________
http://zythum.blogspot.com
NO PASARAN! PASAREMOS!


Sayfa başı
 
 Ä°leti baÅŸlığı: ullaaa
İletiTarih: 11 AÄŸustos 2004 20:22 
Çevrimdışı
Hardliner
Kullanıcı avatarı
 Profile bak

Kayıt: 21 Nisan 2004 19:07
İleti: 983
büyük şirketlere nasıl vürüs bulaştırıyon la mal bebe? filimde mi izledin onu?

_________________
müzik: http://www.soundclick.com/zibidiler http://www.myspace.com/komikgunler (username:ispanyolcuceleri@yahoo.com pass:kekos üye olun lan)


Sayfa başı
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 57 ileti ]  Sayfaya git 1, 2, 3  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group  
Design By Poker Bandits  
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO